Kafkasya-Gürcistan ve Rusya olayları -1-

Abone Ol

İnsani Yardım faaliyetleri:

İyi hesaplanmadan, durduk yerde ve yalnış faraziyelerle girişilen bu kanlı macera maalesef Gürcistan için zararla kapanacaktır. Bu ara ilk etapta, evi, barkı yıkılan ve ormanları bile tahrip olan (gelen haberlere göre, Rus askerleri, Gürcistan da bazı bölgelerdeki ormanları yakmaktadırlar) halklara insani yardım gelmekte ve dağıtımları yapılmaktadır. Bu konuda komşu ülkeler hızla çalışmıştır. Gerek Türkiye ve gerekse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kızılayları süratle yardım konvoylarını Gürcistan a ulaştırmış ve yardıma başlamışlardır.

Yardım gönderen AB ülkelerinin yanı sıra ABD de deniz yolu ile ve gemilerle yardım göndermek istemektedir. Ne var ki bu ortaya yepyeni bir problem çıkartmaktadır. ABD veya herhangi bir Avrupa veya dünya devletinin Karadeniz e çıkması için Türk boğazlarından (Çanakkale ve İstanbul) geçmesi gerekmektedir. Bu geçiş tamamen Türk hükümetinin kontrolünde olup 1936 Montreaux (Montrö) antlaşması ile tüm uluslararası geçişler düzenlenmiş bulunmaktadır.  Bunun değişmesi, tahrif edilmesi gibi bir söz bile mevzuu-bahis değildir.

21 Ağustos 2008 Perşembe günü itibari ile bir İspanyol, bir Alman ve bir Polonya  gemisi kurallara uygun şekilde boğazlardan geçerek, Karadeniz e çıkmıştır. Bu aylar öncesinden planlanan ve Romanya ile Bulgaristan ın da katılacağı rutin NATO manevraları için o kıyılara doğru yol almaktadırlar. Tatbikatın yapılacağı bölge, Batı Karadeniz sahilleridir.  Rus donanması ve Gürcistan sahilleri bu yerin tam ters istikametinde, 900 kilometre uzağında Karadeniz in Doğu sahilleridir.

Türkiye tarafsız ve anlaşmaya uygun olarak bütün talepleri değerlendirmek durumundadır.  Kurallar gereği geçen gemilerin askeri gayeli olmayacağı, silah ve mühimmat sevki yapılamayacağı, çok büyük tonajda askeri gemilerin geçemeyeceği ve diğer hususlar net bir şekilde belirlenmiştir.

Bu arada ABD de gemilerle oraya "insani yardım" yollayacağını söylemiş ve büyük bir askeri hastane gemisinin yola çıkmasını istemiştir. Tonaj ve diğer sebeplerle bu istek Türkiye tarafından reddedilmiş ve konuşmalar sonunda, gemi tonajları azaltılarak yeni bir uzlaşmaya varılmıştır. Kurallara uygun olarak ABD bandıralı McFall destroyeri 22 Ağustos 2008 Cuma günü Karadeniz e giriş yapmıştır.  Bir hafta sonra da iki ayrı gemi, Dallas ve Mount Whitney in Karadeniz e giriş yapması kararlaştırılmıştır. Durumdan Rusya haberdar edilmiştir. Rusya şu anda Gürcistan ın Abazya sahillerinde bir donanma bekletmektedir. Bu donanmayı Ukrayna daki limanlardan Gürcistan a kaydırmış bulunmaktadır. 

ABD, bölgedeki gerginliği de göz önüne alarak, kendi niyetlerinin "hasmane" yani "düşmanca olmadığını" anlatmak gayesi ile kendi hareket düzeninden Rusya yı haberdar etmektedir. Bir bakıma, bu uygulama örneği ile zımnen, onu da benzer bir strateji uygulamaya davet etmektedir.

Bugün, yani Perşembe günü Rusya da boğazlardan gemi geçirmiştir. Baltık tan bazı gemilerini getirtmektedir.

Kısaca:   Montrö ye göre:

* Karadeniz e sahili olanlar sınırsız tonajda ama önceden Türk hükümetini tam olarak bilgilendirerek boğazdan geçiş yapabilirler.

* Savaş gemilerinin ön bildirimi Karadeniz e sahili olan devletler için 8 gün, diğer ülkeler için 15 gündür.  ( Madde 13)

Savaş gemilerinin tonajı 45.000 tondan fazla olamaz. (Madde 13 B)

*  Karadeniz e kıyısı olmayan ülkeler için tonaj üsttekinin 2/3 ünden fazla olamaz. (13 C)

*  Karşılıklı yapılmış ve yayınlanmış "karşılıklı yardım "anlaşması varsa ve Türkiye bunu biliyorsa, saldırıya uğrayan bir devlete yapılacak yardımlar için geçişler, diğer kuralların dışında kalır. ( Madde19)

Bunların hepsine uyulmuştur.  Savaş gemileri belli tonajda ve önceden haber verilen NATO egzersizi için geçmiş;  ABD, Gürcistan a göndereceği gemilerin tonajlarını azaltmış ve kaidelere riayet etmiştir. 

Türkiye nin stratejileri:

Türkiye ilk saatlerden itibaren tarafları, "ateşkese" davet etmiş ve çatışmaların durdurulması için çağrıda bulunmuş, ısrarla diyalog ve diplomatik yolların kullanılması gerekliliğini savunmuş ve vurgulamıştır.

Türkiye Başbakanı, derhal Gürcistan a giderek iyi komşuluk  ve dostluk gösterisinde bulunmuş, Türkiye nin, daima, sıkıntıda kalan komşu ve dostlarımızın yanında olduğunu ifade etmiştir. Türk insani yardım konvoyları ve Kızılay teşkilatı Gürcistan a yardım için derhal yola çıkarılmıştır.

Türkiye ayrıca bir  "Kafkas İttifak ve İşbirliği Önerisi" hazırlayarak, hem Rus ve hem de Gürcü yetkililerle bu konuyu konuşmuştur. 20 Ağustos ta Azerbaycan a giden Türk Başbakanı, bu projeyi orada da tanıtacaktır. Türkiye bir nevi "mekik diplomasisi" uygulamaktadır.

Bu projeden maksat, işler savaş noktasına ulaşmadan, tarafların başvurabilecekleri bazı barışcıl mekanizmaların oluşturulması,  anlaşmazlıkların masaya yatırılarak diyalog yolu ile çözülmesi, bölge devlet ve halklarının birçok projede işbirliği yaparak ekonomik ve ticari kazanç elde etmeleri ve işsizliği bir nebze azaltabilmeleri gibi konular içermektedir.

Gürcistan ve Türkiye arasında zaten petrol ve doğalgaz anlaşması mevcuttur. Bölgedeki ikinci büyük proje Demiryolu (Kars-Ardahan- Tiflis İpek yolu) projesidir. Bunların hepsi bölgedeki refah düzeyini arttıracak ve ülkeleri daha yaşanılabilir ülkeler haline getirmeyi hedefleyen projelerdir. Katılımın çok olması sadece başarıyı arttırabilir.

Ekonomik işbirliği sayesinde bölgede istikrar ve siyasi anlaşma umulmakta ve hedeflenmektedir. Proje olarak olumlu bir projedir ama teklif edilen tarafların bunun nasıl algılayacağı veya neler elde etmeyi umdukları zaman içinde ortaya çıkacaktır.

Türkiye, Rusya nın kendisine yaptığı atıfa da cevaben, "savaş olmayan zamanlarda, normal ticaret kuralları içinde tüm ülkelerin birbirlerinden silah dahil her şeyi alabilecekerini ve bu ani savaşı hiç bir kimsenin zaten beklemediğini" ifade ederek,  Türkiye nin aynen Rusya ile olduğu gibi Gürcistan ve diğer Kafkas ülkeleri ile de iş ve ticaret ilişkilerinin olduğu, yatırımlarının ve iş adamlarının bulunduğu belirtilerek, Türkiye nin Kafkas stratejilerinde bir denge unsuru olarak rol aldığı net bir şekilde belirtilmiştir.

Bu projenin işlemesinde birçok engel de mevcuttur. Ruslar tamamen ateşkes e uymadıkça ve askerlerini hakikaten Gürcistan içinden çekmedikçe de Gürcüler, Ruslarla çalışmak istememektedirler. Azerbaycan ın buna karşın bazı çekinceleri mevcuttur. Rusların birçok talepleri vardır ve projenin tam nasıl yürüyeceği de net değildir.  Bu verilen örnekler, ortadaki güçlüklerden sadece bir kaçıdır. Proje sadece bir fikir ve bir teklif olarak mevcuttur.