“Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde biz indirdik. Kadir Gecesi nedir bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve Ruh Rabbinin emriyle her bir iş için veya her bir kişi için inerler de inerler. O gece tan yeri ağarıncaya kadar selam ve esenliktir.” (Kadir: 1-5)
Yüce Rabbimiz hikmetinin gereği bazı zamanları bazısından üstün kılmış, bu vakitlere daha fazla mükâfat vaad etmiştir. Kadir Gecesi ise bizzat Kitab-ı Kerim’inde en fazla mükâfat vaad ettiği en kıymetli zaman dilimidir. Dürrü Mensur’da Hz. Enes (R.A.)’dan gelen rivayete göre Allah Resulü bu gece hakkında şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ, Kadir Gecesi’ni benim ümmetime lütfetmiştir. Önceki ümmetlere böyle bir gece verilmemiştir.”
Rivayet edildiğine göre Resûlullah (S.A.V.)’e ümmetinin ömrü gösterilmişti. Resûlullah (S.A.V.) bunu, önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa buldu. Ümmetinin, önceki insanların uzun ömürlerinde işledikleri amellere yetişemeyeceğini düşündü. Bunun üzerine Allah Teâlâ, ona ve ümmetine bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni lütfetti. (Muvatta, İ’tikaf, 15)
Diğer bir rivayete göre de Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz İsrailoğullarından bir zatın bin sene Allah yolunda cihat ettiğinden bahsedince sahabe-i kiram buna imrendiler. Bunun üzerine Yüce Allah (Ümmet-i Muhammed’e) bu geceyi lütfetti.
Ebû Hüreyre (R.A.)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kim, imanından dolayı ve ihlâsla Kadir Gecesi’ni ibadet ve tâatle geçirirse geçmiş günahları mağfiret edilir.” (Buhârî, Îmân, 25)
Kadir Gecesi’ne erişmek ve onun feyiz ve bereketinden yararlanmak için her geceyi kadir bilmek ve daima salih bir kul olarak yaşamak lazımdır. Ama özellikle de Ramazan ayında ve onun da son on gününde uyanık olmak ve Kadir Gecesi’ni aramak lazımdır. Ergenlik çağından itibaren her yıl Kadir Gecesi’ni ihya edenler en büyük bahtiyarlığa ulaşanlardır.
“Kadir Gecesi’ni ramazanın son on günü içinde arayınız!” (Buhârî, Leyletü’l–kadr 3; Müslim, Sıyâm 219) buyuran Allah Resulünün bu son on gündeki uygulamasını Hz. Âişe (Radıyallahu Anhâ) annemiz şöyle anlatıyor:
Hz. Âişe (Radıyallahu Anhâ)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ramazan ayında diğer aylardan daha fazla (kulluk yapmaya) çalışırdı. Ramazanın son on gününde de Ramazan ayının öteki günlerinden daha fazla ibadet ederdi. (Müslim, İ’tikâf 8)
Diğer bir rivayet ise şöyledir:
“Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi.” (Buhârî, Leyletül–kadr 5; Müslim, İ’tikaf 7)
Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi, bir yıllık ölçülerin belirlendiği ve görevli meleklere emirler halinde verildiği gecedir. Gelecek bir seneye kadar meydana gelecek olaylar bu gecede kayda geçirilir ve meleklere bildirilir. Kayda geçmeyen hiçbir şey meydana gelmez. Kadir Gecesi’nde hakkımızda iyi şeylerin belirlenip kayda geçmesi için çok dua etmeliyiz. Resulullah (S.A.V.) bu mübarek gecenin özellikle Ramazan-ı Şerif’in son on gününde aranmasını tavsiye buyurmuş ve kendisi de her yıl i’tikafa girerek bu geceyi i’tikafda iken karşılamayı arzulamıştır.
Bu mübarek gecede yapılan taat, ibadet ve mücahede ile erilecek olan hayır ve sevap onsuz bin ay amel ile kazanılacak olan hayır ve sevaptan daha fazla hayırlıdır. Bir sınır ve miktar ile tayin ve tahdit edilemeyecek kadar çok hayırlıdır. Burada bin aydan daha hayırlı olduğunun ifade dilmesi tahsis için değil, çoğaltmak içindir.
Bu mübarek gecede dua sünnettir. O, icabet vakitlerinden birisidir. Hz. Aişe (R.A.) annemiz bu geceye kavuşursa nasıl dua etmesi gerektiğini: “Ey Allah’ın Resulü, Kadir Gecesi’ne rastlarsam ne diyeyim?” diye sormuş, O da şöyle buyurmuştur: “Allahümme inneke afuvvun, tuhibbul afvefe’fuanni / Allah’ım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.”
Süfyan-ı Sevrî hazretleri demiştir ki, o gece dua etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur’ân-ı Kerim okuyup da dua ederse güzel olur. Resul-i Ekrem (S.A.V.) hazretleri Ramazan geceleri gayretle çalışır ve tertîl ile Kur’ân okurdu. Rahmet ayeti geçtikçe ister, azap ayeti geçtikçe Allah’a sığınırdı. (Hak Dini Kur’an Dili)
Yine hadis-i şeriflerde “Son on günündeki tek gecelerde arayın”, “Yirmi dördüncü gecesinde arayın” “Yirmi yedinci gecesinde arayın” şeklinde ifadeler yer almaktadır.
Bazı sahâbeler, rüyâlarında Kadir Gecesi’nin Ramazan’ın son yedi gecesinde olduğunu görmüşler ve bunu Hz. Peygamber’e bildirmişlerdi. Bunun üzerine Resulullah (S.A.V.):
“Kadir Gecesi ile ilgili rüyâlarınızın, Ramazan’ın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O hâlde Kadir Gecesi’ni arayan onu Ramazan’ın son yedi gecesinde arasın!” buyurdu. (Buhârî -Müslim)
Hz. Enes (R.A.)’dan rivayet edildiğine göre Ramazan ayı gelince Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyururdu: “Size içinde bin aydan daha hayırlı bir gece olan bir ay gelmiştir. Kim o gecenin hayrından mahrum kalırsa o bütün hayırlardan mahrum kalmış demektir. O gecenin hayrından ancak gerçekten nasipsiz biri mahrum kalır.” (İbni Mace)
Hz. Enes (R.A.)’ın rivayetine göre Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: “Kadir Gecesi’nde Cebrail (A.S.) meleklerden bir topluluk ile yeryüzüne iner. (Melekler) ayakta veya oturarak Allah’ı zikreden (ve ibadetle meşgul olan) kimselere rahmet duası yaparlar. Bayram günü gelince Allah Teâla kullarının (yapmış olduğu ibadetlerle) meleklere karşı övünür. (Çünkü onlar insanoğlunu ilk yaratıldığında kusurlu görmüşlerdi.) Onlara: “Ey meleklerim! Görevini tam yapan bir işçinin mükafatı nedir?” diye sorar. Onlar: “Ey Rabbimiz! Onun mükâfatı ücretinin tam olarak verilmesidir” derler. Sonra Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Ey meleklerim! Benim erkek ve kadın kullarım, kendilerine yüklediğim vazifeyi yerine getirdiler. Sonra yüksek sesle dua yaparak bayram namazı kılacakları yere çıktılar. İzzetime, celalime, keremime, yüceliğime ve üstünlüğüme yemin olsun ki onların dualarını mutlaka kabul edeceğim. Sonra, insanlara hitap ederek, “Haydi dönün, sizi bağışladım, günahlarınızı iyiliğe çevirdim.” Buyurur. Böylece onlar, günahları bağışlanmış olarak (bayram namazı kıldıkları yerden) evlerine dönerler.” (Beyhaki, M. Z. Kandehlevi, Fezailu Ramazan, 62)
Rabbim bu mübarek geceyi Ümmet-i Muhammed’in uyanış ve kıyamına vesile kılsın.