Kadınların Cihadı

Abone Ol

Cihat, en faziletli ve en değerli bir ibadettir. Cihatla ilgili yaklaşık 350 ayet-i kerime ve yüzlerce hadis-i şerif vardır. Cihadın bu faziletini gören sahabe hanımlar, Peygamber Efendimize (S.A.V.), bu faziletten mahrum kaldıklarını beyan edince, Kâinatın Efendisi (S.A.V.) onlara, “ev işi” yapmakla cihat sevabı alacaklarını müjdelemiştir. Hz. Enes’in (R.A.) rivayet ettiği şu hadis-i şerife bakalım. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) buyuruyor:

“Siz kadınların evinizde işlerinizi yaparken çektiğiniz sıkıntı, inşallah, Allah yolunda cihat edenlerin cihadına denk olur” (Câmiü’s-Sağîr, hadis no: 9126).

Allah-u Teâlâ, kadınları ayrı bir fıtratta yaratmıştır. Onlar evin “Dâhiliye Nazırı” gibidirler. Fıtratları icabı, çocuklarıyla haşir neşir olmaktan, ev işi yapmaktan hoşlanırlar. Rabbimiz de, mümine hanımlara, evlerinin hizmetini yapmalarından dolayı onlara kat kat mükâfat vermektedir. Onların evlerini süpürmeleri, temizlemeleri, yemek yapmaları, çamaşır ve bulaşık yıkamaları, çocuklarıyla ilgilenmeleri, kocalarını dinlendirmeleri, hep nafile ibadettir. Evin hanımı, bütün bu işleri Besmele çekerek ve “sadaka niyeti ile” yapmalıdır.

İslâmiyet, hanımlara büyük değer vermiştir. Cahiliye devrinde kız çocukları diri diri toprağa gömülürken, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) kendi kızlarını omzunda gezdirerek, onları mübarek dizlerine oturtup onlarla hoş sohbet ederek müşrik bir topluluğa fiilen ders vermiştir.

İslâmiyet, hanımlara nadide bir mücevher gözüyle bakar. Onların maddî ve manevî korunması için pek çok hükümler va’zetmiştir. Müslüman hanım hangi erkeklere gözükebilir? Evinden harice çıktığında hangi kıyafete bürünecektir? Bunları tespit etmiştir. Erkeklere gözlerini harama bakmaktan yasaklamıştır. Onun için erkeklerin, namahreme ikinci bakışı haramdır. Hakeza hanımlar da gözlerini muhafaza edecektir. Bakıştaki bu hassasiyet iffetin, hayânın muhafazası içindir. Bir toplumda iffet ve hayâ kayboldu mu, artık o toplumda bütün kötülükler alenen yaygınlaşır.

Müslüman erkek ve hanım, nikâh akdi olmaksızın, ancak ve ancak, evlilik düşüncesinde iseler, belli şartlar dâhilinde ve mahremlerinin yanında birbirinin eline ve yüzüne bakabilirler. Onun haricinde, Kur’an’da açıkça belirtilen (Nur Suresi 31. ayet ile) kişiler dışında evin hanımı namahreme arz-ı endam etmez. Bu titizliği, kuyumcu dükkânlarındaki altın ve mücevheratın titizlikle korunmasına benzetebiliriz. İslâm kadına değer ve bu değerli varlığın hukukunun korunmasına da ehemmiyet vermiştir. İslâm’da kadına verilen değer ve haklar başlı başına konudur. Şimdilik bu kadarlıkla iktifa edelim.

Kadınların işi çok zor, ancak o zorlukla doğru orantılı olarak mükâfatı da çok büyüktür. Lütfen şu hadis-i şerifi tekrar tekrar okuyalım. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) buyuruyor: “Kadın beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar, namusunu müdafaa eder, kocasının meşru isteklerine itaat ederse, cennete girer” (Muhtâru’l Ehâdis, hadis no: 108). İşte o kadar… Bundan büyük müjde mi olur. Evet, hanımların işi çok zor, ama işte bu hadis-i şerifte beyan buyrulduğu üzere mükâfatı da o kadar büyüktür.

Son yüz yılda bir zındıka komitesi, “taife-i nisa” ile uğraşmış, onların tıpkı GDO’lu ürünler gibi, yapısını, fıtratını bozmak için yüzlerce, binlerce cemiyet, dernek, vakıf, teşkilat, vs. kurmuştur. O zındıka komitesinin ilk planı, kadınları yuvalarından çıkarmak olmuştur. Kâinatın Sahibi olan Allah-u Azimüşşân, “Vegarnâ fî büyûtikunne”, yani, “Evlerinizde vakarınızla oturun, ilk câhiliye (devri kadınları)nın açılıp saçılarak, zînetlerini göstererek yürüyüşü gibi yürümeyin” (Ahzâb Sûresi 33. âyet) buyurmuştur. O zındıka komitesi İslâm’ın bütün hükümlerine savaş açtıkları  gibi Allah’ın bu emrine de savaş açmış ve kadınları yuvalarından çıkarmak, o gül yüzlü yavrularından ayırmak için binlerce tuzak kurmuştur. Ondan sonra tıpkı cahiliye devrinde cariyelere, yani köle kadınlara yapılan muamelenin benzerini bütün kadınlara yapmak istemiş ve kadınları elbiselerinden arındırmak için şeytancasına tuzaklar kurmuştur. Evet, herkesin itiraf edeceği gibi, kadınlar en başta o zındıka komitesi tarafından ezildi, horlandı, istismar edildi. Müslüman hanımlar, fıtratlarına uygun hareket ederek, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) cihat müjdesini sevinçle ve baş, göz üstüne diyerek kabullenmeli ve yuvalarına dönmeli, yuvalarındaki işlerinden mutlu olmalı. Böylece bütün dünya kadınlarına örnek teşkil etmelidir. Bu davranış, aynı zamanda insanlığın özlediği huzurun ciddi bir adımı olacaktır…