“Söylemi İslam, kökeni Milli Görüş’ten gelme olan bir iktidar döneminde kadın cinayetleri neden bu kadar arttı?” sorusunun cevabı bize göre açık ve net. Siz, Allah’ın emrettiklerini yasaklar, nehyettiklerini de serbest kılarsanız ne yazık ki sonuç bundan başka bir şey olmaz. Örnek mi, işte… İdam cezası Allah’ın emri, ama onlar Avrupa Birliği istedi diye kaldırdılar. Domuzun kılı dahi necis diye buyrulmuşken, domuzu kasaplık hayvan olarak ilan ettiler. Üretimi için teşvikler verdiler. Bu millete yıllarca domuz yedirdiler ve yediriyorlar. İnsanların fıtratını bozdular. “Zinaya yaklaşmayın” emrini bildikleri halde zinayı suç olmaktan çıkarıp, adeta serbest hale getirdiler. Ahlak bozuldu. “Faiz haramdır” emrine karşılık bunlar faizi kaldırma ve faizsiz ekonomi sistemi getirme yerine oranlarıyla uğraştılar. Milli eğitim müfredatına din kültürü dersi konuldu. Ama İslam öğretilmedi. Çocuklar maneviyattan uzak, maddeci ve materyalist yetiştirildi.
Bütün bunların yanı sıra RTÜK de kendine düşenleri yapmadı, ihmal etti. TV programlarının ekseriyetinde, özellikle de kadın programları, toplumun ahlaki değerlerinin temeline adeta dinamit koydu. TV dizilerinde alkol sofraları ve aşk, meşk sahneleri adeta gençleri zıvanadan çıkardı. Çıkardı diyoruz ama bitmiş değil bunlar, hâlâ devam ediyor. İşte kadın cinayetlerinin artmasına neden olan gerçekler…
Son günlerde toplum kadın cinayetlerine haklı olarak öfke kusuyor ama sebeplerin ortadan kaldırılması için kimse hiçbir çalışma yapmıyor maalesef.
Bugünlerde gündemi yoğun bir şekilde meşgul eden bir konu da dönemin Başbakanı Sayın Davutoğlu’nun yapmış olduğu açıklamalar… Bu açıklamalar ki toplumda kaygı, endişe ve şüphe uyandırdı. Sözünü ettiği dönem içerisinde gerek terör gerekse diğer meseleler hususunda gerekli açıklamaların yapılma zamanı gelmiştir. Artık gizemli konuşmalara, üstü örtülü cümleler kurmaya gerek yok. Mademki hodri meydan dediler, o halde bu milletin geleceğini düşünerek gereğinin yapılması uygun olur. Yok, öyle değil de mesele kayıkçı kaygısıysa, ülkenin gündemini boşuna meşgul etmesinler.
Evet, bu tür gündemlerle toplumlar meşgul edilirken, esas gündemi olan ekonomik sıkıntı ve çaresizliği öteleniyor. Bir gecede kırk dakikalık bir süre içinde doların 5,72 TL’den 6,40 TL’ye çıkması ve sonra 5,78 TL’ye düşürülmesinin hesabını kimden soracağız? “Kırk dakikalık bir zaman içerisinde kimler köşeyi döndü, kimler fakirleşti?” sorusunun cevabını kim verecek? Milleti bir gece uykuda yakalayan uyanık kim?
İktidar belediye başkanlarıyla uğraşırken ve Malazgirt Meydanı’nda zafer hamaseti yaparken, birileri gecenin bir yarısında malı götürüyor ve köşeyi dönüyor. Diğer taraftan da yoksulların sayısı sürekli artıyor. Gelir dağılımında adaletsizlik söz konusu…
Yazımızı şairin şu veciz ifadeleriyle tamamlıyoruz:
“Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul, Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul, Kurt yapmaz bu taksimi kuzulara şah olsa, Yaşasın kefenimin kefili kara borsa”…
Allah bu milleti uyandırsın ve akıl, fikir versin vesselam…