Kadı davacı olursa, ne olur
Ne olacak dava Kadı nın istediği şekilde sonuçlanır!
Hatırlarsanız bir süre önce Ankara Üniversitesi tarafından yapılan bir soruşturma sonucunda ucu YÖK Genel Sekreteri ne dayanan bir yolsuzluk iddiası gündeme gelmişti!
Ankara Üniversitesi nce yaptırılan soruşturmada Mediko Sosyal de büyük bir yolsuzluk yapıldığı ve düzmece reçeteler ile Üniversite nin zarara uğratıldığı ortaya çıkarılmıştı.
Tesadüfe bakın ki bu sahte reçetelerin çoğu YÖK Genel Sekreteri nin eşine ait eczanede işlem görmüştü!
Olayın ciddi biçimde ele alınıp sonuçlandırılmasını umarken bir de ne görelim.
YÖK olaya el koymuş ve soruşturma dosyasını Ankara Üniversitesi nin elinden alarak kendisi yapmaya başlamış.
Ve sonunda suçlamaları "Boş iddia" olarak değerlendirerek "Soygunda yok suçlu da yok" diye kararını açıklamış. Hem de bu açıklamanın altına "Kesin olarak" diye bir dip not eklemişler.
Yakıştı mı şimdi bu YÖK gibi saygın bir kuruluşa
Suçlanan Genel Sekreterin emrinde çalışan üç memurdan bir heyet kurup "Soygun da yok suçlu da yok" diye açıklaması yapması bize "Kadı davacı" olursa sözünü hatırlattı!
Düşünebiliyor musunuz, bir kişi yolsuzluk ile suçlanıyor ve aynı kişi yolsuzluğun olup olmadığını soruşturmakla görevlendiriliyor.
Yolsuzluk yapan kişi "Evet ben yolsuzluk yaptım" der mi
Demiyoruz ki YÖK Genel Sekreteri ve eşi yolsuzluk yapmıştır!
Adalet karar verinceye kadar böyle bir iddiamız olamaz!
Bizim karşı çıktığımız onlar hakkındaki bir suçlamanın soruşturmasının da yine onlara bırakılmış olmasınadır!
Ankara Üniversitesi tarafından yaptırılan soruşturma hatalı da olabilir kasıtlı da olabilir.
Dosya adalete intikal ettirilirken suçlanan kişilerin "Soygun da yok suçlu da yok" demelerine fırsat verilmemeliydi!
YÖK, Ankara Üniversitesi soruşturmasını yok sayınca insanda ister istemez "Bir şeyler ört-bas mı ediliyor" diye şüpheler oluşuyor!
YÖK tarafından hazırlanan fezleke de Mediko Sosyal de yılda 50 binin üzerinde reçete yazıldığına dikkat çekilerek 396 reçete ile yolsuzluk yapılmış olamayacağı savunulmuş!
Böyle savunma mı olur
Bırakın 396 reçeteyi bir reçete de bile yolsuzluk yapılmış olsa bu hoşgörü ile karşılanamaz!
Keşke YÖK bu işe hiç müdahil olmasaydı.
Bıraksaydı da Ankara Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor savcılığa yollansaydı.
Ankara Üniversitesi nin "Soygun ve suçlu var" diyen raporuna karşılık YÖK ün "Kesin olarak soygun da yok suçlu yok" diye savcılığa fezleke göndermesi mideleri elbette bulandıracaktır.