Kabirleri ziyaret edin ki; ahireti hatırlayasınız

İnsan, kabri gördüğünde ölümü hatırlar. Peygamberimiz, ahireti hatırlamak, dünya işlerine dalmamak için sık sık kabir ziyareti yapılmasını tavsiye etmiştir.

Abone Ol

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: “Kabirleri ziyaret ediniz.” Hepimiz öleceğiz, ne zaman öleceğimizi Allah bilir. Öleceğimiz muhakkak, bu ilahi bir hakikattir, bunun bilincinde hareketlerimizi ayarlayıp ebedi âleme hazırlanmalıyız. Kabirleri ziyaret edersen ahireti hatırlarsın. Gerçekten insan kabri gördüğünde ölümü hatırlar. Peygamberimiz, ahireti hatırlamak, dünya işlerine dalmamak için sık sık kabir ziyareti yapılmasını tavsiye etmiştir.

KABİR ZİYARETİNİN USULÜ

Annemiz, babamız, dedemiz gibi yakınlarımızın kabirlerini ziyaret edeceğiz. Ziyaret ederken kıble tarafına durmalı ve orada yatana selam vermeliyiz. Kabristana girdiğimizde önce tüm kabristana şöyle deriz: "Esselamü aleyküm dâre kavmin müminîn." Müminlerin yurdunda olanlara selam veririz. Sonra babamızı, annemizi veya hocamızı ziyaret edeceksek, onun kabrinin başında kıble tarafında ayakta durup şöyle deriz: "Esselamü aleyke ya ebi" (babacığım selam sana), "Esselamü aleyke ya ümmi" (anacığım selam sana). Kabirde yatan bu selamı duyar.

KABRİN HÂLİNİ GÖRMEK

Edirne'de Havlucu Ahmet amca adında bir zat vardı. Bana ziyarete gelmişti. Kendisine, merhum ilim adamı hadis ve fıkıh âlimi Ahmet Davutoğlu hocamın (1912-1983) kabrini ziyarete gitmek istediğimi söyledim. O da benimle gelmek istedi, böylece birlikte Eyüp'e gittik. Mezarlıkta dolaşırken bir kabrin yanından geçtik. Ahmet amca, "Buradan çabuk geçelim, çok bağırıyor, çok azap görüyor" dedi. Ben de dedim ki, “Hocam nasıl olur burada yatan kişi iyi bilinen, namazında abdestinde bir zat olarak bilinirdi.” Havlucu Ahmet Amca sebebini şöyle açıkladı: Kabirde yatan kişinin ona sığınan bir kâfiri koruduğunu, sonra da koruduğu o kâfirin Müslümanların başına bela olduğunu, dinin kökünü kazımak için çalıştığını anlattı. Kur'an okuması, namaz kılması onu kurtaramamış, koruduğu kâfirin günahları ona yüklenmiş ve cayır cayır yanıyormuş.

EVLİYALARIN TAVİZSİZ DURUŞU

Merhum ilim adamı fıkıh ve hadis âlimi Ahmet Davutoğlu hocam, asla taviz vermeyen bir insandı. Bulgaristan'da komünist dönemde ölüm tehdidine rağmen dininden taviz vermemiş, kaçarak Türkiye'ye gelmişti. Müftülerin seminerinde, "Bizim kanunlarımız gavurların kanunlarından alınmıştır" dediği için şikâyet edilmiş, mahkemede ısrar edince hapis yatmıştı. Kabir ziyaretinde Ahmet amca, "Hocan kabirden elini çıkardı ve 'Buradayım, gelin' diye bizi çağırdı" dedi. Ben hocanın o derece evliya olduğunu bilmiyordum, ama hiç taviz vermediğini iyi biliyordum. Mehmet Akif Ersoy’un mezarını da gördük, bir ara yalpalamış ama sonra düzelmiş, Ahmet Amca onun için de ‘evliya’ dedi. Yavuz Sultan Selim için de aynı şeyi söyledi. O da evliyadır. Sina Çölü’nü geçen tek adam olarak Mısır'ı fethetmiş, Peygamberimizin rüyada tarif ettiği yoldan giderek tek bir asker ölmeden orduyu hedefe ulaştırmış ve Mısır'ı fethetmiştir. İslam için canını hiçe saydığı için bu mertebeye ulaşmıştır.

KABİR ZİYARETİNDE VERDİĞİMİZ SELAM DUYULUR

Kabirde yatanlar konuşur, sen duymasan da o duyar. Müslüman öldüğünde kabre konulup telkin verilir: "Ey falan oğlu falan, Rabbim Allah de, Peygamberim Muhammed de." Bu, sorgu meleklerine karşı hazırlık içindir. Benim talebelerimden biri dünyaca meşhur bir beyin profesörü. 24 saat içinde ölen kişinin yanındakilerin sesini duyduğunu, söylediklerini işittiğini ilmen ispat etti. Bu, Amerikalı profesörler tarafından da ispatlanmıştır. Dolayısıyla kabir ziyaretinde verdiğimiz selam duyulur. Güzel adamlar kabirlerine kimlerin geldiğini biliyorlar. Fatih Sultan Mehmet’i ziyaret edin, babanızı atanızı ziyaret edin, evliyaullahı ziyaret edin, size dua ederler, sevinirler. Peygamberimiz, "Kabirleri ziyaret ediniz" buyuruyor. Böylece ahireti hatırlarsınız. Dünya cazibesine kapılıp unutsanız da ahiret bir gün öleceğinizi size hatırlatır. Kabir ziyareti dinimizin emirlerindendir, Peygamberimiz’in sünnetindendir.