Kabe her an ayrı bir görünümde, baktıkça heybeti artıyor. Yanına yaklaşınca bir anne şefkati gibi kucaklıyor, munis, alışmamak ve her an yeni görüyormuş gibi bakmak şartıyla.
Atom sistemi, güneş sistemine ilave olarak, Kabe Sistemi. Hacerül Esved noktasında büyük patlama başlıyor, galaksilerdeki gibi yavaş yavaş açılmaya, serpilmeye başlıyor. Sisteme girince pek farkedilmiyor, dıştan ve yüksekten çok güzel izleniyor. Şavtlardaki izdiham ve telaş yukardan bakıldığında sadece ritmik ve dönüş oluyor. İnsanın gözünü, aklını, kalbini ve bedenini alıp götüren bir dönüş...
Kabe küp kökünden geliyor. Müslümana cihetten sonsuzluğa yönelmeyi öğütlüyor, Tek yönlülüğün imkansızlığını çok yönlülüğün zorunluluğunu anlatıyor. Namaz anında Harem‘in alt ve üstündeki Huccac sekiz cihetten dört cihete yöneliyor. Farklılıklar tevhidin zengin dalgaları. Tüm İslâm dünyası; farklı renk, farklı dil, farklı coğrafyalar, farklı mekanlar Kabe‘de kucaklaşıyor.
Kabe etrafındaki; atom, güneş ve insan sistemindeki zikirden farklı olarak günde beş vakit vakfe yapılıyor. Zaman duruyor, birbirine karışıp Allah‘a doğru dönen insanlık birbirine doğru yönelip Miraç‘a hazırlanıyor.
Bayram ve bayram öncesinde Kabe‘nin etrafında beyaz renk hakim durumda. Beyaz ihramlar/ihramlılar haleliyor Kabe‘yi. Kardan beyaz bir hale. Bir mahşer gibi. Rıdaların omuzlara doğru sallanması ise dışardan bir kanatlanma gibi gözleniyor. Huccac tavaf ederken kanatlanıyor. Huccacın bir kısmı rıdası (ihramın üst kısmı) düşmesin diye tekrarla omuzuna atıyor. İhramın beyazlığı sabitleşerek üzerinde toplu iğne başı gibi başlar dönüyor. Kan deveranı atom çekirdeği gibi. Bayram‘dan sonra ihramdan çıkılıyor. Kabe‘nin etrafı çiçekler açmış, bahar olmuş renga renk.
Hacerül Esved ötelerden bu funyaya açılan, ruha işleyen, derin, dehşet bir göz.
Kabe‘de içice sistemler, duygular, düşünceler..
Harem, yedi minaresi, Osmanlı yapısı ve Suud yapısıyla mimari bir dehşet arzediyor.
Ezan okunmak üzereyken, cemaat tavafı bırakıp Kabe‘nin etrafında tahiyyata oturduğunda Kabe bir başka görünüm arzediyor; munis, şefkatli, sessiz ve sakin bir eda ile bağrına basıyor cemaatı. Cemaatle namazdan rükû hali daha ayrı bir hal. Secdede ise milyonluk cemaat Kabe‘nin eteğinde yok oluyor, toprağa karışıyor, Kabe ile birleşiyor, Allah‘a yolculuk başlıyor.




