Kabaran dalga

Abone Ol

Biri; sınır komşusu ülke işgâl ediliyor, işgâl nedeniyle yediyüzbine yakın insan ölüyor, milyonlarcası ülkelerini terketmek zorunda kalarak oraya buraya saçılıyorlar, kentler, kasabalar, köyler, yollar, köprüler yıkılıyor, halk hapishanelerde vahşetin binbir türlüsüne uğratılıyor. Dünyayla alay edercesine sözüm ona seçimler yapılıyor, hükûmetler kuruluyor ama ülke fiilen bölünüyor. Katliam, yıkım, yalan-dolan, sömürücü, kargaşa ve vuruşma... Dört yıldanberi en rezil şekilde devam edip gidiyor. Bir an geliyor, o biri, ABD nin Irak ı işgâl ettiğini söylüyor.

Diğer biri bütün olup bitenlerin içinde, kirli ilişkilerin en çok tarafı olarak yer almasına ve bundan dolayı ülkenin en üst mevkiine getirilmesine rağmen, "Amerika nın müdahalesi işgâle dönüştü" diyebiliyor.

Biri, ABD-İngiltere ve Batı nın müstesna bir yer verdiği Suudi Kralı, diğeri Irak ın cumhurbaşkanı. "İşgâle dönüşen" ülkenin en yetkili ve sorumlu kişisi.

Peki, bu iki kişi dört yılın sonunda ve bulundukları konumun tam aksi bir sözü niçin bugün söyleme gereği duyuyorlar Samimi olup olmadıklarının tesbitinin herhangi bir anlam ifade etmeyeceği, kuşkuya yer bırakmayacak kadar açıktır. Zaten öyle bir kavgaya yer olmadığı, bizzat sözlerinin içinde vardır.

Sözkonusu iki kişi, Ortadoğu daki uyduruk yöneticilerinin hallerine de tercüman olmuşlardır. Mısır daki Mübarek ten Kuveyt ya da Birleşik Arap Emirlikleri yöneticilerine kadar, tümünün ruhu, niyeti, varlığı ve gelecekleri tıpkısının aynısıdır. İslâm dünyasını, coğrafyasını, emperyal güçlerin yağmasına amade kılmaktır. Varoluşlarının nedenidir bu. Müslüman halkları da adeta demir parmaklıklar içinde tutmak, birbirleriyle temasa geçmelerini önlemek, zamanına göre birbirlerine karşı sudan nedenlerle kışkırtmaktır. İslâmı, açık ve kesin buyruklarıyla bunların varlıklarını ortadan kaldırmak için gönderilmişken, münkir ve mürai söylem, davranış ve tutumlarıyla kendilerine dayanak sağlayan iğvalara dönüştürmüşlmerdir.

Fakat, Ortadoğu da bu kirli yönetimlerin, yönetici mütegallibenin tarihi, sona doğru gitmektedir. Kurdukları siyasetler, bir yandan ayaklarında bukağıya, diğer yönden varlıklarında ölümcül hastalığa dönüşmüş bulunmaktadır. Batı nın şimdiye kadar yaptığı yığınak desteği üzerlerine çökecek duvarlar halini almıştır. İslâm i, görünüşte istismarları damarlarındaki zehiri zorlayan panzehir ameliyesi olarak içten ve derinden işlemeye başlamıştır. Irak ın işgâline karşı süren ve mecrasına doğru saflaşan direniş bunun somut göstergesidir. Onun içindir ki, iki kişi Irak ın Amerika tarafından işgâl edildiğini söyleyerek, kendilerince bir gerekçe oluşturmaya çalışıyorlar. Sormazlar mı adama: Dört yıl önce yapılan işgâli yeni mi görüyorsun İşgâl edilen ülke, başında bulunduğun ve temsil ettiğin ülke değil mi Ne yüzle ve ne hakla oturuyorsun o makamda

İslâm coğrafyasında kabaran devinim Müslüman halkların ruhlarının derinliklerinde harekete geçen güçtedir, tarihin hafızasının ayaklanmasındadır. Kıyıya yaklaştıkça şiddetinin derecesi artacak ve patlayacaktır. Yıkacaktır, yıkılacak olanları. Sed çekmek isteyenleri de, direnenleri de!