Kaba kuvvet bireyseldir...

Abone Ol

Her şey "birey"le başlar ve bireyle devam eder. Olumlu ya da olumsuz, toplumun istikametini değiştiren onca önemli addedilen kararlar "ortak aklı" yakalayan bir "birey"in düşüncesinin ürünüdür.

Devlet, hukuksal bir kurum olarak kendine bireylerin iradesi doğrultusunda yüklenen sorumlulukları yerine getirir, daha doğrusu getirtilir. Televizyonlarda şikâyetçi olduğumuz programların yapımcıları da nihayetinde bireydir. Dış güçler, uzaydan gelen güçler bu insanlara, "Senin görevin toplumun aile yapısını, ahlâkını dinamitlemektir" demiyor.

Aileye yönelik tahribatın temelinde yatan olumsuzlukların ortadan kaldırılması için öncelikle bireylere iyi bir insanî eğitimin verilmesi gerekir. Bu sebeple insana yatırılan yatırımın meyveleri her zaman kazançlıdır. Dolayısıyla olumsuzlukların önüne, toplumsal boyut kazanmadan birey bazında önlemlerin alınması gerekir.

Kişinin bireyleşebilmesi için, bireyin ve ailenin birtakım kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenmesi lâzımdır. Bunların başında hiç kuşkusuz bütün toplumu şemsiyesi altına alan devlet erki gelir. Devlet eğitim konusunda pozitif ayırımcılık mı yapacak, eğitime özel destek mi verecek, her ne yapacaksa mutlaka aile konusu öne çıkarılmalı ve desteklenmelidir.

Yaptırımların önemi

Özgürlük adına sorunlu ve sorumsuz kimselerin yaptığı toplum yapısını zedeleyen tahribatlara fırsat verilmemelidir. Elbette sorumlu ve şuurlu bireylerin bulunduğu bir toplumda tahribatın oranının yüksek olması düşünülemez. Çünkü her fırsatta olumsuzlukların önlenmesi için gösterilen çabaların kararlılığı karşı tarafın cüretlenmesine fırsat vermeyecektir. Ancak başta eğitim olmak üzere aileyi uzaktan ve yakından ilgilendiren konuların devlet tarafından gerekli kurumsal desteği alması lâzımdır.

Aile konusunu anlamaya ve irdelemeye çalışırken, olayları nasıl gördüğümüz ve nasıl yorumladığımız çok önemlidir. Bardağın dolu ya da boş tarafını görmek gibi İdeallerinizin bir an önce gerçekleşmesini istiyorsanız, bardağın dolu tarafını görme ihtimalinizin oranı daha yüksektir.

İnsan, istek ve beklentilerinin gerçekleşmediğini gördükçe, zihninde olumsuzlukların cirit attığını görecektir. Böyle bir durumda da aile içi şiddetten, dolayısıyla bunun uzantısı olan terörden bahsetmek akla daha yakın bulunacaktır. Şikâyetlerle bir yerlere varmanın mümkün olmadığı fark edildiğinde de iş işten geçmiş olacaktır.

Kaba kuvvet hep vardı

Ülkemizde saldırganlık, kaba kuvvete başvurma artmadı, vardı, hatta hep vardı. Fakat görünmüyor ve bilinmiyordu. "Beyaz cam" bunları görünür hale getirdi, hatta abarttı.

Aile içi şiddet hep vardı, yine var. Önemli olan bunların oranının yükseldiğinin söylenmesi değildir. Hatta yanlış bir yöntemle bunlar dillendirildikçe, sanki "örnek" oluyor. Bu tür eylemlere yatkın olanları tahrik bile ediyor. Çünkü bu konuda kimse yaptığının karşılığını görmüyor, yaptığı yanına kâr kalıyor. Cezası yok, yaptırımı yok. Cezası ve yaptırımı olmayan şeylerin reklamı yapıldıkça da bunları yapılma oranları artıyor.

İyilik ve kötülük hep vardı, yine var olacaktır. İnsanlık tarihindeki ilk cinayeti hatırlayınız. Aile içi şiddetin ilk örneği, Kabil in Habil i öldürmesi hadisesidir. Bu olay insanlık tarihinde işlenen ilk cinayettir. Ondan sonra bu tür cinayetler durdu mu Hayır! Peygamber çocukları oldukları halde bu tür cinayetler gerçekleşiyorsa bunun sebebini başka şeylerde aramak gerekir. Dün de bugün de bunların müsebbibi olan "nefis" olgusunu iyi okumak gerekir.

Kabil in gerçekleştirdiği bu olayda aile bağlarının zayıflığından söz etmek mümkün müdür Bunun altında yatan şeyleri görmek gerekir.

Hz. İbrahim in babasını hatırlayınız. Hz. Peygamber in aile çevresini hatırlayınız. İtaat edenler, isyan edenler Nefislerinin tutsağı olan insanlar hangi ortamda olursa olsun kendilerine "yaşama ortamı" bulabilmektedir.

Bütün bunlardan sonra biz eğitimden, öğretimden, anlatmaktan, öğretmekten, "örnek" olmaktan vaz mı geçeceğiz Elbette hayır. Var gücümüzle bir insan olarak üzerimize düşen insanî (=İslâmî) görevlerimizi yerine getireceğiz.

Kitapla ve kitaplı bir hayatı yaşamak için gayret edeceğiz, çok çalışacağız, hem de bıkmadan, usanmadan Herkes ters yola girse de biz doğru yolda, Hak olduğuna inandığımız yolda ilerleyeceğiz. Kaba kuvvete pirim vermeden...