Dünya

Japonya, ABD ile İran arasındaki mutabakatın imzalanmasını memnuniyetle karşıladı

İran ile ABD arasında imzalanan tarihi İslamabad Mutabakatı'na küresel arenadan ilk önemli desteklerden biri Japonya'dan geldi. Tokyo yönetimi, bölgedeki gerilimi düşürecek bu diplomatik adımı memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu.

Abone Ol

Dünya diplomasisinde gözler 14 Haziran gecesi İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın dijital ortamda imzaladığı 14 maddelik mutabakata çevrilmişken, Asya'nın ekonomik devi Japonya da sessizliğini bozdu. Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen zorlu müzakerelerin ardından gelen bu hamle, özellikle küresel enerji yollarının güvenliği açısından derin bir nefes aldırdı.

Hürmüz Boğazı'nda Güvenlik Önceliği

Japonya Dışişleri Bakanlığından yapılan resmi açıklamada, diplomatik çabaların sonuç vermesinden duyulan memnuniyet açıkça ifade edildi. Tokyo'nun asıl hassasiyeti ise petrol ticaretinin kalbi sayılan deniz yolları oldu. Açıklamada, mutabakatın istikrarlı şekilde uygulanmasıyla Hürmüz Boğazı'nda serbest ve güvenli seyrüseferin bir an önce yeniden sağlanmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Küresel piyasaların da gözü kulağı, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının kalkmasını içeren bu maddede.

Barışçıl Çözüm İçin UAEA Vurgusu

Japon hükümeti, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeren bu geçici mutabakatın kalıcı bir anlaşmaya dönüşmesini istiyor. Nükleer kriz konusunda nihai kararın iki ülke arasındaki müzakerelerle en kısa sürede masada çözülmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, "Japonya, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile koordinasyon da dahil olmak üzere, İran'ın nükleer meselesinin barışçıl çözümünü destekleyecektir." denildi.

Bölgenin Yeniden İnşasında Tokyo Rol Alacak

İmzaların ardından Japonya'nın bölge için uzun vadeli bir planı da netleşti. Nihai anlaşmanın resmiyet kazanmasıyla birlikte Tokyo, Orta Doğu'nun yeniden inşası sürecinde aktif bir rol üstlenmeyi planlıyor. Bakanlık, bölgede kalıcı huzurun tesisi için uluslararası toplumla yakın iş birliği içindeki diplomatik temasların süreceğini kaydetti.

Gözler şimdi, sahada silahların susmasını ve Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın kalkmasını öngören İslamabad Mutabakatı'nın ilk somut uygulamalarına çevrildi.