İmam-Hatipten sonra üniversiteye giden torunlarımdan biri soruyor: “Dede, sen Jakobenizmin ne olduğunu bilir misin
Ben de bilmezden gelerek “Sen Türkçesini söylersen ben de sana onun Kur’an’da nasıl geçtiğini söylerim.
- Ama bu terim, çağdaş bir terim.
- Kur’an-ı Kerim ise bütün çağları yaratan Allah’ın kelamı. Onun için senin bu sorduğun Jakobenizmin karşılığı Kur’an’da muhakkak vardır.
- Torunum, söyleyeyim, Jakobenizm, Fransa’da devrim yapan darbecilerin Cumhuriyete geçmek için her türlü baskıyı uygulamanın meşru olduğuna inanıp inandığı gibi çok korkunç işkenceler yaparak yeni rejimi yerleştirmenin adıdır” dedi.
- Kızım Profesör Dr. Tarık Zafer Tunaya isimli bir öğretim üyesi Fransa ziyaretinde gezdiği bir müzede “İnsan Derine Kaplı Anayasa”yı gördüğünü, kral ailesinden birini öldürdüklerini, derisini yüzüp Fransız aydınlarının yazdığı İnsan Hakları beyannamesine kap yaptıklarını yazar. Kendi aklıyla hareket eden her devrimci jakoben olmak zorundadır.
Jakobenlerin neler söylediklerini sana Kur’an’dan haber vereyim:
Firavun: "Ben size ancak gördüğümü/görüşümü gösteriyorum ve ben size doğru yoldan başkasını göstermiyorum" dedi. (Mümin süresi ayet 29)
Firavunun kendi görüşü olan kanunlara uymayacağı tahmin edilen İsrail oğullarının yeni doğan erkek çocuklarını bile öldüren Firavunu haber verirken Rabbimiz: “Hani biz, size azabın en şiddetlisini yapan, oğullarınızı öldürüp kızlarınızı sağ bırakan Firavunun hanedanından sizi kurtarmıştık. Bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.” diyor. (A’raf süresi ayet 141)
Jakobenlerin en ünlülerinden biri de Nemrut’tur.
İbrahim aleyhisselamı yok etmek için Nemrut ve ileri gelenleri “tanrılarınıza yardım etmek için eğer bir şey yapmak istiyorsanız onu yakın” dediler (Enbiya süresi ayet 68)
Nemrut, İbrahim aleyhisselamın babasını bile Jakoben yaptı da oğluna (Babası): "Ey İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun Eğer vazgeçmezsen elbette seni taşlarım. Uzun müddet benden ayrıl git" dedi. (Meryem süresi ayet 46)
Sevgili Peygamberimiz için, Mekke parlamentosu görüşme açtığında bir kısmı hapsedilmesini, bir kısmı öldürülmesini bir kısmı da sürgün edilmesini teklif etmişler ve sonunda öldürülmesine karar vermişler.
Rabbimiz bu oturumu haber verirken şöyle buyurur: “Hani, o kâfirler seni hapsetmek, öldürmek veya çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlar, Allah da tuzaklarını bozar. Allah, tuzak kuranlara karşılık verenlerin en hayırlısıdır.” (Enfal süresi ayet 30)
Firavunun yolundan gidenler hâlâ Türkiye’de, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da ve dünyanın birçok yerinde jakobenlikle başarılı olacaklarını zannediyorlar.
“Terörist” diye üzerine gittikleri Müslümanların on yılda öldürdüğü Müslüman sayısına bunlar bir ayda varıyorlar.
İslam’ın sonunu getireceklerine inanıyorlar ama Firavunun, Ebucehilin jakobenliğinin Müslümanların işini kolaylaştırdığını unutuyorlar desem doğru olmaz.
Onlar tarihi daha iyi bilirler ama yapacak ve sarılacak başka yolları olmadığından karanlık dünyalarının ürettiği ağuyu kendi ördükleri ağ içinde içmeye ve içirmeye devam ediyorlar.
Teklif mi istiyorlar buyurun “Dinde zorlama yoktur” (Bakara 256) ayetine göre hareket eden Sevgili Peygamberimiz, Mekke’yi kansız bir şekilde fethettiğinde kendisi hakkında sürgün, hapis ve öldürme tartışması yapanların hepsini affediverdi.