İzzet ve şerefimizi koruyalım

Abone Ol

Bülbülün küllüğe konduğu, şahinin leş yediği, kelebeğin karasinekle arkadaş olduğu görülmemiştir ama izzet içinde iken zilleti, yücelerde iken alçaklığı tercih eden insan olduğundan Rabbimiz, o tür insanlara:

"Onlar ki, Müminleri bırakıp kâfirleri dost ve yönetici edindiler. İzzeti o kâfirlerin yanında mı arıyorlar Şüphesiz izzetin tamamı Allah a aittir." (Nisa, 139) buyurur.

Aziz olan Allah a iman eden insandan daha izzetli, şerefli biri yeryüzünde bulunamaz. Çünkü izzetin tamamı Allah a aittir. İnkarcılar, Müslümanlar hakkında ne kadar yıpratıcı yalanlar uydursalar, iftiralar yapsalar kulağımıza gitmez.

Rabbimiz bizi uyarır:

"Onların sözü seni üzmesin. İzzetin tamamı Allah a aittir. O işitendir, bilendir." (Yunus, 65)

Haram servetten, haram şehvetten ve haram şöhretten uzaklaşanlar iki dünyalarında da izzet bulur. Dolu kovayı yükseltirler, boş kovayı kuyunun dibine atarlar. Gönül imanla, akıl ilimle dolu olursa yükseltiliriz. Yoksa Cehennemin dibine atılıveririz. Allah korusun.

Güzel imanımıza layık güzel işler yapalım. Kişiyi izzet sahibi yapan çok mal değil, iyi haldir.

"Kim izzet istiyorsa, (bilsin ki) izzetin hepsi Allah a aittir. Ona güzel kelimeler yükselir, onu da salih amel yükseltir. Kötülükleri planlayanlara gelince, onlar için şiddetli bir azap vardır. Onların planı mahvolur." (Fatır, 10)

Kötülerin üstünlükleri, güneş önüne geçen kara bulutun üstünlüğü gibidir. Bir üfürüklük üstünlük.

"(Münafıklar: "Medine ye döndüğümüzde aziz olan zelil olanı çıkaracaktır." diyorlar. Halbuki asıl izzet, Allah a, Rasûlü ne ve mü minlere aittir. Ancak münafıklar bilmiyorlar." (Münafıkun, 8)

Medine ye döndüklerinde Münafıkların bir üfürüklük saltanatları bir daha geri gelmemek üzere tarih sahnesinden çekilip gitmiştir.

Aziz olan Allah a gönül veren kişi izzet bulur. Allah ın yükselttiğini kimse alçaltamaz. Allah ın alçalttığını kimse yükseltemez.

Kalbde Hak büyüdükçe, dünya küçülür. Dünya küçülünce kişinin kimliği de büyür.

Sevgili Peygamberimiz: "Kim bir zengine zenginliği nedeniyle tevazu gösterirse dininin üçte ikisi gider" buyurmuş. (Kuşeyri, et-Tahbir s: 32. hadisi Beyhaki nin rivayet ettiğini Keşf-ül Hafa haber verir) Kişinin kimliğini kalbi, bedeni, ve dili oluşturur. Bedeni ve diliyle alçalırsa üçte ikisi gider. Kalbiyle de alçalırsa hepsi gider. Allah korusun.

Tabiî ki değerler, durumlara göre değişir. "Kuzguna yavrusu anka görünür" Baykuş, viranesini Süleyman ın sarayına değişmez, Akbaba, leşini taze ete değişmez.

Mü min insan ise gümüşten yapılmış Hilâli, altından yapılmış Haç a değişmez. Helalinden kazanılmış kuru ekmeğini, haramdan kazanılan pahalı yemeklere değişmez.

Alçaklıktan zevk alan adama izzetin, şerefin ne olduğu önce en güzel şekilde gösterilmeli.

Kula kul olmaktan zevk alan adama Allah a kul olmanın zevki tattırılmadan vazgeçirmek mümkin değil.

Cimrilik hastalığına tutulana cömertlik aşılamalı ve misafire hizmetin getireceği izzet gösterilmeli.

Kafir krala sofrasında yağlı ballı yemeklerden aldığını zannettiği lezzet yerine  Müslüman fakirle yarım ekmeği bölüşmenin verdiği huzur tattırılmalı.

Bu tür insanlara önce iyi ile kötüyü yanyana getirip kıyas yapması sağlanmalı.

Onun için bizler, imanımızın izzetini koruyarak, iffetli bir hayat yaşayarak, elimizden ve dilimizden zarar gelmediği gibi faydalar akıtarak örnek olmaya çalışalım.

Gerçi biz öğretemesek bile kafirler yanında izzet ve şeref arayanlara o kafirler vurdukları darbelerle, aşağılamalarla "Gavurdan dost olamayacağını öğretiyorlar.