İzlenimler

Abone Ol

Her bayram sonrası, dostlarımız, akrabalarımız, ahbaplarımız sual ederler: "Bayramı nasıl geçirdin Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat" Öncelikle şunu belirtelim, meteorolojik şartlardan dolayı bu bayramda Evliya Çelebi misali, sağa sola koşturamadık Bayram için memleketlerine koşturan bir çok insan gibi biz de soğuk hava dolayısıyla evimizde tıkılı bir hafta geçirmek zorunda kaldık Bayram yolculuğumuz epey zahmetli geçti Etkili-yetkili isimler, Trafik işlerinden sorumlu devlet erkanımız, bayram boyunca denetimlerin çok sıkı olacağını, her 30-40 kilometrede bir denetim noktalarının bulunacağını ifade ediyorlardı ama, biz 400 kilometrelik seyahatimiz boyunca bir adet trafik polisine rastlamadık, hatta ekip otosu bile görmedik Bayram boyunca dost ve akraba ziyaretlerinde ortaya atılan birinci sohbet konusu, Kuş Gribi oldu AKP hükümeti, Van ilinin Doğubeyazıt ilçesinde başlayan ve yurdun değişik bölgelerinde patlak veren Kuş Gribi krizini her ne kadar çok iyi yönettiğini, vatandaşlarımızın hiçbir endişeye kapılmamasını ifade etseler de, herkesin gözlerinde, "Bu işin sonu nereye varacak " endişesini okumak mümkündü.

Yurdun her bölgesine dalga dalga yayılan Kuş Gribi tehlikesine karşı vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi noktasında hükümetin çok daha etkili bir kampanya yapması gerekiyordu. Ama, gerek kuş gribi görünen yörelerdeki itlaf çalışmalarındaki ilkel görüntüler, çoluk çocuğun hiçbir önlem almadan hayvanları yakalama manzaraları, sahip olduğu hayvanları vermek istemeyen vatandaşların dinenişleri, hasta olan çocuğunu hastaneye göndermek istemeyen babanın inadı, facianın algılanış boyutundaki aksaklıkları ortaya koyuyordu.

Kendileriyle bu konuda sohbet ettiğimiz iktidara oy vermiş insanlar bile, AKP hükümetinin Kuş Gribi krizini doğru dürüst yönetemediğini ifade ettiler Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri her ne kadar Türkiye de herhangi bir risk olmadığını ifade edip, insanlarımızın endişelerini gidermeye çalışsalar da, Kuş Gribi tehlikesinin yüreklerimize saldığı korku tam anlamıyla giderilebilmiş değil Bayram günlerinde medyamızın gündem boşluğunu dolduran en önemli konu ise, Papa Suikasti tetikçisi Mehmet Ali Ağca nın hapisten tahliye edilmesiydi Bayram boyunca, gerek gazetelerimizde, gerekse televizyonlarımızda Mehmet Ali Ağca nın, neden salıverildiği, şimdi ne yapacağı, nasıl askere alınacağı, hapiste az mı çok mu yattığı, Rahşan Affı ndan nasıl yararlandığı konularını ezberleme imkanı bulduk Yüzlerce gazetecinin ve televizyoncunun, imza vermek için karakola gelmesi beklenen Ağca yı görüntülemek için kamp kurmaları, bu meseleden reyting sağlama derdinde olan çarpık medya anlayışının açık bir göstergesiydi.

Bayram boyunca televizyonlarımızın hali ise tam anlamıyla fecaatti Show TV, bayram boyunca konserlerle işi geçiştirmeye çalıştı Star, tam beş gün boyunca, "Vur patlasın, çal oynasın" formatındaki Süheyl ve Behzat Uygur un Ha Babam De Babam programını yayınladı. Kanal D, üçüncü sınıf Hollywood filmlerinin yayınına devam etti ATV, artık izlemekten bıktığımız, sulu, cıvık ve belden aşağı esprileriyle seyredenleri bayıltan Ya Şundadır Ya Bunda saçmalığını Bayram Özel kaşesiyle ekrana sürdü İnsanların yaşam tarzlarına müdahele etmeyi mübah gören, ahlakı dejenere etmek için ellerinden geleni yapan televizyonlarımızın eğlence formatıyla ekranlara getirdikleri her programın değişmez demirbaşı, her zamanki gibi baldır-bacak görüntüleri ve dansözdü Ömür takvimimizden bir bayram sayfası daha geçti Allah (c.c.) hepimizi nice Kurban bayramlarına kavuştursun