Yazılarımı takip edenler "Hocam sen de çok iyimsersin" derler. Bugüne kadar iyimserlikten hiç zarar görmedim, aksine hep faydasını gördüm amma gazetede yazı yazmaya başladığım günden beri benim iyimserliğimde bir değişme olmamasına karşın biraz kendi iç üzüntüm arttı.
İmamlık, murakıplık ve vaizlik görevim nedeniyle insanlarımızın içinde olduğumdan, her kesimden insanların dertleri ve sevinçlerini paylaşmaya çalıştığımdan insanımızı biraz tanıdığıma inanıyordum.
Her işimi çok ciddiye aldığım gibi Millî Gazete de yazı yazmaya başladığım günden beri özellikle yazılı basını mümkün mertebe takip ediyorum, arşivleme yapıyorum.
Şunu gördüm ki, toplumumuzu en çabuk bozan kurum, basın kurumudur.
İkinci sırada politika olabilir.
Dün övdüğüne, bugün sövebiliyorlar. Dün ekmeğini yediği dönemde göklere çıkardıklarını, patron değişince yerin dibine batırıyorlar. Tekrar eski patrona döndüğünde yine göklere çıkarıp öbür patronu yere batırmaya çalışıyorlar.
Köşeden köşeye taş atarak boğmaya çalıştığıyla kol kola verip öbür köşeyi taşlamaya başlıyorlar. Sonra üçü bir olup bir patronun kuyusunu kazmaya gidebiliyorlar.
Politikaya atılan mücahitlerimiz müteahhit oldular. Radikallerimiz, Amerika himayesinde Ortadoğu yu da ehlileştirmeye, Amerikan çıkarlarına hizmet ettirmeye başladılar.
Politikacı oldular amma ..
Baba oğluna "Oğlum sen adam olmazsın" dermiş. Oğul okumuş şehrin yöneticisi olmuş ve babasını eli kelepçeli olarak huzuruna getirtmiş. "Baba, bana adam olamazsın" demiştin. Bak ben şehrin yöneticisi oldum" demiş. Babası "Oğlum ben sana adam olamazsın dedim. Eğer sen adam olsaydın babana bunu yapmazdın" deyivermiş.
Şair ne güzel söylemiş:
"Ademi adem gerekir ede adam ademi.
Adem adam olmaz ise adam etmez ademi."
Adamın kötüsü olmaz" ama adamı kötü yapanlar olur.
Sevgili Peygamberimiz: "Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra anne babası onu ya Yahudi, ya Hıristiyan veya Mecusî yapar." buyurur. (Rum suresi 30/30, Buhari cenaiz 80-92, Tirmizi Kader 5, hadis 2139, Müslim Kader 25 hadis 2657 )
Eğitimimizi yeniden gözden geçirmek lazım.
Mahalle baskısından daha etkili olan para baskısı, makam baskısı, rütbe baskısı, şan şöhret baskısından kurtaracak eğitime ağırlık vermek lazım.
Allah ın yarattığı her insan değerlidir.
Onun için ben iyimserliğimden vazgeçmeyeceğim. Kimseden ümidimi kesmeyeceğim.
"Adamın kıymetini adam bilir"
Sıfırın değerini matematikçi bilir.
Matematikçi, sıfıra kızıp da "Sen bir şeye yaramazsın sen sıfırsın" demez. Onu rakamın sağ tarafına yazarsa rakamı on kat yapar.
"İnsan idi, insan idi, insan idi amma
Üç beş köpeğe olmasa sermaye bu insan" diyor Namık Kemal.
Şair, yaratılışımızda bencillik olduğunu vurgular. İnsanı azdıranın yine kendisi gibi bir insan olduğunu söyler:
"Ademin hılkatidir nefsani
Ademin adem olur şeytanı"
Bizler de her gün Felak ve Nas surelerini okumak suretiyle insan şeklindeki şeytanların ve cin şeytanlarının şerrinden Allah a sığındığımızı söylüyoruz.
Her dinden, her ırktan, her milletten insanların dürüstü vardır. Alınan eğitimle bunların oranı azaltılır veya çoğaltılır. Rabbimiz buyurur:
"Ehli kitap arasında öylesi vardır ki, ona bir kıntarı (bir yığın altını) emanet bıraksan, onu sana öder. Yine onlardan öylesi vardır ki, bir dinar (altın para birimi) emanet etsen, onu ayak diretmeden sana ödemez. Bu onların: "Ümmilere karşı bizim üzerimizde yol yoktur." demelerindendir. Bile bile Allah a karşı yalan söylerler." (Âl-i İmran 75)
Avrupa ya işçi olarak gideceğimde Avrupa hakkında bilgi almak için Kur an ı okurken bu ayet beni hem etkilemiş, hem de yönlendirmiştir.
Efendimiz bizi uyarır; "Sakın kişinin namazı ve orucu sizi aldatmasın. Dileyen namaz kılsın, dileyen oruç tutsun. Emaneti olmayanın dini olmaz" (Musannef, Abdurrezzak bab ül emanet 11/157 hadis 20192)
Atalarımız da: "Adamın iyisi alışverişte belli olur" demişler. Kişinin işine bakacağız.
"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" denmiş.
Bush, Şaron ve bizler, bir salonda barış üzerine, demokrasi üzerine, sevgi üzerine, sevda üzerine, dostluk üzerine kardeşlik üzerine konuşacak olsak onlar bizden güzel konuşurlar.
Biz, bunların lafını etmeden yıllarca Hıristiyan ı, Yahudi yi Yezidi yi, Süryani yi, Ermeni yi bağrımızda barındırırız, canını, canımız gibi, malını malımız gibi, namusunu namusumuz gibi korumayı, Kur an ın ve sünnetin emri biliriz.