Hepimizin aradığı ve görmek istediği iyilik değil midir.
Benim, senin, onun; bizim, sizin, onların her insanın aradığı ve görmek
istediği iyilik değil mi. Elbette iyiliktir. Kötülüğü kim arar ve görmek ister
Bir insan katil ruhlu değilse kötülüğü arar mı, ister mi; aramaz ve istemez.
Peki, o zaman hemen soralım; neden hep kötülükten bahsediliyor da iyilikten pek
bahsedilmiyor Gelin hep beraber iyilikten bahsedelim. Kötülük kötülerin olsun.
İyilik, nedir iyilik İyilik, karşılığı sadece ve sadece
Allah tan beklenerek meşru sınırlar içerisinde bir insanın herhangi bir
ihtiyacını gidermeye iyilik diyoruz. Neymiş, karşılığı sadece Allah tan
beklenecek. Neymiş, meşru sınırlar içerisinde olacak. Neymiş insanın herhangi
bir ihtiyacını gidermekmiş. Biraz daha açalım; iyilik, bir insanın bir insana
ihtiyacı olmadığı halde o insanın mutlu olacağı, huzur duyacağı, sevineceği
güzellikler yapmasıdır. Tabi bunun da karşılığı sadece ve sadece Allah tan
beklenmeli. Kısacası iyilik karşılıksız yapılan güzelliklerdir. Eğer yapılanın
herhangi bir şekilde karşılığı varsa ya da karşılığı bekleniyorsa o yapılan
iyilik değildir, iyilik olmaz. İyilik Allah rızası için yapılır. Hatta Allah
rızası için yapıldığı bile karşı tarafa hissettirilmez. Çünkü hissettirildiği
an gösteriş olma ihtimali vardır. Gösteriş de bir karşılıktır. İyilik
karşılıksız olan bir şeydir. Karşılığı tahakkuk ettiği anda iyilik, iyilik
olmaktan çıkar.
Karşılık bekleme üzerinde çok durduğum sanıyorum fark
edilmiştir. Günümüzde iyilik diye yapılan birçok güzelliğin karşılığı var ya da
karşılığı bekleniyor. Bir insan bir insana borç para veriyor iyilik yaptığını
söylüyor. Hayır, bu iyilik olmaz çünkü borç verilmiş yani karşılığı var. Adam
günü geldiğinde aldığı borcu ödeyecektir. Bir insan bir insana borç değil para
veriyor. Yardım amacıyla para veriyor. Yaptığı yardımı orada burada söylüyor.
Şimdi bu iyilik oldu mu Olmadı, olmaz. Çünkü yaptığı yardımı orada burada
söyleyerek o yapmış olduğu yardımdan dolayı kendine herhangi bir çıkar sağlıyor
yani karşılık bekliyor. Orada burada söyleyerek yaptığı yardımın itibarından
kendine karşılık sağlıyor; itibar elde ediyor. Yaptığı yardımdan itibar elde
eden kişi iyilik yapmış sayılmaz. Çünkü bir karşılık elde etmiştir. Bir insan
bir insana para ya da herhangi bir şey veriyor. Sonra o verdiğini verdiği
kişinin başına kakıyor. Ben sana şu kadar para vermiştim, şu kadar yardım
yapmıştım, ben sana şunu yapmıştım, bunu yapmıştım diyerek karşı tarafın başına
kakıyor. Yapılan ya da verilen bir şeyin başa kakılması o şeyin iyilik
olmadığını gösterir. Çünkü iyilik başa kakılmaz. İyilik başa kakılmayandır.
Başa kakıldığı anda yapılan şey iyilik olma özelliğini kaybeder.
İyilik meşru sınırlar içerisinde olacak dedik. Nedir
meşru sınırlar Bir insan bir insana karşılıksız içki veriyor, bu iyilik mi
şimdi. Karşılıksız verdi diye içki vermek iyilik olur mu, kesinlikle olmaz.
Karşılıksız zina yapmasını sağlıyor, iyilik mi bu Hayır. Bir insan bir insan
için bir başka insana sövüyor. Şimdi bu söven kişi, hatırına sövdüğü kişiye
iyilik mi yapmış oluyor. İyilik olur mu bu Kesinlikle olmaz. Söven kişi
söverek kul hakkına girdiği için yaptığı karşılıksız da olsa iyilik değildir.
Bir insan bir insana karşılıksız yardım yapıyor ama yardım yaptığı kişiyi
-özellikle kadınları- taciz ediyor. Böyle iyilik olur mu Kesinlikle olmaz.
Hayatta insanın çeşitli ihtiyaçları vardır. Bu, para olabileceği
gibi hak ettiği hakkını elde etme meselesi de olabilir. Bunları karşılıksız bir
şekilde sağlamaktır iyilik. İyiliğin en güzeli de ne biliyor musunuz; bir
insanın haberi olmadan onun hoşuna gideceği, huzur duyacağı, sevineceği bir
şeyi onun için (veya onun adına) karşılıksız yapmaktır.
İyilik insanı sevindirmektir. Sevinci çoğaltalım.