İyilik ve güzellikleri konuşalım

Abone Ol

Hemen her alanda kirliliklerin, yozlukların, çirkinliklerin,

hoş olmayan şeylerin yoğunlaştığı bu zamanda iyilikleri ve güzellikleri

konuşmaya, düşünmeye ve yaşamaya o kadar çok gereksinim var ki. İnsanlar

birbirlerine kuşkuyla veya düşmanca bakıyor oldular. Eğer İslâm ı bir Müslüman

olarak temsil ediyorsak bir Müslüman ın sahip olması gereken halleri kuşanmak

zorundayız. İslâm ın en temel özelliklerinden bazıları güzel ahlâklı, güven

veren, samimi ve emin olmaktır.

Dört bir yandan kuşatma altındayız. Ne yana dönsek

olumsuzluklar içimize ağıyor.

Olumsuzlukları konuşmak onlarla yoğunlaşmak ruhlarımızı

da baskı altına alır ve kendisi gibi yapar. Onlardan ne kadar uzak durur ve

kendi güzelliklerimizi düşünür ve yaşarsak, asıl işimize bakarsak huzur içinde

oluruz. Hayırları konuşmak ve yaşamak işimizi kolaylaştırır. Güzel ahlâk, güzel

konuşma, tatlı dilli olma, sevgiyle bakma, insana karşı daha hoşgörülü olma,

yaratılmış olan nesneleri Allah ın bir vergisi olarak görme hayat anlayışımızı

zengin kılar. İnsanın en çok muhtaç olduğu bu güzel hâl ve davranışlardır.

Mümin olma bilinci bizleri daha anlamlı hâle getirir.

Sert konuşmalar her zaman için batıcıdır. İnsanın beynine

vurur gibi konuşmak bir demir balyoz etkisi yapar. İnsanı sarsar. Hoş konuşmak,

yumuşak konuşmak öğüt verirken de sohbet eder gibi yapmak daha etkilidir. Bir

Müslüman ın amacı insanı kırmak, kendinden uzaklaştırmak olmamalı. Onu kendine

yakınlaştıracak her davranış bir kazanç olur.

Olumsuzluklar dünyasındaki boğuşmalar, o yoğunluk içinde

durmaya çabalamak insanı daha çok batırır, kirliliklere bulandırır ve zaman

içinde de kanıksatır. Kanıksama bir nemelazımcılık, bir vurdumduymazlık, bir

umursamazlıktır.

Eğer Müslümanlar güven duygularını yitirirlerse bu

İslâm a asla zarar vermez. Ama Müslümanların işlerini zorlaştırır. Bir Müslüman

olarak yaşama alanını daraltır. Töhmet altında bırakır. Güven duygusunu

oluşturması için zaman gerekir. İnsan zamanda yol alırken, kötülükler ve onları

temsil edenler de karanlıkları ve kirlilikleriyle yolculuklarına devam

ediyorlar. Onlar oldukları yerde durmuyor ve kalmıyorlar. Şeytanın görevi

insanla birlikte yol almak ve onu yoldan çıkarmak kendi çizgisine çekmek.

Akıl, insan için en önemli unsurlardan biri. Fakat akla

her zaman güven olmaz. İnsan ne akılsız olabilir ne de akla tam teslim ile

olabilir. Akıl kimi zaman insan için zararlı olanları yapmada kabullenir. Akla

tapanlar ya da aklı temel alanlar insan için zararlı olan durumlardan

kendilerini alıkoyamıyorlar. Akıllı insanlar alkol alıyor, esrar içiyor,

kötülükler yapıyor, yapabiliyor. Akıllı insan için kazanmak tek ölçü olunca

helâl haram, kul hakkı, hırsızlık ve soygun meşru olur. Bunları yaparken akla

uygunluk içinde olur. Dünyanın en zenginleri en akıllıları mıdırlar Onlar

akıllarını kullanarak zenginleşince insanın kanını emen faiz gibi şeylerden sakınır

mı yoksa daha çok mu o alanı kullanır

Müslümanlar için bir nimet olan Kitap ve Sünnet ölçüsü,

gönülleriyle birlikte akıllarını daha işlevli hâle getirir. Akla yol gösteren

bu temel özler insanı daha sağlıklı olan bir yola koyar. Daha sakınımlı, daha dikkatli,

daha ölçülü olmasını sağlar.

İnsan her yerde aynı varlıktır. Afrika ormanları

ortasındaki bir insan ile Avrupa nın merkezlerindeki insanlar aynıdır. Birileri

aklın ve şeytanın iğvasına kapılarak yaşıyorlar. İnsanı sömürmek, kendileri

dışındakileri insan gibi görmemek ve alt katmandakileri köle gibi kullanmak

durumundadırlar. Afrika ormanlarındakiler daha zararsızdırlar.

Müslüman inanmışlar ise hayır üzere olduklarında,

güzellikleri yaşadıklarında önce kendilerine sonra da insanlığa büyük bir hizmette

bulunuyorlar. Özellikle yaşadığımız şu zamanda hemen her davranışımıza özen

göstermek zorundayız. Bu sadece bizim için değil insanlık için de önemli.

Güzellik ve iyilikleri dalgalar hâlinde yaymakla yükümlüyüz. Bizim asıl işimiz

bu olmalı.