Çocuk yetenekleri ile doğar fakat yeteneklerin
gelişmesinde ve şekillenmesinde doğup büyüdüğü ailenin ve çevrenin etkisi
büyüktür. O yüzden İslam aile kurumuna büyük önem vermiş ve çocuğun aile içinde
desteklenmesi için tavsiyelerde bulunmuştur.
İnsanın fıtratında, şefkat, adalet, sevgi, cömertlik,
yiğitlik, diğerkamlık gibi değerlerin çekirdeği vardır, bu çekirdeğin
gelişmesi ise ailenin çabası ile olur.
Canlılar yaradılışlarına uygun hareket eder, bunun dışına
çıkamazlar. Nasıl korunacaklarını nasıl besleneceklerini ve diğer canlılarla
ilişkilerini nasıl sürdüreceklerini içgüdüsel olarak bilirler. Bu Allah ın
onlara bahşettiği bir lütuftur. Bir hayvanın yavrusu dünyaya geldikten birkaç
dakika sonra yürür, hareket eder ve hayatta kalmak için gerekli çabayı
gösterir. Hayvanın mücadelesi pek uzun sürmez, kısa sürede doğaya adapta olur.
Yeni doğan bir bebeğin hayata tutunması ise oldukça uzun bir zaman alır.
İnsan gelişimi uzunca bir vakit alıyor. Bir bebek ilk
tepkilerini refleksleri ile veriyor sonra etrafı gözlemliyor ve duygularını mimikleri
ile ifade ediyor. Çocuk ailede temel bilgileri ediniyor ve okula başlıyor,
sosyalize oluyor toplumda kendine bir yer ediniyor. Çocuk büyüyor ve yeryüzünde
bir varlık iddiasında bulunuyor. Bu oldukça önemli bir iddia. Ben varım ve ben
insanım iddiası.
Bir kişinin insan olduğunu iddia etmesi büyük bir
sorumluluğu üstlendiğini gösterir. Artık insan olmak neyi gerektiriyorsa öyle
davranmalı ve öyle yaşamalıdır. Fakat ne acıdır ki, bütün canlı türleri
fıtratlarına uygun tarzda hareket ederken, akıl ve irade sahibi olan insan
yeryüzünde büyük katliamlara, karanlık eylemlere, kaos ve kötülüklere
meylediyor. Fıtratına uygun davranmadığında yeryüzünün en tehlikeli varlığı
haline geliyor. Çocukları öldürüyor, insanları aç bırakıyor, şehirleri yakıp
yıkıyor, çalıyor, talan ediyor ve fıtratına tamamen aykırı davranıyor.
Fıtrat hakkı doğruyu kabul etme yeteneğidir ve her
insanda mevcuttur. Fakat insan kendisine verilen seçme hürriyetini kullanarak
kötülüğe meyledip fıtratına muhalif davranabiliyor. İnsanın bu zaafını bilen
Rabbimiz ona tavsiyelerde bulunuyor ve ne olursa olsun tercihini İslam dan yana
koyması gerektiğini belirtiyor. Bu tavsiyelere uymayan kimseler ise yeryüzünde
fesat çıkarmaya devam ediyorlar.