İyi ve güzel şeyler; kâinat, dünya ve âhiret?

Abone Ol

İyi ve güzel şeyler yazmaya; dünya ve âhiret ile birlikte Kâinat üzerinde düşünmeye ve yazmaya devam ediyoruz

Kâinat büyümektedir. Büyüme sonsuz olsaydı şimdiye kadar çapı sonsuz olurdu. Oysa çapı 13,4 milyar ışık yılıdır. O halde Kâinatımız bundan 13,4 milyar yıl önce yaratılmıştır.

Kâinat bozulmaktadır. Entropi büyümektedir. Yıldızlar sönmektedir. Bugüne kadar bütün yıldızlar sönmediğine göre, o halde bunların yaratıldığı bir tarih vardır.

Kâinat sonradan yaratılmıştır. Yeryüzünde yaptığımız araştırmalarda bundan 3 milyar yıl önce dünyada hayat olmadığı tesbit edilmiştir. Hayat ondan sonra doğmuş ve gelişmiştir. İnsan yaratılalı 100 bin yıl geçmemiştir. Kâinatın yaratıldığına bu da delâlet etmektedir.

Kâinatın yaratıldığını nereden anlıyoruz İlmen Allah ın sözü olduğu sabit olan Kur an ve diğer din kitapları hep Kâinatın yaratıldığını hikâye etmektedir. İnsan mantığı da kendiliğinden oluşu kabul etmemektedir.

Kâinatı böyle kavradıktan sonra, yeniden küçük dünyamıza ve dünya hayatımıza dönelim.

*

Allah bazı yönlerden insanları eksik yaratmış, ancak kendi çabaları ile şeriata ve dünyadaki şartlara uyarak onlara yaşama imkanı sağlamıştır. Mesela, Allah insanı tüysüz yaratmıştır. İnsanlar elbise ile bu eksiklerini kapatmaktadırlar. Ne var ki insanların elbiseleri kirlenmekte, derileri terlemektedir. Bu sebeplerden dolayı insanlar elbiselerini ve derilerini yıkamakla yükümlüdürler. Allah insanlara elbiselerinizi ve bedeninizi yıkayın, bu arada çevrenizi de temiz tutun demiş. Bunları yaparsanız dünyadaki eksikliklerinizi giderir, sağlığınızı da korursunuz.

Allah insanı neden tüysüz yaratmıştır Elbette her şeyin insanın yararına olan sebep ve hikmeti vardır. İnsan bu sayede her iklim ve şarta göre elbise giyerek her yerde yaşamaya muktedir olur. Bu sayede, yaptığı çeşit çeşit elbiseler sayesinde denizin diplerine dalabilir, uzaya çıkabilir

Böyle olmasaydı, dünya hayatı böyle düzenlenmeseydi, bir hayvan türü gibi insan da sadece belli bir yerde kalmak zorunda olurdu. İşte görülüyor ki elbise ve temizliğin dünyadaki sevapları da bunlardır. "Dünya sevabı Allah ın indindedir." (Nisâ, 134) Allah ayrıca insana demiştir ki; giyinir çıplak gezmezseniz, elbiselerinizi temiz tutarsanız, bu dünyada sizlere karşılığını veriyorum, ama asıl bundan sonra âhirette de karşılığını vereceğim. "Âhiretin sevabı da Allah ın indindedir." (Nisâ, 134)

*

Allah hiçbir emir vermemiştir ki dünyada yararı olmasın, maslahatı olmasın

Allah hiçbir nehiy yapmamıştır ki onun dünyada mefsedeti olmasın

Yani; iyilikler, iyi ve güzel şeyler dünyada sevap ile karşılanmaktadır. Ama Allah ın emridir diye bunu yapanlara ayrıca âhirette de on misli mükâfat verilmektedir.

Allah ın nehy ettiklerinden kaçınmayanlar ise misli ile cezalanmaktadır. İçki içeni o içki bu dünyada zehirler ve o kişi siroz olup erkence öbür tarafa gider. Bu ceza onun bu dünyadaki cezasıdır. Ayrıca âhirette de niçin haram ettiğim içkiyi içtin diye cehenneme gönderilip ceza çektirilir.

İşte; görülüyor ki yaptıklarına karşılık insana çift sevap ve çift karşılık verilmektedir. Bu karşılıklardan birini bu dünyada görmektedir, diğerini de âhirette.

Meselenin bir başka boyutuna daha işaret etmek istiyorum.

Mü minlerin bu dünyada çektikleri sıkıntılar âhirette çekecekleri cezalara keffarettir. Sabrederlerse cezalarından mahsup edilecektir. Mü minler hastalıklara ve yoksulluklara sabrederlerse âhirette cehennemden kurtulacaklar, cennetteki makamları da yükselecektir.

O halde mü min sıkıntıya girdiği zaman, kendisine bela geldiği zaman, hamd eder. Mü min böylece âhiretteki azaptan kurtuluyor, cennetteki yerini de bu sayede yükseltiyor

Böylece bu hafta iyi ve güzel şeyler yazmış, iyi ve güzel şeyleri hatırlatmış olduk.