İYİ Parti Tamam mı, Devam mı?

Abone Ol

Meral Hanım geçenlerde küstü. Oyuna devam etmeyeceğini söyledi. Paylaştığı twitte kararının kesin olduğunu belirtti. 12 Ağustos’ta yapılan büyük kongrede ise, Genel Başkan olarak milletin karşısına çıktı.

İYİ Parti, kurulduğu/kurulacağı andan itibaren kendisini önemli tartışmanın odağında buldu. Sayın Akşener’in Fethullah Gülen tarafından desteklendiği ifade edildi. Bu konuyu gündeme taşıyanlar haksız sayılmazlar. Çünkü bizzat, Sayın Akşener’in açıklamaları bu kanaati oluşturmuştu.

Hatta “küsme” hadisesinin de Gülen taktiği olduğunu yazanlar oldu. Her ne ise, şimdi, karşımızda bir İYİ PARTİ var ve hayatiyetini devam ettirmek istiyor. Geçtiğimiz Pazar günü yapılan kongrede, zımmen, devam kararı çıktığına göre, konuya girilmeyebilir.

Ancak, her şeye rağmen, meseleyle alakalı görüşlerimizi serdetmenin faydalı olacağı düşüncesindeyiz. Önce, aklımıza takılan birkaç soruyu soralım:

1- Böyle bir partiye ihtiyaç var mı?

2- İYİ PARTİ, MHP’nin bir alternatifi olarak mı yola çıktı, yoksa AK Parti sonrası için mi kurgulandı?

3- İYİ PARTİ, Sayın Akşener’le mi kaim?

Bu ve benzer soruları çoğaltmak mümkün. Kafalarda oluşan/oluşturulan imaj; İYİ Parti’nin merkez sağ’ı toparlayacağı ve iktidar olacağı şeklindeydi. En azından oluşan/oluşturulan algının böyle olduğu söylenebilir. Ancak, beklenti gerçekleşmedi; şimdi, yapılan kongreye bakarak şu söylenebilir:

İYİ PARTİ Meral Hanım varsa vardır ve aldığı oyla da; bırakın iktidar olmayı MHP’nin dahi gerisinde kalmıştır.

Buradan hareketle, şöyle bir sonuca varmak mümkün:

Gelecekte, siyasi yaşamda böyle bir parti olmayacaktır. Çünkü çıta çok yükseklere kondu ve ilk girdiği seçimde çıta devrildi. Akıllarda oluşanın şöyle olması muhtemeldir: “Yahu, iktidara namzet bir partidir diye oy verdik, oylarımız boşa gitti”.

Hâlbuki aslı bir işe yaramayan partinin fotokopisi ne işe yarar diye, bir soruyu kendilerine sorarlarsa, bu Partiyi kuranlar da bu sonuca varabilirler. Yeniden büyük kongreyi mi toplarlar, bilemeyiz; ama bir yolunu bularak Meral Hanım bu partiyi terk etmelidir. 

Niçin, biz, Meral Hanım’a bu tavsiyelerde bulunuyoruz? 

Bir kere daha açıklayalım; Sayın Meral Akşener, 28 Şubat sürecinde dik duruş sergilemişti. Bu tavrıyla milletimizin gönlünde kurduğu tahtın yıkılmasına gönlümüz razı olmuyor. 28 Şubat’ın azgın generallerine karşı durmak, öyle, her babayiğidin harcı değildir.

Özellikle Meral Hanım’ın, o dönemin kudretli generali Çevik Bir’in tehditkâr bir cümle sarf etmesine karşılık, paşaya tarihten bir gönderme yapmasını unutmak mümkün değildir. 

İYİ PARTİ, 12 Ağustos’ta yaptığı kongre ile bir nevi devam demiş oldu; ama yeni bir kararla; “buraya kadarmış”, “tamam” diyebilir, demelidir.