Gündem

İyi bir gözlemci olmalıyız

İyi bir gözlemci olmalıyız

Abone Ol

Çocuğun çevresiyle ve ailesiyle ilişkilerindeki sorunlar zamanla çocuğun yaşadığı sıkıntıların anlaşılmasını sağlar. Uzun süre lavabodan ayrılamayan ya da yakınlarından birini kaybedeceği endişesiyle içine kapanan çocuk istemediği düşünceleri uzaklaştırabilmek için büyük bir gayret sarf etmekte ve bu durum çevrenin ilgisini çekmektedir.

Anne babalar iyi bir gözlemci olmak zorundadırlar. Çünkü çocuklar yaşadıkları sorunları sözel olarak ifade edemediklerinden doğrudan davranışlarına yansıtırlar. Mesela, aile içinde yaşanan bir sorunu ifade edemeyen çocuk gece altını ıslatabilir ya da tırnak yeme alışkanlığına saplanabilir. Çocuklar, özellikle, kaygı veren saplantıları çevrelerindeki kimselerden gizlemek isterler. Böyle durumlarda, çocuk sosyal geri çekilme ile arkadaş ilişkilerinde sorun yaşayabilir.

Yaşadığı sıkıntıları anlama

Çocuğun çevresiyle ve ailesiyle ilişkilerindeki sorunlar zamanla çocuğun yaşadığı sıkıntıların anlaşılmasını sağlar. Uzun süre lavabodan ayrılamayan ya da yakınlarından birini kaybedeceği endişesiyle içine kapanan çocuk istemediği düşünceleri uzaklaştırabilmek için büyük bir gayret sarf etmekte ve bu durum çevrenin ilgisini çekmektedir.

Çoğu zaman anne baba çocukların bu davranışlarına bir anlam veremezler. Bazı anne babalar ise  çocuğun kasıtlı olarak bu şekilde davrandığını düşünebilirler. Ancak iyi bir gözlemci olan anne babalar yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu bilirler ve çocuğa yardımcı olmaya çalışırlar.

Hayatını etkiler

Saplantılar çocuğun hayatını etkiler. Mesela, temizlik takıntısı olan bir çocuk sürekli banyoda kaldığı için  okula geç kalacak ve derslerinde sorun yaşayacaktır. Anne babasının başına  kötü bir şeyler gelebileceğini düşünen çocuk mutsuz ve umutsuz olduğundan arkadaşlarıyla ilişkilerinde uyumsuz olacaktır. Bu gibi durumlarda bazı anne babalar çocuklarını doktora götürürken bazıları çocuğu sorumsuz beceriksiz ve yeteneksiz olmakla suçlayabiliyorlar. Aile tarafından dışlanan çocuk iyice umutsuzluğa kapılıyor ve yaşanan soruna, depresyon, anneden ayrılma endişesi bunaltı gibi sorunlar da eklenebiliyor. Saplantı bozukluğunun nedenleri üzerinde yapılan araştırmalar, beyinin bazı biokimyasal maddelerin metabolizmasındaki anormallikleri ortaya koymaktadır. Bu konuda yapılan ilaç tedavileri ise bu maddeler üzerinde düzenleyici etkiler oluşturmaktadır. Ancak, buna ilaveten psikoterapi yöntemiyle de kişinin düşünce yapısını değiştirmesine ve olayları doğru yorumlamasına yardımcı olmak mümkündür.

Anne babanın, aile ilişkilerinde sürekli kaygı ve endişeli bir ruh hali içinde olmaları, aşırı temizlik takıntısı yaşamaları, mükemmelliyetçi olmaları ve çocuklarıyla ilişkilerinde başarı odaklı hareket etmeleri ise sorunun tetiklenmesine zemin hazırlıyor. Burada çocuklar annenin ilgisini kaybetmemek için aşırı baskı altında yaşamakta ve sürekli mücadele etmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarıyla ilişkilerinde daha anlayışlı, sevecen ve paylaşımcı olmaları gerekir. Bununla beraber, çocuğu tekrarlayan davranışları konusunda suçlamamalıdırlar.