İyi Bayramlar!

Abone Ol

Oruçlar tutuldu, mukabeleler okundu, teravihler kılındı. Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtuluş Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz. Bayram için telâşeler başladı evlerde, çarşılarda. Bayram temizlikleri, bayram tatlıları, sofraları hazırlıkları. Herkes gücü oranında bayramı karşılamaya çalışıyor. Kimimiz gelenekleri yaşatmaya çalışıyor kimimiz fırsat bu fırsat diyerek dokuz günü tatile çeviriyoruz.

            Bayram namazıyla başlayan bayram, çoğu ailede aile kahvaltısı/yemeği, büyüklerin elleri öpülmesi, küçüklere harçlıklar ve birtakım hediyelerin verilmesi, konu komşular, akrabaların birbirini ziyareti ile devam edecek. Yine bayramın tüm heyecanını çocuklar yaşayacak. Yeni alınan elbiseler, ayakkabılar, uzun süredir görmediği sevdiklerini görme ihtimali, verilecek harçlıkları toplama…

            Dedeler, nineler gözleri yollarda torunlarını bir özlem ve hasretle bekleyecek; anneler babalar çocuklarının mutlu olması için daha fazla gayret gösterecek. İnsanlar sevdikleriyle yan yana gelmiş olmanın mutluluğunu yaşayacak. Beraber yemekler yenilecek, muhabbetler edilecek. Yan yana gelmiş olmanın, sağlıklı bir arada olmanın şükrü edilecek. Bir bayrama ulaşmanın mutluluğu yaşanırken birbirlerine “nice bayramlar göresiniz” diye dualar edilecek.

            Dileriz ki; küsler barışsın, anlaşılmazlıklar giderilsin, gönlü kırıkların kalbi bayramda tamir edilsin. Bir Ramazan sonrası karşılıklı helalleşilsin, ki tertemiz bir sayfa ile hayata devam edelim. Sonuçta bayramlar sevinç günleri, gönüllerin sürur zamanı.

            Ama…

            Dünyada bazı coğrafyalarda ümmetin dertleri bambaşka. Şu an Gazze’de bayram temizliğini yapacakları bir evleri yok. Gazze’de birçok aile tümden yok edildi. Birbirinin bayramını tebrik edecek tek aile üyesi kalmadı. Birçok ailenin birçok mensubu şehitler listesine yazıldı. Ancak hayır dualarla ailelerin büyüklerini, çocuklarını anacaklar. Dedeler, nineler torunlarını heyecanla bekleyemeyecek. Anneler, babalar çocuklarını hayatta tutmak için ne yapacaklarını bilemezken bir bayramlık hayalin ötesinde kalacak. Annesiz babasız kalmış ümmetin çocukları kardeşlerine sarılarak bir bayram geçirecek. Ki tüm dünya bilir ki, işgalci katil Siyonist İsrail, Müslümanların bayramlarında, kandillerinde, özel günlerinde saldırılarını, gasplarını artırır.

            İşgal altında olan Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa yine bir bayram namazında tüm Müslümanlara kapısını açamamanın hüznünü yaşayacak. Babasının omzunda namazda safa durmuş çocuk neşesi bir yumru olup boğazlara oturacak. Kudüs’ün sokakları bayram neşesini yine ağız tadı ile taşıyamayacak hüzünlü kalplere. Direnişin onurunu taşıyan Filistin toprakları bayramda da “Nehirden denize Özgür Filistin” bayrağını taşıyacak. Dünyanın gerçekten işgal edilememiş tek toprağı olarak.

            …

            Sahi hiç gündemimize gelmeyen Doğu Türkistan’da bayramlar nasıl yaşanıyordur? Keşmir’de? Mazlum coğrafyada kardeşlerimiz hangi yöresel tatlıları yapmışlardır, aile yemekleri için mesela? Çocukları sevindirmek için hangi adetleri, gelenekleri vardır? Gençleri nasıl eğleniyordur bayramlarda? Hiç aklımıza geldi mi?     …

            “Size ne oluyor ki; Allah yolunda, ‘Ey Rabbimiz, ahalisi zalim olan şu ülkeden bizi çıkar. Bize tarafından bir dost gönder ve bize tarafından bir yardımcı gönder’ diyen zayıf bırakılmış erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda çarpışmıyorsunuz? İman edenler Allah yolunda çarpışıyorlar. Kâfirler ise tağutlar (put adamlar) yolunda çarpışırlar. Öyle ise siz şeytanın dostlarını öldürünüz. Muhakkak şeytanın hilesi zayıftır.” (Nisa/75-76)

            Ayetleri apaçık ortada olduğu halde bizler ancak katil İsrail ile ticaretin durdurulması için dualar ediyoruz. Tüm imamlar, hoca efendiler mukabelede bu ayetleri Ramazan’da okunmasına rağmen zalime güç göstermekten hâlâ uzak davranışlarımızın olmasını ne ile izah ederiz? Elli yedi Müslüman ülkenin liderlerinin harekete geçerek zalimin elini tutmasından vazgeçtik; zalime lojistik destek vermesinler diye bekliyoruz.

            Bu bayram, kardeşlerimizin sadece kan bağı ile gelen değil de; Kur’an’da Rabbimizin tarif ettiği gibi inanç bağı ile birbirimize bağlı olduğumuz tüm Müslümanlar olduğunu idrak etmemize vesile olsun. Her şeye rağmen bayram neşesi evlerimize, sokaklarımıza, şehirlerimize konuk olsun. İyi bayramlar!