İtibarın anlamı şudur:
Saygı görme, değerli bulunma, güvenilir olma, saygınlık.
İtibarlı devlet denildiğinde ise; saygın, güvenilir, yaptırım gücü olan, sözü dinlenen devlet anlaşılır.
AKP 22 sene önce iktidara ilk geldiği zamanlarda, itibarın devlet yöneticilerinin görünüş ve gösterişinde, yani “saltanatında” olmadığını düşünerek hareket etmişti. Bunun için lüks makam araçlarını ve resmi lojmanları elden çıkarmak için harekete geçmişti. Bunu başarmış mıydı, tam olarak hatırlayamıyoruz ama Başbakan ve bakanların sivillerin oturduğu mahallelerde gösterişsiz evlere taşınmış olduğunu unutmadık.
Sonra ne olduysa bu görüşü tamamen tersine çevirerek uygulamalara başladılar. İtibar kazanabilmek için önce “saltanat” kelimesini çağrıştıran lüks makam araçları alımına giriştiler. Lakin kazandıklarını sandıkları saygınlığı, BOP Eşbaşkanlığı’nı üstlenerek, İslam ülkelerinin işgalinde, sortilerle tahrip edilmesinde ve yağmalanmasına göz yumulmasında “zalim ve istilacı” oldukları tescilli ABD ve Batı ile beraber hareket ettiler. Hatta onların başarısı için dua bile ettiler. Bu fecaatlarının karşılığında kredi kolaylığından başka maddi bir kazanım da sağlayamadılar. Böylece kazandıklarını sandıkları itibara çizikler attırmaya başladılar.
Makam araçlarına “makam uçakları” filoları ile ilaveler yaparak itibar kazanmayı denedilerse de, zalim gayrımüslimlerin kuvvet kullanarak İslam ülkeleri olan Libya’yı parçalamalarında ve Suriye’nin içeriden çökertme ve nüfusunu boşaltma harekatlarına fiili destek vererek, “Arap Baharı” kandırmacası ile Mısırlı Müslümanların felakete sürüklenmesinde yardımcı olarak, kazandıklarını sandıkları itibarı bozuk para gibi harcadılar.
İtibarlı olabilmenin bir gereği olduğunu sandıklarından dolayı, şatafatlı yazlık-kışlık-merasimlik saraylar, köşkler, malikaneler yapımına, bunların lüks şekilde tefrişine, astronomik bütçelerle koruma orduları ihdasına, atlı-arabalı karşılama, ağırlama ve uğurlama birlikleri oluşturulmasına giriştiler. “İtibardan tasarruf” edilemeyeceği kuralını getirerek lüks ve ihtişamlı mutfaklar ve adı duyulmamış ikram çeşitleri ile misafir ağırlama gelenekleri ihdas ettiler. Lakin, sırtlarını dayadıkları ABD ve Sömürgeci Batı’dan darbe üstüne darbe yediler. Parasını peşin vererek ve imalatına ortak olarak sipariş ettikleri uçak ve silahların ABD tarafından gasbedilmesi, AB’nin aileyi tahrip etmek için yaptıkları dayatmaların aynen kabul dilmesi, zina ve lanetli fiillerin yaygınlaştırılması, ahlakın ve maneviyatın arka plana atılması gibi şartları yerine getirdikleri halde, kapıda bağlı durumda bekletilmeleri, bütün dünya tarafından bunların hayretle izlenmesi neticesinde, kazandıklarını sandıkları itibarı yerlere düşürdüler.
Ekonomideki yanlış politikalar, itibar için yapılan büyük yatırımlar ve harcamalar, israflar, alınan yüksek faizli dış kredilerin ödeme vadelerinin gelmesi, neticesinde hazinenin tamtakır olmasına ve hatta eksi bakiyeye geçmesine sebep oldu. Kazandıklarını sandıkları itibar ile yeni para arayışlarına girdiler. İsrail denen terörist ve dünyanın çıbanbaşı olan devleti ta başından söz verdikleri gibi baştacı etmek, ayrıca eskiden düşman kabul ettikleri birkaç vıttırı vızzık devlete el açmak zorunda kalmaları, kalan itibarlarının öptürülerek tüketilmesi neticesini verdi.
Türkiye’nin içine düşürüldüğü bu itibar fukaralığını da fırsat bilen Terör Devleti İsrail, BOP’un son hamlelerinden biri olan atağını başlatarak, Müslümanları Filistin’den ve Kudüs’ten tamamen sürmek için sınırsız savaş suçları da işleyerek baş döndürücü katliamlara başladı.
AKP iktidarı bağırıp çağırarak, miting yaparak, kınayarak ve avare turlar atarak bu katliama mani olmaya çalışıyor. Lakin Kürecik’i kapatarak İsrail’i kör ve sağır etmeyi, İncirlik’i kapatarak desteksiz bırakmayı, diplomatik ilişkileri keserek yalnızlaştırmayı, İslam ülkelerini bir araya getirip sadre şifa ataklar başlatmayı, ticareti durdurarak ikmalsiz bırakmayı, ateşkesi sağlayarak katliamı durdurmayı, öptürdüğü itibar dolayısıyla aklının ucundan bile geçiremiyor, arabulucu bile olamıyor.
Millî Görüş, Türkiye’nin itibarının öptürüldüğü bu sürecin her safhasında yanlışları eleştirip, doğruları göstermiş olduğu halde AKP bunlara istihza ile yaklaşmış, asla itibar edip kendini düzeltmemiştir.
Bu yazımız ile tarihe not düşüyoruz.
KAPALI KULAKLAR
Kulağına hiç girmemişse Hakk,
Batıl zarını yırtar muhakkak!