İthal Türkiye

Abone Ol

Kuruyemişçiye bu cevizler neden bu kadar güzel dedim; çünkü onlar ithal dedi. İthal ceviz! İnanılır gibi değil; ceviz memleketinde ceviz ithal! Kuruyemişçi ithal der demez cevizlerin kendiliğinden elimden düştüğünü gördüm! Bunu kuruyemişçi de gördü! Sanki ortalığa ceviz değil de Avrupa’nın sahte güzelliği saçılmış gibiydi! Türkiye’de ithal olmayan ne kaldı acaba?

Şu mübarek ülkenin hangi topraklarına ne ekildi de olmam dedi, ne dikildi de bitmem dedi de her şeyi ithal ediyoruz. Hangi verimli topraklarımıza hangi yerli tohum atıldı da ben bunu beğenmem hadi koştur başka bir ülkeden getir ille de ithal olsun dedi de adı sanı bilinmedik memleketlerden ithal yapmak için koşturuyoruz! Hangi topraklarımız dedi bunları! Hayır, topraklarımız verimli ve ne ekersek onu fazlasıyla verebilir durumda. Ama nerede o verimli toprakları ekip biçip sofralara sunacak irade! İrade, beton yığınları yapmakla meşgul! Türkiye’de verimli toprakların üzerine beton dökülüyor. Neredeyse her şehrin kendi adıyla anılan ovası vardı, ne oldu o ovalara? Ovalar kaçıp gitmedi; ovalar yerinde duruyor ama beton yığınına dönüşmüş şekilde. Cep doldurmak için şehirlerin ovaları apartman yığınlarıyla dolduruldu. Verimli tarım arazileri ruhsuz beton arazileri oldu. Yerli tarım yersiz bir vaziyette!

Türkiye’de domates tohumundan nohuda, kurbanlık hayvandan samana kadar her şey ithal ediliyor. Ülkemizde hayvancılık bitmiş durumda. Hayvancılık yapmak için Türkiye’nin dağları mı yok. Sanayinin gelişmesi için hayvancılığın bitmesi mi gerekiyor. Tamam, sanayide her şey ithal ediliyor. Bilimsel altyapımız yok. Yerli tank, yerli uçak filan bunlar gerçek değil. Hâlihazırda var olan bir sanayi ürününü Türkiye’de yapıp adını Türkçe koymakla o yerli olmuyor, olmaz. Kendine özgü bilimsel buluşla ancak yerli üretim yapılabilir. Başkasının bilimsel verileriyle yerli üretim yapma iddiası içi boş politik iddiadır. Hâlihazırdaki teknolojinin temeli elektriğe dayanıyor. Elektriği kestiğinizde hiçbir teknoloji ürünü çalışmaz. Buna araçlar da dâhil çünkü motor sistemi de elektrik sistemidir. Elinoğlu elektriği bulmuş ona bağlı olarak her türlü sanayi üretimi yapıyor. Madem iddialıyız biz de elektriğin gördüğü işi daha iyi görecek ama elektrik sistemine hiç benzemeyecek bir bilimsel veri ortaya koyalım; var mı böyle bir icadımız, yok. Örneğin ışınlanma sistemini Müslümanlar icat edebilir. Miraç hadisesine bu açıdan baktığımızda bu mümkün olabilir. Var mı böyle bir çalışma, yok maalesef. Teknoloji ve sanayide iddiamız olmayabilir. Ama bizim yerli domates tohumumuz vardı, ne oldu ona? Yerli karpuzumuz vardı; hani çekirdekleri simsiyah ve büyük olurdu; hatırlayan var mı, yok! Yerli küçük ve büyükbaş hayvanlarımız vardı, ne oldu onlara! Türkiye kurbanlık hayvan ithal ediyor; utanmamız için bu bile yeter. Hayvancılık sistemleştirilmiyor da et ithal etmek daha kolay geliyor. Tarım yerli tohumla sistemleştirilmiyor da nohut ithal ediliyor. Bu nasıl iş!

Ülke olarak sanayimiz ithal, teknolojimiz ithal, tarım ve hayvancılığımız ithal. Sanayide otomotivden en küçük ev aletine kadar, teknolojide bilgisayardan akıllı telefona kadar, tarımda domatesten nohuda kadar, hayvancılıkta tavuktan sığıra kadar ithal! Kıyafet üretimi yapıyoruz kötüsünü yurtiçine verip iyisini yurtdışına gönderiyoruz. Yurtdışına gönderdiğimiz giysilere orada yabancı marka vuruluyor biz onları ithal ediyoruz. Türkiye’de ithal edilmeyen ne var? Kanunlarımız ithal, giyim kuşam tarzımız ithal! Bir Türk’le bir İngiliz yan yana geldiğinde Latin harfleriyle Türkçe konuşmasa Türk olduğunu anlayamayacağımız giyim kuşam ve tarzda. Çanakkale şehitleri yerinden kalksa kesin bizi İngiliz sanır silaha sarılırlar! İthal etmediğimiz bir şeyimiz kalmadı maalesef. Her şeyi ithal ettik etmesine de huzuru ithal edemiyoruz! İthal ettiğimiz her şey bize huzursuzluk veriyor.

Yakında Türkiye’ye Türkiye’yi ithal edeceğiz!