İlçede vaiz iken dostlarım arasında büyük bir holdingin
banka müdürü de vardı. Bir gün banka
müdürü bana Sayın hocam, bu ilçede on bin lirası olan herkes benim ilgi
alanımdadır. Sırayla hepsini ziyaret etmekte ve paralarını bizim bankada
tutmalarını sağlamak için çalışmaktayım. Demişti. Yıl 1983.
Bu söz beni derinden etkiledi ve o haftanın cuma günkü
vaazının sonunda kürsüden ilan ettim, Pazartesi günü saat onda Kaymakam
Bey den başlayarak bir senede bu şehirde dükkanına girmediğim esnaf kalmayacak
dedim ve başladım.
Hedef kitlem, yalnız on bin lirası olanlar değildi.
Kaymakam Bey den başlayan ziyaretler, Tugay komutanıyla
devam etti.
12 Eylül 1980 sonrası olduğu için şehrin sessiz
komünistlerinin tam söz dinleyeceği bir zamandı ve çok başarılı da oldu.
Cuma namazı kılınmaz diye Cuma vaktinde çarşıda dolaşan
radikal takılanlar, transandantal meditasyon yapan sosyeteyi idare edenler,
kimsesizler, meyhaneciler, elhasıl insan olan herkes benim ilgi alanımda idi.
Epeyce başarılı olduğumu hâlâ o şehre vardığımda
anlıyorum.
Bunu şunun için söylüyorum, şehrin müftüsü, vaizi,
imamları, müezzinleri, İslami hizmet için kurulan dernek ve vakıfların
kurucuları, üyeleri, din gayreti güden doktorlar, mühendisler, sağlıkçılar,
eğitimciler Müslüman ım diyen herkes birinci iş olarak banka müdürü gibi
hareket ediverse, dünyaya örnek olacak bir iyiliği ülkenin tamamında sergilemiş
oluruz.
Sağlıkçının, eğitimcinin, güvenlikçinin, pazarcının,
holdingcinin ortak tarafı insan ve Müslüman olmalarıdır.
Müslüman olmayanları da gerçekten seviyorlarsa onları da
her gün Müslüman olmak için uyarmaya devam etsinler.
Güvenlik görevlisi olan asker ve polisin yirmi dört saat
nöbet tuttuğu gibi her Müslümanın önce kendi imanını korumak, sonra ailesinin,
sonra mahallesinin, sonra şehrinin, sonra ülkesinin, daha sonra dünya
Müslümanlarının imanının koruma görevlisi gibi hissetmeli ve ona göre
davranmalı.
Nöbetteki itfaiye eri gibi tetikte, ambulans şoförü gibi
direksiyon başında durmalı.
Bizim bu dünyada en fazla sevap kazandıracak işlerimiz,
bir insanın Müslüman olmasını sağlamaya, bir insanın haram işlemesini
engellemeye, bir insanın Allah ın emrettiklerini yerine getirmeye vesile olmamızdır.
Kendini yakmak üzere olan bir adamı kurtarmak için
yalvaran polis memurundan daha merhamet dolu bir yürekle inkârcının önünde
yalvarabilsek, itfaiye eri gibi intiharcının ateşine su sıkar gibi inkârcının
cehennemdeki ateşine sıkılmak üzere gözyaşı dökebilsek çok şeyler yaparız.
Rabbimiz yardımcımız olsun.