Din özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gereken camilere minare yapılmasını referanduma sunan İsviçre‘ye tepki yağdı. Dünyadan gelen tepkiler üzerine zor durumda kalan İsviçre geri adım atmaya hazırlanıyor.
Yanlış karardan geri dönün
İsviçre‘nin minareler için yaptığı referanduma sivil toplum kuruluşlarından tepki geldi. STK‘lar İsviçre‘yi bu yanlış kararından geri dönmeye çağırdı. Mazlumder, bu yanlışa Vatikan‘ın bile karşı olduğunu belirtirken, Özerk Diyanet Evkaf-Sen ise ‘Ayasofya için anket mi yapalım‘ diye sordu.
Yıllardır dünya ülkelerine örnek gösterilen Avrupa‘da insan hakları ihlalleri ile din konusunda ayrımcılık giderek yayılıyor. 2005 yılında Danimarka‘da ırkçı bir zihniyetle Hz. Peygamber‘in karikatürlerine yer veren bir gazete, basın özgürlüğü bağlamında değerlendirildi. Ancak geçen zaman zarfında İslam dünyası ve Müslümanlara karşı giderek artan saldırılara İsviçre‘de bir yenisi daha eklendi. Camilere minare yapılmasının referanduma sunulması tüm dünyadan tepki yağdı.
"Avrupa‘nın gerçek yüzü"
Din-Bir-Der Genel Başkanı Abdullah Arslan, yaptığı açıklamada, İsviçre‘nin ortaya koyduğu tavrı eleştirdi. Arslan, Avrupa ülkelerinin yıllarca en medeni ülke olarak anlatıldığını söyleyerek, "İslam‘ın alametlerinden olan minarelere karşı takınılan bu tavır İsviçre halkı ve yöneticileri, hiçte zannedildiği gibi medeni olmadıklarını göstermişlerdir" dedi.
"Ayasofya için anket mi yapalım"
İbviçre‘ye en sert tepki ise Özerk Diyanet Evkaf Sendikası Genel Sekreteri Abdurrahim Çelik‘ten geldi. Çelik, "Hoşgörü‘den anlamayan İsviçre‘ye verilecek en güzel cevap misilleme olmalıdır. O misillemenin adı da; ‘Üç Devirde Bir Mabed olan Ayasofya‘nın ibadete açılması için anket düzenlenmesidir. ‘ İstanbul‘un fethiyle birlikte camiye çevrilen ve ‘fethi mübin‘in sembolü olan Ayasofya, bilindiği üzere 1934 yılında ‘müze‘ye çevrilmiştir. Şimdi düzenlenecek olan anket ile gereken yapılmalıdır" diyerek öneri getirdi.
"Altında İslâm düşmanlığı var"
Türkiye Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu ise basına yaptığı açıklamada şunları söyledi: "İsviçre‘de yapılan halk oylaması İsviçre kantonlarında yeni cami minaresi yapılmasını yasaklamıştır. Bu, görünürde basit bir mesele gibi görünse de işin altında İslam düşmanlığı yatıyor. Hıristiyan batı öteden beri İslam dinine daima mesafeli ve saldırgan olmuştur. Ümit ediyorum, İsviçre bu hatasını en kısa zamanda düzeltecek ve Müslüman ülkelerle arasında meydana gelecek kırgınlıkları ortadan kaldıracaktır."
Mazlumder: Vatikan bile karşı çıktı
İsvİçre‘nİn bu akıl almaz referandum oylamasına karşı sivil toplum kuruluşları tepkisini çok sert bir dille ortaya koyuyor. Türkiye‘de İnsan Hakları Savunucusu olan Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, yaptığı açıklamada, İsviçre‘nin bu yasağına karşı Vatikan‘ın bile karşı çıktığını hatırlattı. Ünsal, bu tavrın örtülü ırkçı bir dalganın Avrupa‘da yayılmasının en önemli göstergesi olduğunu belirterek, "Hristiyan teolojisinin en önemli ayrışmalarından olan Katolik-Protestan çatışmalarının beşeri ve medeni maliyetine en yakından tanık olan bu ülkenin, başkasından değil, sadece kendi tarihi tecrübesinden öğreneceklerinden feragat etmeye hakkı yoktur. Bu tecrübeden belki biraz da abartılı olarak çıkardığı "mutlak tarafsızlık" ilkesi nedeniyle dünyadaki bütün devletlerin üye olduğu BM‘ye bile, pek çok temel kuruluşuna ev sahipliği yapmasına rağmen ancak 2002‘de üye olan İsviçre, eğer Katolik Vatikan‘a ve BM‘e kulak vermiyorsa sağduyulu İsviçre ve Avrupa vatandaşlarının sesine kulak vermelidir" dedi.