Ebu Hureyre (R.A.) den rivayete göre Hz. Peygamber
(S.A.V.) Efendimiz:
ALLAH Teâlâ dan korkan gençler, otlayan hayvanlar, rükû
eden yaşlılar, süt emen çocuklar olmasaydı, üzerinize devamlı azab
boşaltılırdı. Buyurmuştur.
İyi kullar aracılığı ile tevessülde bulunmak: Yağmur
duasına dindar ve salih kulları da çıkarmak müstehaptır. Çünkü bu durum
duaların daha çabuk kabul edilmesine sebep olabilir. Enes b. Mâlik (R.A.) den
rivayete göre halk yağmursuz kalıp kıtlığa uğradıkları zaman, Hz. Ömer (R.A.),
Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin amcası Abbâs b. Abdilmuttalib i vesile edinerek
yağmur duası yapar ve duada: Ey ALLAH ım! Bizler Peygamberimizi vesile edinerek
Sen den niyazda bulunurduk da, Sen bize yağmur ihsan ederdin.
Şimdi de Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin amcasını
vesi¬le edinerek Sen den niyaz ediyoruz; bize yine yağmur ihsan eyle, der idi.
Enes b. Mâlik (R.A.): Bu duanın akabinde kendilerine yağmur ih¬san olunurdu,
demiştir.
Binaenaleyh ALLAH Teâlâ nın salih kulları aracılığı ile
tevessül etmekte bir beis yoktur.
Tevessül: Vesile edinmek demektir. Vesile de başkasına
yakınlaşmaya sebep olan şeye söylenir. Şevket ve kudretinden dolayı kendisine
yanaşmak müşkil olan bir zattan matlûbunu kolaylıkla elde etmek için sevdiği
bir zâtı araya koymak gibi ki, o aradaki zât: Vesile, işini gördürmek isteyen
kimsenin onu araya koyması da, o kudret sahibi olan zata aradaki vasıta ile
tevessül olmuş olur.
İnsanların Hakk a ermeleri ve hakikati görmeleri için
daima vesileler olmuştur. ALLAH Teâlâ ya takarrub için hüsnü zann olunan
salihler ile tevessül edildiği gibi, sâlih ameller ile de tevessül edilir.
Vesile lâfzı, Kur an-ı Kerîm de de zikredilmektedir.
Ey iman edenler! ALLAH Teâlâ dan korkun. O na yaklaşmaya
bir vesile, bir yol arayın ve O nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa
eresiniz.
Mü min; duasında, amelinde, davranışlarında ve
düşüncesine istikamet getirmede vesile arayabilir. Mesela Hz.Peygamber (S.A.V.)
Efendimiz bizim için büyük hakikatin duyurulmasında, Kur an-ı Kerim ise
hakikatin tefsir ve şerhinde en büyük vesiledir. Mânâ büyüklerimiz,
mürşidlerimiz ve müceddidlerimiz de bizim için birer vesiledir. Bu manada, mana
büyüklerinden dua istemek, onlara meşru dairede hürmet göstermek şirk değildir.
Ancak şunu hiçbir zaman gözden kaçırmamak gerekir: Onlar bize hak ve hakikati
izah ederler.
Ancak hidayete erdiremezler. Onlara hidayet isnadı yapmak
yanlıştır, şirktir. Mana büyükleri bir vesiledir; ama onlar Hidayete
erdiriyor demek çok yanlıştır.
Abbâs b. Abdilmuttalib, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin
babası Abdullah b. Abdilmuttalib in ana ve baba bir kardeşi olduğu için,
Resûlullah (S.A.V.) Efendimize neseben en yakın olan zat idi. Hz.Ömer (R.A.)nun
bunca sahabe arasında onunla tevessül edişi, işte bu yakınlığı dolayısıyla
olmuştu.
Zimmîler yani gayr-ı müslimler yağmur duasına çıkmazlar.
Çünkü çıkmak dua etmek içindir. Oysa ALLAH Teâlâ:
... Kâfirlerin duası sapıklık içinde kalmaktan başka bir
mahiyette değildir. buyuruyor.
Dua eden, dilerse ellerini yukarıya kaldırır, dilerse iki
şehadet parmağıyla işaret eder. Her duada ellerin iç yüzünü semaya doğru tutmak
sünnettir.
Mâide sûresi:35
Ra d sûresi:14