Yarım saat geç kaldın diyor, yarım saat geç! Neden geç kalıyorsun, bizi bekletmeye ne hakkın var diyor. Otobüs şoförü cevap vermiyor. Önlerde oturan biri başkan kaçmış ondan diyor. Kimse bir şey anlamıyor başkan kaçmış sözünden. Yarım saat geç kaldın diyen kadın da bir şey anlamıyor; başkan nereye kaçmış diyor. Başkan kaçmış diyen tekrar ediyor; başkan kaçmış ondan. Kadın bu sefer biraz anlıyor gibi cevaplıyor; hangi başkan, başkanla ne alâkası var diyor. Başkan kaçmış diyen yine tekrar ediyor; başkan kaçmış ondan! Kadın anlamaz bakışlarla bakınca belediye başkanı kaçtı ya diye kendince açıklıyor. Bir başka kadın büyükşehir belediye başkanı istifa etti ya onu söylüyor diyor. Büyükşehir belediye başkanı istifa edeli bir ay oldu ama halkımızın gündeminden çıkmamış anlaşılan. Nasıl çıksın ki!
Türkiye ’de yeni bir moda başladı; belediye başkanlarının istifa etme modası! Sanıyorum bu yılın trendi budur! Her yıl hep trikocular mı yeni bir moda ortaya koyacak, hep abiye kıyafet firmaları mı moda sunacak, hep kot pantolon piyasası mı moda başlatacak! Yani politikacılarımız hiç mi moda başlatmayacak! Elbet başlatacak! Demokrasimiz modadan mahrum mu kalsın! Cumhuriyetimiz modadan eksik mi kalsın! Moda öncüsü belediye başkanlarımız olmasın mı! Elbet olacak! Uzun yıllar belediye başkanı olup da bir moda da mı başlatmasınlar! Koltukta otur otur nereye kadar! Yapacak bir şeyimiz kalmadı bari bir moda başlatalım da ortalık şenlensin diyerek halka bir panayır havası yaşatma hakları yok mu yani! Çağdaş demokrasimiz bir gölge oyunu da mı görmesin! Hacivatlıktan eksik mi kalsınlar belediye başkanlarımız!
Moda olur da defile olmaz mı, o da olacak elbet! Belediye başkanlarımız istifa defilesi düzenliyorlar! Şu tarih şu saatte filan podyumda istifa edeceğim bütün halkımız pardon medyamız davetlidir, davetiyesi bastırma haklarından mahrum mu kalsınlar! Defile olur da o çok saygın medyamız kaçırır mı! Hangi trend başlamış, nasıl kıyafetler sergileyecekler, bu güz hangi rüzgârlar fena esmiş, yırtık pırtık kotları ne kadar yırtık pırtık, hangi güzel pardon hangi belediye başkanı podyumda yürüyecek medyamızın çeşitli dürtülerini hemen harekete geçiriyor! Güzide medyamız günü gününe değil saati saatine değil dakikası dakikasına değil salisesi salisesine takip ediyor istifa edecek olan belediye başkanlarını! O muhteremler de gol olmaya doğru gitmekte olan topun havada biraz daha eğleşmesini isteyen tribündeki fanatikler gibi süreyi sonuna kadar uzatma adına tarihler vererek aziz seyircileri heyecandan heyecana gark ediyorlar! Ha istifa etti ha edecek! Bugün istifa edecek, yok yarın edecek, yo yo iki gün sonra istifa edecek, sekiz saat kaldı, beş saat kaldı, üç saat kaldı, bir saat kaldı, bir dakika kaldı, bir saniye kaldı, bir salise kaldı, gelecek hafta istifa edecekmiş! Bir anlık gaflet gösterip defileye çıkmak istemeyen belediye başkanları iki gün sonra hangi podyumda saat kaçta çıkacağını kibar kibar açıklıyorlar! Bu da demokrasimizin şanlı tarihine ultra başarı olarak elbette yazılıyor! Pop cumhuriyetimizin ultra mega starları defile podyumlarında halk tarihi yazarak ve yazdırarak tek yumruk arena politik tarihine laik harflerle geçtiler! Herkese mübarek olsun!
Demokrasimiz ne kadar da hızlı! Öyle hızlı ki bir kere belediye başkanı olanlar en az on sene koltukta oturuyorlar. Hele içlerinde bir mübarek var; başkent henüz başkent olmadan önce belediye başkanıymış, başkent daha sonra onun hizmetiyle başkent yapılmış, bu kadar yeni bir belediye başkanı! Ultra demokrasimizde koltuklar gidici başkanlar kalıcı olmuştur! Hem onları oraya halk mı getirdi ki canım! Seçim de neymiş! Belediye başkanları seçimle işbaşına gelirmiş de halk oy kullanırmış da bunlar demokrasimize yakışmıyor! Halk kim ya! Halkı halk getirmedi mi halk da geri götürür!
İstifa başkanlarının istifa etmesi Türkiye için ciddi sorundur; istifa ettirten de eden de kendi iradesiyle bu kararları almıyormuş gibi geliyor bana! Buraya dikkat!