İstemem, yan cebime koy!

Abone Ol

Saadet Partisi’nin dün kamuoyuna sunduğu “cepsiz ceket” mottosu ne anlama geliyor?

“İstemem, yan cebime koy!” yaklaşımını bilirsiniz. Genellikle “rüşvet” alıp vermekte kullanılan bir deyim. Bir miktar daha açmak gerekirse;

* Teklif edilen şeyi aslında çok istememize rağmen istemiyor gibi görünmek, ama kesin olarak reddetmemek durumunu anlatan söz. Genellikle rüşveti tarif etmek için kullanılan söz ki tam anlamını verir.

* Arzulanan veya talep edilen bir şeyin sanki istenmiyormuş gibi görünerek ifade edilmesine rağmen yine de açık bir kapı bırakmak anlamında kullanılan deyim.

* Torpil ve rüşvet söz konusu olduğu zamanlarda da kişilerin tutumlarını ifade etmek için bu deyim kullanılır.

* Bir ikramı ya da teklifi kabul etmek istediği halde, istemiyormuş gibi davranma, yarım ağız reddetme durumu...

* Sözü “hayır” der lakin özü “evet” demek için can atar! Hareketleriyle istediğini hafif hafif belli edendir…

* Herhangi bir öneri ya da yaklaşımı istemez görünüp hatta uluorta şikâyet ederek herkese duyurup, saman altından su yürütmektir bir yandan da…

Saadet Partisi ‘cepsiz ceket’ mottosuyla tüm bu anlayışları tarihin çöplüğüne atıyor.

CEPSİZ CEKET OLUR MU?

Olur elbette!

Cepsiz ceketin nasıl olacağını/olabileceğini/olması gerektiğini dün gerçekleşen Saadet Partisi’nin muhteşem tanıtım toplantısında gördük.

Peki, ne anlama geliyor, cepsiz ceket?

* “Cepsiz ceket bir moda terimi değildir. Bir şekli de ifade etmez.”

* “Cepsiz ceket; kendi değil halkı kazansın diye belediyecilik yapanların ceketidir.”

* “Cepsiz ceket; yetim ve öksüzün hakkını sırtında bir kurşun tabut gibi taşıyanların ceketidir.”

* “Cepsiz ceket; saklayacak tek bir çıkarı ve haram lokması olmayanların ceketidir.”

* “Cepsiz ceket; şehidin, gazinin bu vatan için verdiklerini, zihninden de, gönlünden de asla çıkarmayanların ceketidir.”

* “Cepsiz ceket; zamanı geldiğinde gönül ferahlığı ve vicdan rahatlığı ile önünü ilikleyip halkının karşısına, Allah’ın karşısına çıkar gibi çıkabileceklerin ceketidir.”

* “Cepsiz ceket; halkından başkasının önünde eğilmesine sebep verecek bir şeyi saklamak zorunda kalmayanların ceketidir.”

* “Cepsiz ceket, ahlaklı ve liyakatli siyasetin, belediyeciliğin giydiği cekettir!”

DÜRÜSTLÜK ANA TEMA

Saadet Partisi’nin dünkü tanıtım toplantısında yerel seçimler için hazırladığı kampanyanın ana sloganı da belli oldu; “dürüstlük”.

Programda, dürüst belediyecilik

Bakalım mı;

1) Planlı ve Programlı Çalışacağız.

2) İşi Ehline Vereceğiz.

3) Yolsuzluk ve İsrafa Geçit Vermeyeceğiz.

4) Yetim Malına Sahip Çıkar Gibi Sahip Çıkacağız.

5) Partizanlık ve Ayrımcılık Yapmayacağız.

6) Kapımız, Her Zaman ve Herkese Açık Olacak.

7) Yerel ve Kültürel Değerleri Koruyup Zenginleştireceğiz.

8) Hızlı, Doğru ve Estetik Biçimde Yapacağız.

9) Hesap Verilebilir ve Şeffaf Olacağız.

10) Halkımız ile Bütünleşeceğiz.

11) Haksız Rant Sağlamayacağız.

12) Merhametli ve Adil Olacağız.

EFSANE BELEDİYECİLİK VE REFAH-YOL

Refah Partisi, 27 Mart 1994’te yapılan seçimlerde, belediye başkanlığı seçimini kazandığı illerde “efsane” belediyecilik hizmetlerine imzasını attı.

Bu dost-düşman herkesin kabul ettiği bir ‘başarı öyküsü’.

* Milli Görüş belediyeciliği, milletin gönlünde bir başka yer edindi.

* Ve bu hizmetler Milli Görüş’e bir başka kapıyı araladı; merkezi hükümet.

* 1995 milletvekili seçimlerinden birinci parti olarak çıkan Refah Partisi iktidar oldu.

* Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, başbakanlık koltuğuna oturdu.

* Erbakan Hoca, Refah-Yol Hükümeti başbakanı olarak efsane hizmetlerde bulundu.

***

Peki, Refah-Yol neler yaptı, hangi hizmetlere imza attı? Başkent Ankara’da muhteşem kalabalık ve coşkuyu gördükten sonra Refah-Yol’un bazı hizmet ve icraatlarını da yeri gelmişken bir kez daha zikretmek istiyorum;

* Bağ-Kur emeklilerinin maaşları % 300 artırıldı.

* Refah-Yol döneminde memurlara % 102,5 maaş zammı yapıldı. O yıl enflasyon oranı % 65 olarak gerçekleşmişti. Buna göre memurun alım gücü % 37,5 kadar artırılmıştı.

* Bütçeden Bağ-Kur emeklilerine 866 milyar TL, memur emeklilerine 985 milyar TL ve işçi emeklilerine de onları mağdur etmeyecek derecede destek sağlandı.

* Asgari ücrette % 100’den fazla artış sağlandı.

* 1996 yılı sonunda 20 milyar dolar olması beklenen bütçe açığı 15 milyar dolara, 45 milyar dolar olması beklenen iç borç ise 22 milyar dolara düşürüldü.

* Emeklilerin maaşlarında enflasyonun üstünde % 51 reel artış sağlandı.

* 50 yıldan beri ilk defa 1997 tarihinde denk bütçe yapılabildi. Milli Görüş bunu yine yapar…

* Önceki hükümetlerde sadece İstanbul dükalığına ve dönme diktasına sunulan kredi ve teşvik imkânları, onların ellerinden alınarak Anadolu’nun kalkınmasına, yerli ve milli sanayinin oluşmasına aktarıldı.

* D-8’ler kuruldu.

* Özel bankaların devletten uzun vadeli düşük faizli borç alıp, bu parayı devlete yüksek faizle ve kısa vadeli olarak satmasının önüne geçildi. (Meşhur Havuz Sistemi)

***

Saadet Partisi’nin, ATO Congresium’da düzenlediği  ‘Aday Tanıtımı ve Kampanya Lansmanı’ bize bunları hatırlattı.

Hayırlara vesile olsun inşallah…