İşte o tehlikeli final!

Abone Ol

Ve beklenen, daha doğrusu tahminlerin yoğunlaştığı noktadaki buluşma gerçekleşti. Yani Fenerbahçe ile Galatasaray, sezonun basketbol play-off finalinde buluştular. Ne güzel değil mi Ülkenin en köklü üç kulübünden ikisi, belki de Dünya Kupası heyecanını törpüleyecekler, kamuoyunun dikkatini üzerlerinde toplayacaklar. Mükemmel! Bundan 25-30 sene önce böyle bir final eşiğine gelseydik, basın olarak bayram ederdik. Özel sayfalar hazırlar, tarafların hocaları, oyuncuları ve yöneticileriyle dizi dizi röportajlar yapardık. Ama ya şimdi

Bakın sevgili okurlar; bugünkü yazımda sizlere ne UEFA’nın son darbesinden söz edeceğim, ne medyanın palavra transfer haberlerini eleştireceğim, ne de gündeme almam gereken Deniz Seki’nin tutuklanmasından... Bunların hepsini en azından bir gün erteleyeceğim. Çünkü Fenerbahçe-Galatasaray buluşmasının öncesinde yazacaklarım çok ama çok daha önemli...

Sadede gelelim. Klasik sözle 7 maç üzerinden oynanacak finalin ilk iki maçı Arena’da, sonraki iki maçı da Abdi İpekçi’de... Sonraları duruma göre sırayla Arena-Abdi İpekçi arasında gidip gelecek… Dört galibiyete ulaşan da sezonun şampiyon olarak noktalayacak.

Peki, ben aslında ne demek istiyorum. Bakınız benim çok acil uygulanmak üzere önemli bir uyarım var. Basketbol federasyonu başkanı Turgay Demirel koyu bir Galatasaraylıdır. Zaten eski bir Sarı-Kırmızılı basketbolcudur. En yakın yardımcısı, hatta geleceğin federasyon başkanı Harun Erdenay da bir Fenerbahçelidir. Bu iki önemli basketbol adamı bugünden tezi yok, yani pazar veya en geç pazartesi günü iki takımın teknik adamlarını, kaptanlarını ama en önemlisi de yöneticileri toplamalılar. Salonlarda son günlerde en kıytırık maçta bile yaşananları masaya yatırarak böylesine büyük bir finalde nelerin olabileceğini altını çizmeleri gerekiyor. Yöneticilerden, salona gelecek taraftarlara ciddi, samimi ve net tavsiyelerde bulunmalarını istemeleri gerekiyor. Coachların saha kenarındaki tutumlarını seyirciyi tahrik etmemek adına ayarlamalarını istemeleri de kaçınılmaz önlemdir.

Basketbol adına kim en yetkili ise ki, bu da bellidir, hatta Kadıköy’de nihayet aklını kullanıp mitingleri yasaklayan Sayın Vali de bunlara dahildir, herkesin kolları sıvaması gerekmektedir. Özel güvenlik yeterli olamayacaktır. Bunu herkesin adı gibi bilmesi gerekmektedir. O halde bu maçlarda salonlarda ne gibi önlemler alınır, gündeme getirilmelidir. Bendeniz buraya kadar play-off turunda çok maç izledim. Özellikle Abdi İpekçi’deki güvenlik önlemlerini beğendiğimi söyleyebilirim. O halde, evet o halde, Dünya Kupası heyecanını bile sollayacak ve müthiş maçların sahneleneceğini umduğum bu büyük ama kısa spor maratonumuzun üzerine lütfen kara bulutlar getirmeyelim.

Haydi herkes göreve! Az kalsın unutuyordum... Mutlaka ama mutlaka her iki salonun VİP’leri önceden belirlenmeli ve kamuoyuna da açıklanmalıdır. Yani yöneticilerin her iki salonda da nerelere alınacakları belirlenmelidir. Ve bu belirleme sonrası da maç günleri o bölgeler ciddi güvenlik önlemleriyle donatılmalıdır.

O halde bir kere daha, yaşasın ezeli rekabet!