Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında 66 yıl önce yaşanan (1955) 6-7 Eylül olaylarını irdelerken altı çizilmesi gereken şu cümleleri sarf etti:
“Tarihimizdeki trajik bir olayı anarak başlamak istiyorum. İstanbul’da Rum vatandaşlarımıza karşı 66 yıl önce infial meydana geldi. Ne yazık ki 6-7 Eylül olaylarında hoşgörüsüzlüğün, ırkçılığın en acı tecrübelerinden birini gördük. Yıllar sonra anlıyoruz ki, yabancı düşmanlığının ortaya çıkardığı izler ve acı hatıralar, üzerinden uzun yıllar geçse de kolay silinmiyor. 6-7 Eylül’de yalan bir haber üzerine başlayan olaylarda hayatını kaybedenleri bir kez daha anıyorum.”
Peki, Temel Bey’in andığı 6-7 Eylül 1955'te neler yaşandı? Neden yaşandı? Olaylar nasıl gelişti? Haydi başlayalım;
* "Gazete, Tan Matbaası’ndaydı. Ben Merkez Han’daydım. Gökşin (Sipahioğlu) bana telefon açtı. ‘Böyle böyle bir haber var’ dedi. ‘İkinci baskı yapalım’ dedi. ‘Yapmayalım’ dedim. ‘Hava da kötü, elde kalıyor’ dedim. ‘Peki’ dedi. Biraz sonra bayi telefon açtı. ‘Gazetelerin parasını peşin vereceğim!’ dedi. (…) Fuat Büke… Başbayi… Matbaaya girdiğimde 180 bin basılmış bile… Haberim yok. ‘Kâğıt nereden buldunuz?’ dedim. ‘Bulduk’ dediler. Kâğıdımız çok kısıtlıydı. Anormal bir şey olduğunu anladım. Gittim rotatifte kâğıdı kestim. ‘Ne yapıyorsun?’ dediler. Kâğıdı kestim ama kalıpları kesmek aklıma gelmedi. ‘Bundan sonra basmayın!’ dedim. ‘Peki’ dediler. Ben oradan çıktıktan sonra yine bağlamışlar kâğıdı...” İstanbul Ekspres gazetesinin sahibi Mithat Perin, Sabah’tan Tayfun Hopalı’ya verdiği mülakatta bunları söylüyordu…
* "Selânik'te Atatürk'ün doğduğu ev bombalandı" haberi üzerine İstanbul'da azınlıklara ait olduğunu düşündükleri ev ve işyerlerine kalabalıkların saldırması ve yağmalaması diye özetlenen 6-7 Eylül olaylarında dolaylı ya da doğrudan kimler görev almıştı, sahi?
* ‘Günlük Siyasi Akşam Gazetesi’ İstanbul Ekspres gazetesinin o karanlık manşetinde neler vardı? 6 Eylül 1955 tarihli gazetenin ikinci baskısındaki adeta nal gibi yer alan kocaman manşet şöyle: “Atamızın Evi Bomba İle Hasara Uğradı.” Manşetin hemen altında yer alan alt başlıkta ise şu ifadeler yer alıyor: “Sabaha karşı vuku bulan bu menfur hadise infial uyandırdı.” Alt başlığın hemen altında ise asparagas (yalan) habere ilişkin ayrıntılar yer almakta. Manşetten okla gösterildiği fotoğraf ise Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük bir portresi.
* Bugüne kadar sayılamayacak kadar kabarık olan karanlık ve üzeri örtülü olay ve faili meçhul cinayetlerin ardında hangi eller vardı? 6-7 Eylül olayları da böyle karanlık bir merkezin organizasyonu muydu? Tıpkı, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşmesi/düşürülmesi olayında yaşananlar gibi...
MİT'Çİ GAZETECİLER!
* Gökşin Sipahioğlu ve 6-7 Eylül olayları denilince akla ilk gelenlerden biri de, “MİT’çi gazeteciler” iddiaları... Duayen gazeteci olarak bilinen Nezih Demirkent, Mithat Perin ve Gökşin Sipahioğlu adlarını bu kapsamda anmıştı... Gökşin Sipahioğlu gazetecilik mesleğini yaparken aynı zamanda MİT için de çalışmış mıydı?
* Yaklaşık 10 sene önce (2011) hayatını kaybeden Sipahioğlu, tüm bu iddialar için ne demişti? Gökşin Sipahioğlu, hakkındaki iddialar için, “Bana haksızlık ediyorlar” görüşündeydi. Sipahioğlu, İstanbul Ekspres gazetesinin yazı işleri müdürü iken Mustafa Kemal’in doğduğu evin bombalanmasıyla ilgili haberi gazetecilik refleksiyle manşete çektiklerini iddia ediyordu...
* En dikkat çeken muammalardan biri şuydu; İstanbul Ekspres gazetesi, “Atamızın evi bombalandı” manşetiyle yıldırım baskı yaptı. Günlük tirajı 20 bin civarında olan gazete 6 Eylül 1955 günü 290 bin basıldı. Neden ki?
O YALAN HABER NELERE MAL OLDU?
* Selanik'te Mustafa Kemal Atatürk'ün evine Yunanlar tarafından bomba atıldığı yalan haberinin yayılması üzerine ellerinde kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülen on binlerce kişi gayrimüslimlere ait ev ve iş yerlerine saldırmaya başladı.
* 6-7 Eylül 1955 günü ellerinde kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülen on binlerce kişi resmi kaynaklara göre 4 bin 214 ev, 1004 iş yeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel vb. 5 bin 317 yeri tahrip etti. Farklı rakamlar da telaffuz ediliyor.
* İzmit ve Adapazarı'ndan gelen yağmacılar geri dönmek üzere Haydarpaşa Garı'na geldiklerinde, üzerlerinde yağmaladıkları mallarla yakalandılar. Bunların büyük bir bölümünün başka şehirlerden getirildiği ortaya çıktı. (İddialara göre; Sivas'tan 145, Trabzon'dan 117, Kastamonu'dan 116, Erzincan'dan 111 kişi…)
KTC DE NE OLA Kİ!
6-7 Eylül olaylarıyla ilgili bir çarpıcı husus daha;
* Bombayı koyan bir istihbaratçı... Kışkırtma amaçlı eylemin duyulmasını sağlayan o gün ek baskı yapan İstanbul Ekspres gazetesi... Ve kalabalıkları İstiklal Caddesi ile azınlıkların yaşadıkları mahallelere sevk eden KTC!
* KTC de neydi ki? Özetle; 6-7 Eylül 1955 tarihinde, İstanbullu Rum vatandaşlarımıza yönelik işlenen, cinayet, yaralama, saldırı, tahrip ve yağma suçları… 6-7 olaylarının, İngilizlerin Londra’da düzenlediği Uluslararası Konferans’ın ikinci gününde gerçekleşmesi son derece dikkat çekiciydi. Londra’daki Uluslararası Konferans’ın hemen öncesinde, “Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti” (KTC) adına bir ilginç deklarasyon yayınlandı. Bu arada birçok öğrenci birliği de bildiriler yayınlayarak, Taksim Meydanı’nda protesto mitingi düzenledi.
* Bu mitingin ardından, bazı gruplar İstiklal Caddesi’ne yönelerek Rumlara ait iş yerlerinin camlarını kırdı. 29 Ağustos 1955’te başlayan Londra Konferansı’nın sona ermesinden bir gün önce, 6 Eylül 1955 tarihinde -Londra’da konferans henüz sürerken-, Selanik’te Atatürk’ün evini Yunanların bombaladığı asparagas haberi patlatıldı! Ve bir anda bu yalan haber ülkenin dört bir yanına yayıldı! Sonrasında da o vahim olaylar yaşandı…