Geçtiğimiz günlerde Hakk’a yürüyen Molla Ahmet Bekiroğlu’nun vasiyeti belli oldu. İlk kez bu sütunlarda yayınlanan Ahmet Bekiroğlu’nun vasiyeti şöyle:
“Bismillâhirrahmânirrahîm.
Vasiyetimdir.
Bütün Müslümanlara hakkım helaldir.
Kimseye borcum yoktur.
Kimseden alacağım da yoktur.
Bir kimse benden alacağının olduğunu iddia ederse, oğullarım ona istediğini versinler.
Annenize bir miktar altın borcum var. Onu kalan mirasımdan karşılayın.
Bütün Müslümanlar, başta çocuklarım ve akrabalarım olmak üzere, benim adıma her ne hayır yapmak isterlerse bunda serbesttirler.
Çocuklarımın her Ramazan ayında bana bir hatim okumalarını isterim.
Mal olarak bir evim vardır. Anneniz sağ kaldığı sürece onun kullanımındadır. Annenizin vefatından sonra evi, şeriatın emrine uygun şekilde taksim ediniz.
Cenaze yıkama, tekfin, teçhiz işlemlerini Abdullah yapsın. Namazımı da o kıldırsın.
Nerede vefat edersem beni orada defnediniz. Naaşımı uzaklara taşımayınız. Cenazemi bekletmeyiniz. Erken kaldırınız, insanlara zahmet vermeyiniz. O anda hazır bulunan Müslümanlarla namazımı kılınız.
Kitaplarım, ihtiyacı olanlar arasında rızayla dağıtılsın.
Akrabalarım;
Sağken sizleri bir araya getiremedim.
Vasiyetim odur ki, aranızda meydana gelen fitneyi daha fazla büyütmeden sulha kavuşturun. Büyükler bu işi çözsün. Küçükler de büyüklerin sözlerinden çıkmasınlar.
Hayatım boyunca şeriatın emrinden çıkmadım. Siz de çıkmayın. Şeriatın emrine uyun. Akrabalık bağlarını muhafaza edin. Akrabalık bağlarınızı güçlendirin.
Evlatlarım, annenize merhamet gösterip onu kollayınız.
Kız kardeşlerinizi gözetiniz.
Anneniz ve kız kardeşleriniz benim size emanetimdir.
Siz de Allah’a emanet olun.
Ahmet Bekiroğlu - 2 Mayıs 2017 Malatya”
***
Molla Ahmet Bekiroğlu’na Allah’tan (c.c.) rahmet diliyorum. Cenab-ı Hak, cemi cümlemize de böyle bir hayat sürmeyi nasip ve müyesser eylesin. İnşallah!
SEYDA MOLLA AHMET BEKİROĞLU
* Davasının delisi, İslam’ın müdafii idi.
* Küfre ve tuğyana karşı başı dik idi. Müslümanların feryadını kalbinde duyandı.
* İslam uğrunda sürüldü, sorgulandı; hayatının birçok safhası mahkeme koridorlarında geçti.
* Cezaevinden korkmazdı. On yıl cezaevinde vaizlik yaptı.
* Millî Görüşçü olmayı cihat bildi. Amerika’ya düşmandı. Ümmet ve İslam Birliği dediğinde gözleri heyecanla parlar, kelimeleri cesaretle şakırdı.
* Eli doksan dokuzluk tesbihinde, kalbi mücahidin mevzisindeydi.
* İlim öğretti. Cihat öğretti. Kınayıcıdan korkmadı.
* Müslüman gençlerin üzerine titrerdi. Çünkü şeyhi Haydar Baba ona, “Akıncı gençlerin hızını kesmemesini” öğütlemişti.
* Dinlerarası diyalog yapanların yüzlerine karşı cami kürsülerinde, “Allah katında tek din İslam’dır” nidasını yükseltti.
* İnsanların evlerinde konuşmaktan korktukları hakikatleri kürsülerden haykırdı.
* Koltuk ve makamlar önünde eğilmedi. Politika ve takiyye yapmadı.
***
* Hanesinde televizyonu yoktu. Evine Millî Gazete’den başka gazete de sokmadı. Gazetenin tamamını okurdu.
* Sabah namazı şöyle dursun, teheccüdü kaçırdığı vaki olmamıştır.
* Yürürken, otururken, bahçedeyken ağzından her daim cehri “Lâ ilâhe illallah” zikri ahenkli bir kısık sesle dökülürdü.
* Hayatı üç kelimeydi: İlim, tarikat ve Millî Görüş.
* Kâfirler bir İslam toprağına postallarıyla bastığında ciğerinden bir parça koptuğunu görürdünüz.
***
* Onuruyla yaşadı ve gitti. Ardında hâkim kılınacak bir mushaf, kutlu bir dava ve sürecek bir kavga bıraktı.
* Tekfir etmedi, ırkçılık yapmadı, mezhepçi değildi. İtikatta ehl-i sünnet ve’l-cemaat (Eşari), amelde Şafii idi.
* Müslümanlara eziyet etmek istemedi. Bunun için “Öldüğüm yere gömün. Ama İslam toprağı olsun” dedi. Malatya’ya defnedildi. Tören istemedi. Cenazesini her zaman önemsediği gibi mütevazı bir kalabalık defnetti.
* Taziyesi görülmemiş bir kalabalığa ev sahipliği yaptı. Ulukent Mahallesi Sarıcan Camii’nde mevlid okundu.
* Devlet erkânı taziyeye iştirak etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve birçok bakan aileyi aradı. Başta Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk olmak üzere Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Birol Aydın telefonla taziyelerini iletti.
* 1945 yılında Elazığ/Sarıcan’da doğdu.
* Âlimdi. İlmi ile amildi.
* Sarıcanlı Molla Bahri Tunç’un talebesiydi.
* Medresede icazetli bir müderris, dergâhta icazetli bir mürşiddi.
Son not; TRT ŞEŞ tarafından Seyda Molla Ahmet Bekiroğlu belgeseli çok yakında ekranda olacak…
Fıratpen’in sahibi, hayırsever işadamı Nevzat Demir’in amcası, baba dostu Ömer Demir, Hakk’ın rahmetine kavuştu. Mekânı cennet olsun... Yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum…
SALİH TURHAN NELER ANLATTI?
anadolu Gençlik Derneği (AGD) Genel Başkanı Salih Turhan aradı; “AGD demek Kur’an demek” başlıklı yazı için teşekkür etti.
Birkaç noktanın da altını çizdi. Şunları söyledi Salih Bey:
* “YAZET programları bittikten sonra da faaliyetlerimiz aynı hızla devam ediyor, 11 ay boyunca devam eden ‘okuma gurupları’ oluşturuyoruz.”
* “Anadolu Gençlik Derneği olarak her sene ilkokul ve ortaokul öğrencilerine milli, manevi ve ahlaki eğitimler vermek üzere yaz etkinlikleri organize etmekteyiz.”
* 81 il ve ilçelerde yapılmak üzere organize edilen yaz etkinlikleri sonunda da öğrencilerle irtibatımızı koparmıyoruz. Sene içinde okuma grupları adı altında öğrencilerimizle haftalık bir araya geliyor hem manevi eğitimlerine hem de okul derslerine yardımcı oluyoruz.”
* “Bahanesi kitap” sloganıyla oluşturduğumuz okuma grupları 10’ar kişilik öğrenci topluluğundan oluşmakta. Her bir grubun da bir tane sorumlusu bulunmaktadır.”
* “Okuma grubundaki amacımız; öğrencilerimizin, 1) Güçlü bir kişilik sahibi olmalarını sağlamak, 2) Derslerinde başarılı olmalarını sağlamak, 3) Milli ve manevi değerlerine bağlı olmalarını sağlamak.”
* “Haftalık okuma grubu öğrencilerinin eğitimlerini de “Hanzala” isimli eğitim dergisi üzerinden sağlamaktayız.”