Kudüs’ü Osmanlı’dan koparan İngiliz General Allenby’nin ilk sözleri:
İşte Haçlı Seferleri bugün bitti!..
İNGİLİZLERİN DÜNYAYA ARMAĞANI!..
Kolay lokma haline getirdikleri Osmanlı İmparatorluğu’nu Birinci Dünya Savaşı’nda tamamen bitirdiler. Savaş sonrasında Mekke-Medine, Suriye, Kudüs, Irak, Ürdün ve Musul gibi çok çok önemli topraklar elimizden çıktı. Bütün Arap Yarımadası’nın kaybedildiği bu savaşta, aslan payını İngilizler aldı. Zengin yeraltı kaynaklarını eline geçiren İngilizler aynı zamanda sömürgeleri olan Hindistan’ın da yolunu açmış oldular. Suudi Arabistan, Irak, Ürdün ve en önemlisi İsrail, İngilizlerin dünya haritasına bir armağanıydı. İngilizlerin bölgede etkili olmasındaki en önemli unsur ise Yahudi ajanlarıdır. Bu ajanlar sayesinde Osmanlı Ordusu’nun bütün bilgileri en ince detayına kadar İngilizlerin eline geçiyordu. Bugünkü sayfamızda, Osmanlı’nın Kudüs’ü kaybetmesiyle ilgili bilgilere yer verdik. Bugün binlerce destekçisi bulunan Haçlı zihniyetinin o günkü görünen yüzü bir İngiliz generaldi.
Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizlerin Türklere karşı savaşmaları Yahudileri bir hayli sevindirmişti. İngilizler bir yandan Yahudilerin istediği şeyleri söylüyor diğer yandan da Arap kabilelerini Osmanlı’ya karşı kışkırtıyordu. Siyonistlerin beklediği sözler bir İngiliz Bakan’ın ağzından dökülüyordu. İngiliz Bakan Balfour’un sözleri Yahudilerin ağzını sulandırmıştı:
“Büyük İngiltere hükümeti, Filistin’de Yahudiler için millî bir vatan kurulmasını istemektedir. Bu gayeye ulaşmayı kolaylaştırmak için bütün gücünü sarf edecektir.”
HASTA Adam olarak nitelendirilen Osmanlı’nın 1915’teki Çanakkale destanı İngilizlerin gözünü bir hayli korkutmuştu. Osmanlı’nın zayıfladığını düşünen İngiltere 1916’daki Kut-ül Amare’de yine aynı acıyı tatmıştı. Rusya’daki 1917 Bolşevik İhtilaliyle iyice zayıflayan İtilaf Devletleri’nin güçlü üyesi İngiltere, aldığı Amerikan yardımıyla Batı cephesinde yeniden güç kazanmaya başladı. Askeri yığınağını yeniden Ortadoğu’ya kaydıran İngilizler, Hindistan yolunun güvenliğini sağlamak istiyordu. Ayrıca zengin yeraltı kaynakları bulunan Ortadoğu, İngilizler için başka güçlere bırakılmayacak kadar kıymetliydi.
KANAL HAREKATLARI MAĞLUBİYETLE SONUÇLANDI
OSMANLI Ordusu, Irak ve Filistin’de sürekli teyakkuzdaydı. Buna Mısır’daki Osmanlı hakimiyetini yeniden sağlama telaşı da eklenmişti. Ayrıca İngilizlerin Hindistan yolunun da kesilmesi gerekiyordu. Bu amaçla Süveyş Kanalı’nın ele geçirilmesi için 1915 ve 1916 yıllarında iki tane harekat düzenlendi. Bu iki harekatta başarısızlıkla sonuçlandı. Daha sonra savaşın ağırlığı Suriye ve Filistin’e kaydırıldı. Hem Yahudilere hem de Arap kabilelere şirin görünme amacındaki İngilizler, ajanları vasıtasıyla Arap milliyetçilerini de kışkırtıyor, Müslümanlar arasına fitne tohumları ekilmesinde ajanlarını kullanıyordu. Ajanları vasıtasıyla Mekke şerifi Emir Hüseyin’le anlaşan İngilizler, Suriye-Irak ile Hicazı içine alan müstakil bir Arap Devleti kurma vaadinde bulunmuştu. Aynı zamanda Siyonistlere de Filistin’de devlet kurma sözü verilmişti.
GAZZE SAVAŞLARI
şerif Hüseyin’in başlattığı ayaklanmanın bastırılması için Osmanlı 4. Ordusu’nun bir kısmı Hicaz’a gönderildi. Ordunun geri kalan kısmı ise Gazze, Şeria ve Birusseba hattında savunmaya çekildi. İngilizler, 1917’nin baharında Gazze’ye saldırıya geçti. Türklerin yeni bir kahramanlık destanı da birinci ve ikinci Gazze savaşlarıyla yazılıyordu. İngiliz savunması başarısız olmuş geri çekilmeye başlamıştı. Takviye kuvvetleriyle Filistin cephesinde toplanmaya başlayan İngiliz birliklerine karşılık olarak Türk Birlikleri bu cepheye kaydırıldı.
Kudüs’te İngiliz işgali
Savaş hazırlıklarını tamamlayan İngilizler, 24 Ekim’de 138 bin askerle taarruza geçti. Ancak yine geri çekilmek zorunda kaldı. İngiliz Generali Allenby’nin emriyle 27 Ekim 1917 sabahı Gazze’ye bombardıman ve taarruz yeniden başladı. Bu taarruzda kara topçusuna, denizden de İngiliz ve Fransız gemileri yardım ediyordu. Aynı gün akşamı ise, Osmanlı cephesinin sol kanadını düşürmek için, Beer-Şeba üzerine hücum etti. 31 Ekim akşamı Birüssebi İngilizlerin eline geçmişti. Böylelikle Osmanlı cephesi tehlikeli bir duruma girmişti. Bunun için 5 Kasım’da Gazze boşaltıldı ve 7 Kasım’da İngilizler Gazze’yi ele geçirdiler. Daha sonra, Osmanlı kuvvetleri çekilmeye, İngiliz kuvvetleri de ilerlemeye başlamıştı. İngilizler 15 Kasım’da Yafa’yı da ele geçirince, Osmanlı kuvvetleri de Kudüs’e doğru çekilmeye başladı. Kudüs’te kuvvetli bir savunma hattı meydana getiren Osmanlı kuvvetleri Allenby’in taarruzunu durdurmuşlardı. Bunun üzerine Allenby hareketini yavaşlatıp, malzemesini ve kuvvetlerini topladıktan sonra, 8 Aralık’ta Kudüs’e karşı taarruza geçti ve 9 Aralık 1917 günü Kudüs düştü. Böylece bugünkü Siyonist İsrail belasının da temelleri atılmış oldu. Şehre giren İngiliz Generali Allenby, zihniyetini ortaya koyan tarihi sözünü söyledi: İşte Haçlı Seferleri bugün bitti!..
Ünlü yahudi Rothschild’e gönderilen mektup
İngilizlerin Lloyd George kabinesinin Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour, Britanya Parlementosu’nun Yahudi asıllı üyesi Lord Walter Rothschild’e yazdığı 2 Kasım 1917 tarihli kısa mektubunda şöyle diyor: “Majestelerinin Hükümeti adına size bildirmekten mutluluk duyarım ki, Yahudi Siyonist emellere sempatiyi belirten ekteki deklarasyon kabineye sunulmuş ve kabul edilmiştir. Majestelerinin Hükümeti, Filistin’de Yahudiler için bir milli yurt kurulmasını uygun görmekte olup bu hedefin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden gelenin en iyisini yapacaktır. Şurası açıkça anlaşılmalıdır ki, Filistin’deki Yahudi olmayan toplumların sivil ve dini haklarına ve Yahudilerin diğer ülkelerde sahip oldukları hak ve politik statülerine halel getirebilecek hiç bir şey yapılmayacaktır. Bu deklarasyonu, Siyonist Organizasyonun bilgisine sunarsanız müteşekkir olurum.”
“Geriye dönmeyin, bizi düşmana çiğnetmeyin”
Gazze’de cepheye giden Osmanlı askerlerinin yollarına Filistinli kadınlar çıkıyor, onlara yiyecek veriyorlardı. Savaştan sonra bir Osmanlı askerinin günlüğünde şu kelimeler okunuyordu: “Müfreze tam bir sürat ve mükemmeliyetle toplanıp yola düzülmüştü. Filistin’in kahraman anaları Zedud köyünden geçen yolun iki tarafına dizilmiş, ellerinde bakır bakraçlarla askerlerimize su, süt ve yoğurt ikram ediyorlardı. Bu fakir Arap köyünün asil evlatları, ana vatan uğruna kurban giden Türk çocuklarına yaprakları üzerinde taze koparılmış portakallar ikram ettiler. Ve müfreze köyden ayrılırken ateşin bir mahfaza içinde saklanmış inciler gibi gözüken beyaz dişlere ve derinliklerinde zeka kaynayan güzel koyu siyah gözlere sahip cevval Arap kadınları, eski bir geleneğe uyarak arkamızdan bağırıyorlardı; geriye dönmeyin, bizi düşmana çiğnetmeyin. Ve sonu gelmeyen zılgıtlar..”
Selahattin Eyyubi’nin mezarının başına ayağını koyarak “İşte yeniden geldik Selahattin” deme saygısızlığını gösteren İngiliz General Edmund Henry Hynman Allenby.
KRONOLOJİ
Türk Askerinin Kore’de Kunuri Zaferi (1 Aralık 1950).
Namık Kemal’in ölümü ( 2 Aralık 1888).
Sultan II. Selim’in vefatı (1574).
Kıyafet Kanunu’nun Kabulü (3 Aralık 1934).
BM Kuvvetleri’nin Kore’den çekilmeye başlaması (1950).
Pakistan-Hindistan Savaşı (3 Aralık 1971).
Kahire Konferansı (4 Aralık 1934).
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934).
Japonlar’ın Pearl Harbour baskını (7 Aralık 1941).
Kudüs’ün elimizden çıkışı (9 Aralık 1917).
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin yayınlanması (10 Aralık 1948).
MGK Genel Sekreterliği kuruldu (11 Aralık 1962).
Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiligi İdare Ataşesi Çağlar Yücel, arabasında uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü (11 Aralık 1993).
2. Sultan Selim’in vefatı (15 Aralık 1574).
Pakistan’ın, Hindistan’a karşı yenilgisi ve ateşkes (17 Aralık 1971).
Demokratik Parti Kuruldu. Kurucuları Ferruh Bozbeyli, Saadettin Bilgiç, Talat Asal ve Yüksel Menderes idi (18 Aralık 1970).
Brüksel Paktı İstisare Konseyi’nin Batı Birligi Askeri Organizasyonu NATO’ya katılmasını kararlaştırması (20 Aralık 1950).
1954 Seçimlerinden sonra bazı milletvekilleri DP’den ayrılarak “Hürriyet Partisi”ni kurdular (20 Aralık 1955).
III. Murat’ın tahta çıkışı (1574).
Cenevre’de Orta Doğu Konferansı (21 Aralık 1973).
Sovyetler’in Afganistan’ı işgali (21 Aralık 1979).
ABD’nin Panama’yı işgali (1989).
I. Ahmet’in tahta çıkması (1603).
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kuruldu (22 Aralık 1962).
I. Mesrutiyet’in ilanı (23 Aralık 1876).
İsmet İnönü’nün ölümü (25 Aralık 1973).
Uluslararası Takvim ve Saat’in kabulü (26 Aralık 1925).
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatı (27 Aralık 1936).
Pakistan Eski Başbakanı ve Halk Partisi Lideri Benazir Butto, Ravalpandi’deki miting sonrası uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi (27 Aralık 2007).
Irak’ın Devrik Lideri Saddam Hüseyin, Ducecly Davası’nda hakkında verilen karar gereği başkent Bağdat’ta idam edildi (30 Aralık 2006).