Mısır da yapılan darbe ile ardından yaşanmakta olan
katliamlar ve alınmaya çalışılan kararlar bizlere demokrasinin ne menem bir şey
olduğunu açık seçik gösteriyor!
Yaşananlardan bir hayli ders çıkarmak mümkün!
Kendileri iktidarda iken başkalarının da iktidara gelmesi
için demokratik kurallara uyması gerektiğini iddia edenler başkalarının bu
kurallara uyarak iktidara gelmeleri halinde ordudan yardım isteyerek gerçek
yüzlerini ortaya koyuyorlar!
Adına demokrasi dedikleri şey böyle bir şey işte!
Oyların yarısından fazlasını bile almış olsanız onlar
için mana ifade etmiyor!
Onlar oyların yarısından fazlasını almışlarsa mesele yok!
Ama başkaları bu oy oranını yakalamışsa hemen demokrasinin korunması için
askerin devreye girmesini istiyorlar ve askerde bu isteği kırmayıp(!) harekete
geçiyor!
Adına demokrasi dedikleri şey böyle bir şey işte!
Şayet sandıkta başa çıkamıyorlarsa onlar için çare
tükenmiş(!) değil!
Oyların çoğunu derleyip toparlayanların bağlı oldukları
siyasi kuruluşların feshedilmesi için hemen kolları sıvayıveriyorlar!
Seçimle başa çıkamadıkları insanları bağlı oldukları
siyasi kuruluşları feshederek, kapatarak ya da dağıtarak netice almaya
çabalıyorlar!
Adına demokrasi dedikleri şey böyle bir şey işte!
Mısır da binlerce Müslüman katledilirken, hiç sesi sedası
çıkmayanların azınlıkta bulunan Hristiyanların bir zarar görmemesi için çağrı
üzerine çağrı yapmaları da bize adına demokrasi denilen şeyin nasıl bir şey
olduğunu göstermesi için güzel bir örnek teşkil ediyor!
Adına demokrasi denilen şey böyle bir şey işte! Belki de
bu adına demokrasi denilen şey elma şekeri gibi bir şey olsa gerek! Önce
üzerindeki şekeri yiyorsunuz! Ardından elmasını!
Ve sonunda elinizde kazığı kalıyor!
Adına demokrasi denilen şey de Müslüman olmayanlar için
bir anlam ifade ediyor! Elma şekerinin üzerindeki şeker ve elma gibi!
Ama aynı güzelliklerden Müslümanlar istifade etmek
isteyince hemen geride kalan kazık ön plana çıkarılıyor!
Evet, Mısır daki darbe ve ardından yaşanan katliamlar ile
yapılan açıklamalar demokrasi yalanının takkesini düşürdü ve kelleri açıkça bir
kez daha görülmüş olmadı mı