2020’nin Kahramanı: 2020’nin kahramanı hiç tartışmasız asgari ücretli. 2020 yılı boyunca; 2 bin 324 lira 70 kuruş TL alan asgari ücretli, bu maaşla ev kirası verdi, mutfak masrafını karşıladı, elektrik-su-doğalgaz-yakıt-telefon ücretini yatırdı, işe gidiş geliş ücretini verdi, çocuklarının okul masraflarını üstlendi, hastane-ilaç ücretlerini ödedi, eşine ve çocuklarına elbise-ayakkabı aldı… Tüm bunları bu ücretle nasıl başardığı başlı başına bir, “tüm zamanların en karakteristik öyküsü” olması hasebiyle, asgari ücretli, 2020’nin hiç tartışmasız kahramanıdır!
* 2020’de Bunlara Çok Sevindik: 1) Ayasofya Camisi ibadete açıldı, 86 yıl sonra ilk Cuma namazı kılındı. 2) Dost ve kardeş ülke Azerbaycan, işgal edilen topraklarını işgalden kurtardı.
* 2020’ye Damga Vuran: 2020’ye damgasını vuran, hiç şüphesiz koronavirüs (Kovid-19). Tüm dünyanın dengesi sarsıldı, kimyamız değişti.
* 2020’de Yılın Şüphesi: Kovid-19 aşısı! Başından bu yana dillendirilen bir görüş halkası hepimizin canını sıkıyor ve de kuşku meydana getiriyor; 1) Acaba özellikle Batı’da üretilen bu aşılar sağlıklı mı? 2) Acaba koronavirüs aşıları bir nevi ‘çip’ görevi mi üstlenecek? 3) Acaba bu aşılarla insanlar takip mi edilecek? 4) Acaba bu aşılar bir nevi içimizde, damarlarımızda, kanımızda dolaşan bir casus düşman mı? Dolayısıyla 2020’nin en büyük kuşkusu hiç kuşkusuz bu aşılar… Her ne kadar devlet adamları ‘biz de bu aşıdan yaptıracağız!’ dese de bu kuşku insanımızın kafasında belli bir yer etti…
* 2020’nin Alkışı: Filyasyon ekipleri. Bu korona günlerinde tüm riskleri göze alarak hastaların ayağına kadar giderek, ev ev dolaşarak test için numune alan, ilaç veren filyasyon ekipleri, 2020’nin alkışı sonuna kadar hak eden sağlıkçıları. Elbette, diğer tüm sağlık çalışanları da… Bu arada şu bilgiyi de verelim; “Filyasyon” kelimesi “tıpta hastalığın kaynağını bulmak” anlamına geliyor.
* 2020’nin Zalimi: İşgalci İsrail. Terör devleti, ateş açıp masum insanları, çocukları, kadınları katlediyor. Filistin, yıllardır Siyonist İsrail saldırılarıyla karşı karşıya. Filistin halkının hakları, toprakları, vatanları, canları, malları ellerinden alındı, alınıyor. Filistinliler, terör devleti İsrail zulmü altında çok zor şartlarda hayatlarını devam ettirmeye çalışıyor. Yapılan bütün anlaşmalara rağmen, uluslararası alanda alınan bütün kararlara rağmen Filistin’e, Gazze’ye uygulanan abluka ve ambargo her geçen gün ağırlaşıyor. Terör devleti İsrail hiçbir kanun, yasa, anlaşma tanımıyor! Terör devleti İsrail 70 yıldır Filistin’e zulüm uyguluyor. Hülasa 2020 yılının en büyük zulmedeni hiç kuşku yok ki terör devleti İsrail ve bu devleti koruyan ve kollayanlardır…
ASIL MESELE BURADA?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM’deki konuşmalarında sık sık şu vurguyu yaptı: “Dünya 5’ten büyüktür.”
Erdoğan, Birleşmiş Milletler’de 5 ülkenin veto hakkını eleştirmek için bu sözünü söyledi.
Asıl mesele, dünyanın bu 5 ülkenin insafına, inisiyatifine bırakılması. Bu ülkeler, 1) Çin Halk Cumhuriyeti, 2) Fransa, 3) Rusya, 4) Birleşik Krallık (İngiltere), 5) Amerika Birleşik Devletleri ( ABD).
Sormak gerekmiyor mu; bu ülkelerin aldığı kararlara nasıl güvenip de, “Kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine yönelik çıkarılan yasayı” uygulayacağız?
***
* “Irak’tan Suriye’ye, Filistin’den Yemen’e, Mısır’dan Libya’ya, Afganistan’dan Ukrayna’ya kadar, geniş bir coğrafya, derin krizler içinde insanlığın vicdanını yaralayan görüntülere sahne oluyor. Ortalıkta BM’yi ilgilendiren bir sorun var demektir.”
* “Suriye’deki savaşta, binlerce çocuk hayatını kaybetti. Filistin’in sadece Gazze Şeridi’nde, en modern ve ölüm saçan silahların doğrudan hedefi olarak çocuklar katledildi.”
* “Mısır’da halkın oylarıyla seçilen cumhurbaşkanı darbeyle indirilirken BM sadece izliyor, bu darbeyi yapan kişi meşrulaştırılıyor.”
***
Bu vurguları yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Bu vurguların yapılmasına dayanak teşkil eden sabıkalı yapı, BM çatısı altında aynen duruyor.
O halde bu düzenlemeyi bir kez daha gözden geçirmekte yarar var mıdır, yok mudur…