Cihad kelimesi yine yürekleri coşturuyor, gönüllere
Cennet ten esintiler getiriyor. Durgun bir hayatı kabul etmeyen İslam dini
yaşama ve yaşatma zeminini Cihat ta buluyor.
Modern zamanlarda aslına sadık kalamadığımız nice dini
terimlerimizden biri de cihat değil mi İslamî literatürde: Dini emirleri
öğrenip ona göre yaşamak ve başkalarına öğretmek, iyiliği emredip kötülükten
sakındırmaya çalışmak, İslam ı tebliğ, nefse ve dış düşmanlara karşı mücadele
vermek şeklindeki genel ve kapsamlı anlamı yanında fıkıh terimi olarak daha
çok müslüman olmayanlarla savaş, tasavvufta ise nefs-i emmareyi yenme çabası
için kullanılmıştır.
Hak ve fazilet mücadelesi olan hayat, iman, adalet,
emniyetle yaşandığı zaman gerçek tatlara kapı açar.
Mümin hak ve fazilete hizmet duygularıyla dolu; aziz ve
kahraman bir varlıktır. Zaaf ve korku müminin yanına yaklaşamaz. Mümin için
cihad bir saadet ibadetidir.
Ey müminler! Siz, Allah a kulluk ederseniz; O da size
yardımda bulunur ve ayaklarınızı sağlamlaştırır. Allah ın yardımına uğrarsınız.
Size kimse galip gelemez. Göklerin ve yerin görünür, görünmez askerleri Allah
emrindedir. O, kullarının her halini bilir; hakim ve kudretli bir Allahtır.
diye Kur an-ı Kerim de buyrulur.
Hazreti Peygamberin: Kostantiniyye, muhakkak
fetholunacaktır. Onun kumandanı ne güzel bir emir; ve o asker ne güzel
askerdir müjdesini gönüllerine bir muştu gibi koyan müslümanlar daha dört
halife dönemindeyken İstanbul yollarına düşmüşlerdi.
Çok uzun yıllar geçti.
Kızıl Elma ülküsünü diri tutan ecdadımız hep İstanbul
dedi sonunda da buna Sultan Mehmet le ulaştı.
Akşemsettin, Molla Gürani gibi büyük insanların
terbiyesinde yetiştirilen Sultan Mehmet fethe önce kendisini hazırlamış, sonra
da bunu hep birlikte başarmıştır.
İman ve kulluk, akıl ve kalbin tabiî dengesidir. Dinimiz
bunun ancak hürriyetlerin korunduğu yerde gerçekleşeceğini bildirmiş, din
hürriyetini, akıl, can, mal, namus değerleriyle takviye etmiştir.
İstanbul fetihle gerçek kimliğine kavuşmuş, asıl hakiki
mamurluğunu ve güzelliğini fetihten sonra Müslümanlarla kazanmıştır.
Kızıl Elmanın sonraki durağı Roma olmuş, Fatih Sultan
Mehmet bunun için hazırlıklara başlamış ama ömrü kifayet etmemiştir.
İstanbul un fethi yüzlerce yıl öncesinden bugüne yine
emsalsiz dersler vermeye devam ediyor. Dünyanın çekilmez sıkıntılarını cihadın
potasında eriten müminler Hazreti Peygamberin: Biliniz ki Cennet, kılıç
gölgelerinin altındadır hikmetine bugün ne kadar da muhtaç.
Varlığımızın cansuyu olan İstanbul Mayıs ayında
erguvanlarla şenlenirken bizlerde uyandırdığı Fetih düşüyle gönüllerimize
Firdevs ten diriliş solukları düşüyor.
Fethiniz kutlu olsun.