Ülkemizde resmî tatil edilen günlerin listesine şöyle bir göz attım;
* Yılbaşı
* Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 23 Nisan
* Emek ve Dayanışma Günü, 1 Mayıs
* Ramazan Bayramı
* Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 19 Mayıs
* Kurban Bayramı
* Demokrasi ve Milli Birlik Günü, 15 Temmuz
* Zafer Bayramı, 30 Ağustos
* Cumhuriyet Bayramı, 29 Ekim
***
Şimdi…
Her Miladi 1 Ocak tarihi, yani Miladi yılbaşı resmî tatil ama İstanbul’un Fethi olan tarih, 29 Mayıs resmî tatil değil!
* Oysa İstanbul’un fethi ile bir çağ kapanıp bir çağ açıldı!
* Oysa İstanbul’un fethi ile Hilal, Haç’a galebe çaldı.
* Oysa İstanbul’u fetheden komutan, cennetmekân, Fatih Sultan Mehmet ve askerleri, Peygamberimiz Efendimiz’in (sav) müjdesine nail oldu.
Tam da yerinde bir kararla Ayasofya tekrar cami olarak ibadete açılmışken, İstanbul’un fetih günü olan 29 Mayıs tarihinin de resmî tatil olarak ilan edilmesi, bu yönde bir karar alınması yerinde olmaz mı?
Gazze soykırımına destek olan Haçlı ve Siyonist dünyayı en çok rahatsız edecek olan adımlardan biri bu olacaktır, hiç kuşkusuz!..
“İSTANBUL’DA TIRTIL, BAĞCILAR’DA KIRTIL!”
Mahalli seçimlerin hemen sonrası…
Her zaman olduğu gibi, mahalli seçimlerde, Millî Görüş’ün Saadet Partisi’nden bir önceki siyasi partisi olan Refah Partisi seçim zaferi kazanmıştı.
Seçimler sonrası malum belediyelerde ‘komisyon başkanlıkları’ önemlidir.
Komisyonu teslim ettiğiniz isim, emin ve güvenilir olmalı ki belediye başkanı ve parti yönetimi olarak gözünüz arkada kalmasın!
Hele hele bu komisyon ‘imar komisyonu’ ise…
Zira, bir belediye uhdesinde imar komisyonu demek kimilerince; ‘rant’ demek, ‘para’ demek, ‘çıkar’ demek, ‘rüşvet’ demek, ‘usulsüzlüklerin döndüğü yer’ demek!
Tüm bu çıkar ilişkilerinin önüne geçmek için de bu makama güvenilir, emin olunan bir ismin getirilmesi elzem.
Seçimlerden sonra imar komisyonu başkanlığı için çok sayıda isim öne atılır! Bu isimlerin birçoğu da müteahhitlik işleriyle meşguldür.
Merhum Kadir Topbaş, harareti yüksek bu müzakere ve istişarenin en kritik yerinde ayağa kalkar ve şu ismi işaret eder;
- “İmar Komisyonu Başkanımız Halil İbrahim Kırtıl’dır!”
Ve İmar Komisyonu Başkanlığı yaptığı dönemi anlatırken her dosyada kılı kırk yardıklarını, adalet ve hakkaniyet ölçüleri ile karar verdiklerini, Millî Görüş umde ve ilkelerini her daim gözettiklerinin altını çiziyor, Halil İbrahim Kırtıl.
***
Reklam Koordinatörümüz Ertuğrul Köse ile birlikte Tahtakale’deki işyerinde ziyaret ettik, Halil İbrahim Kırtıl’ı. Hoş sohbetini ve anılarını, hatıralarını birinci elden dinleme fırsatını bulduk.
Millî Görüş partilerinde başından bu yana ilçe başkan yardımcılığı, il genel meclisi üyeliği, ilçe belediye meclisi üyeliği görevlerinde bulunan ve bugüne kadar Millî Görüş sevdasından zerre miktar taviz vermeyen Halil İbrahim Kırtıl, görev yaptığı yılları şu özet cümle ile noktaladı;
- “İstanbul’da Tırtıl, Bağcılar’da Kırtıl!”
“İstanbul’da Tırtıl!” dediği de, 1980 askeri darbesinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini üstlenen Abdullah Tırtıl paşa.
Hoş muhabbeti için Halil İbrahim Kırtıl’a çok teşekkürler…
İSRAİL’E NEFRET, FİLİSTİN’E DESTEK!
‘İsrail’e Nefret, Gazze Filistin’e Destek ve Muhabbet Platformu’ adını verdiği çalışma bürosunda, Türk ve Filistin bayrakları yan yana. Bayrakların hemen bitişiğinde, “Siyonist katil Netanyahu! Sen daha gebermedin mi, yahu!” sloganı dikkat çekiyor. Bir diğer dövizde ise, “İsrail, dünyanın kuduz bir köpeğidir!” vurgusu var!
Büronun camında asılı olan pankart ise oldukça anlamlı;
* “Zalim, katil, faşist ve Siyonist İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamın hesabını soracak İslam ülkeleri liderlerinden bir yiğit aranıyor. Bu faşizmin durması için askeri eylemin şart olduğunu artık bilmek, İslam ülkeleri liderlerinin üzerine farz olmuştur. Böyle bir lidere ihtiyacımız vardır. Her zaman desteğimiz ona sonsuz olarak devam edecektir.” İmza; Fahri Özcan hoca.
***
Ertuğrul Köse ile okur ziyaretlerinde ikinci durağımız Fahri Özcan hocamız oldu.
Tıpkı Halil İbrahim Kırtıl gibi Fahri Özcan da Millî Görüş ve Millî Gazete sevdalılarından.
Ülkemizde büyük hizmetlerde bulunan ve İslam’ı irşad eden Fahri Özcan hocamız, Almanya Millî Görüş’ün kurucularından ve önde gelen isimlerinden biri olarak hafızalarda yer edindi.
İlerleyen yaşına rağmen yeryüzündeki ifsad çalışmalarının engellenmesi ve zulmün yok edilmesi için çalışıyor da çalışıyor.
Yukarıda anlattığım gibi bir daireyi bu çalışmalara tahsis etmiş. Misafirlerini burada ağırlamakta.
Kaleme aldığı ve bastırdığı kitaplar da son derece dikkat çekici; işte Fahri Özcan hocamızın yazdığı eserler;
* “Avrupalı Türkler için Vatandaş İlmihali”
* “Almanya Romanı; Mecbur Ettiler!”
* “Yüreğimden Süzülenler; Duygu Seli, Düşündüren Şiirler”
* Orda Bir Hoca Var Uzakta, Din ve Devlet Hain Tuzakta!”
* “Geçmişin İzleri, Karışık İşlerin Düzgün Yazıları!”
* “Türk’ün Almanya Çilesi, Almanya’da Zulüm de var, Almanya’da 870 bin işçiye boş yer var!”
* “İstanbul Sözleşmesi mi İslam Güzelleşmesi mi? Sizce bu minareler şehrine hangisi uyar?”
En ehemmiyetli çalışmalarından biri hiç kuşkusuz bir ifsad çalışması olan ‘diyalogcular’a ait olanıydı; Fahri Özcan hoca, diyalog hastalığına tutulanların kurtarılması için çaba gösterdi ve diyalogculuğun İslam'a verdiği tahribatı önlemek ve inançların zedelenmesine mani olmak için gayret etti.
Halil İbrahim Kırtıl ve Fahri Özcan büyüklerimize Allah’tan (cc) sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler temenni ediyorum.
TAHİR BÜYÜKKÖRÜKÇÜ KİMİ SORDU?
Fahri Özcan’la ilgili birkaç not daha…
* Üniversite öğrencilerinin büyük hamisi olan Gönenli Mehmet Efendi’den övgüyle ve muhabbetle bahsediyor.
* Almanya’da bulunduğu yıllarda bu ülkeyi ziyarete gelen, merhum Erbakan Hocamızın kadim dostlarından ve yol arkadaşlarından merhum Tahir Büyükkörükçü’nün konferansında sunucu Fahri Özcan’dır. Sunumuyla salonu coşturur.
* Ertesi gün merhum Tahir Büyükkörükçü’nün bir başka mekânda daha konferansı vardır. Sunucunun farklı olduğunu görünce sorar; “Dünkü sunucu kardeşimiz nerede kaldı!”
Daha ne anılar, ne hatıralar…