Kimileri Çamlıca Camii ne sevine dursa da, Sultan Ahmed
Camiinin kopya planının yükseldiği cami mimarisi eminim ki pek çok kişinin de
içine sinmemekte. Küçük bir grup İstanbul da sadece Sinan ın elinin değdiği
camileri dolaşmak istediklerini, kendilerini gezdirmemi istediklerinde çok
mutlu oldum.
Kesinlikle kendisini tekrarlamayan o deha karşısında bir
kez daha hayran kaldık. Koca Sinan ın dayandığı Osmanlı Mimarlık birikiminin
geniş havzasından sonra kes yapıştır mimarilerle yola devam etmemiz üzüntü
verici.
Uzun ömrünün son anlarına kadar eser veren deha mimar,
katıldığı savaşlarda çevresini gözlemleme fırsatı bulmuş. Belgrad seferi,
Rodos, Mohaç, Irak, Mısır, Korfu, Almanya, Boğdan seferlerine katılmıştır. Yol
güzergâhındaki eski eserleri inceleyen usta mimar, yüreğindeki deftere de
notlar almakta idi.
Selçuklu mimarisini incelemiş, Arap, İran, Hint, Afrika,
Asya, Avrupa, Memluk, Endülüs mimarileri hakkında büyük bilgiye ulaşmıştı.
Osmanlının başkentleri olan Bursa ve Edirne ekolü yanı sıra Anadolu beylikler
devri mimarisini de yakından tanımıştı. Eserlerinin üzerinde durduğu topografya
ile yakın ilişki kurmasını, insanlar tarafından her taraftan temaşa edilmeyi
amaçlamıştı.
O sadece camilerin, külliyelerin mimarı değildir.
Zengin muhayyilesi bizlere köprüler, su kemerleri,
çeşmeler, hamamlar, türbeler de hediye etmiştir.
Yine Hantal mimarileri gözümüze sokmadan Turgut
Cansever in ifadesi ile: çevre ve tabiatla uyum içinde, İslami hayat tarzına
uygun, dünyanın sonraki nesillerin de hakkı olduğu anlayışını yansıtan,
gelişmeye açık, dünyayı tezyin eden bir mimariyle meydana getirmiştir .
Önceki gün programı yaptık, bize Sinan eserlerini
gezdirin diyen gençleri tebrik ettim artık gözü kapalı değil temalı geziler
düzenlemekte yeni nesil.
Onları önce ilk eserlerinden başlattım ki, yaşla beraber
insan zekâsının da nasıl kemale kavuştuğunu görsünler.
Benimde doğduğum
semt olan Haseki ye gittik. Sinan 50 yaşında iken mimarbaşılığa getirilir ve
Kanuni nin eşi Hürrem Sultan ın isteği ile cami, medrese, sıbyan mektebi,
imaret, darüşşifadan oluşan Haseki Külliyesini inşa eder.
Çocuklara gösterdiğim diğer bir ilk eseri ise Beşiktaş ın
kandili, Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi idi.
Kanuni nin kızı Mihrimah Sultan için yaptığı Külliye
de, Üsküdar ı aydınlatan avize idi. Cami, medrese, sıbyan mektebi, hamam,
tabhane, imaret ve han binaları ile bir kadının zarafet ve estetiğinin mimariye
yansıtıldığı başka bir örneği yoktur.
Çıraklık eserim dediği Şehzade Mehmed Külliyesi, genç
yaşta ölen şehzadeye ithaf edilmiş cennet temalı bir şiir gibidir.
Fakat asıl İstanbul un şaheseri yolumuzu gözlemektedir.
Kalfalık eserim dese de bu muhteşem eser Süleymaniye Külliyesidir ki, onu
gezmek için grubumuzla ertesi güne sözleştik.
Halice hâkim yamaçtaki abide, şehir peyzajında Ayasofya
ile bakışmaktadır. Yorgunluktan değil de mimarinin esrik tadından sarhoş
olmamak mümkün değildi. İnsan ne kadar seyretsindi ki, bu harika eserden
usansındı.
Cami, medreseler, darüşşifa, tabhane, imaret, hamam,
darülkurra ve dükkânlardan oluşan külliyenin bir köşesinde Sinan ın çok sade
tuttuğu kendi türbesi.
Ustalık eserim dediği Selimiye, Edirne de idi; İstanbul
o muhteşem eserden mahrumdu ama Selimiye, ışığını sınırları aşıp Avrupa ya
yollamakta idi.
Mihrimah Sultan a ikinci külliyeyi Edirnekapı da
yapmıştı. Silivrikapı da Hadim İbrahim Paşa Camii. Beşiktaş ta Sinan Paşa Camii
külliyesi, denizden esen rüzgârı çarşıya gelen ziyaretçilere üleştiren enfes
bir mimariye sahipti.
Kişilerin karakterini mimariye geçiren Sinan, Mihrimah
Sultan ın zarafetini taşla, tonozla, kubbe ile anlatırken, onun eşi tarihte rüşvet
ve devasa servet biriktirmekle ünlü Rüstem Paşa için yaptığı cami, Eminönü
çarşısındadır. Sanki caminin altındaki dükkânlardan hala Rüstem Paşa ya para
akmaktadır. Çok süslü giyinen paşanın Camii de, süslerle yoğun, çini cümbüşü
içindedir.
Biraz hassas insanlar burada namaz kılmaya hala
tereddütlüdürler, paşanın şahsiyetinden dolayı.
Ben de altında dükkânlar olan camilerde namaz
kılamıyorum, paranın pis kokusunun maneviyatı yaraladığına inanıyorum.
Eyüp de Zal Mahmud Paşa Külliyesi, İstanbul un uzak ilçesi
Büyükçekmece köprüsü ve yine bu ilçede Sokollu Mehmed Paşa mescidi ve
kervansarayı, Mağlova su kemeri.
Son yıllarına kadar eser veren Sinan, İstanbul dışında da
sayısız esere imza atmış.
Fakat içinde yaşadığımız şehrin kaldırın Sinan
eserlerini, şehir çöle döner.
Kadırga ve Azap
kapı daki Sokollu Mehmed Paşa ya inşa ettiği iki cami, Kasımpaşa Piyale Paşa
Camii ki, paşanın kaptan-ı derya olması sebebi ile gemiye benzeyen ilginç
mimarisi hala insanları şaşırtmaktadır. Tophane de Kılıç Ali Paşa Camii.
Üsküdar da minyatür eseri olan Şemsi Paşa Camii. Deniz
kenarında hangar gibi cami yapmayıp manzarayı koruyan Sinan dan yeni neslin
öğreneceği çok şey bulunmakta. Daha eserlerini bilmeyen, gezip görmeyen
insanlar, elbet Çamlıca Camii nin kopyalığı üzerinde durmamaktadırlar.