İstanbul - Kudüs (Gazze, Filistin, İsrail) - Mekke - 7

Abone Ol

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…

Altıncı yazının sonundaki ayet mealini hatırlatarak başlamamız gerekiyor…

“Talut ordusuyla hareket ettiği zaman: ‘Allah sizi bir ırmakla deneyecek, kim ondan içerse benden değildir. Kim ondan tatmazsa işte o bendendir, ancak eliyle bir avuç alanlara izin var’ dedi. Derken oraya varır varmaz pek azı hariç hepsi ondan içtiler. Talut ve beraberinde iman edenler ırmağı geçtiler. O zaman da: ‘Bizim bugün Calut ve ordusuyla savaşacak gücümüz yok’ dediler. Allah’a ulaşacaklarına inananlar: ‘Nice az bir topluluk, Allah’ın izniyle sayıca çok bir topluluğu yenmiştir. Allah sabırlılarla beraberdir’ dediler.” (Kur’an, Bakara Suresi 249’uncu ayet. Elmalı Meali)

Ayetin derin kriterlerini ve anlamlarını aklımızdan çıkarmadan devam edelim...

İstisnasız herkes ayetin demek istediğini unutmadan konumunu belirlesin ve ona göre düşünsün, ona göre davransın, ona göre konuşsun ve ona göre yapılması gerekeni yapsın…

“İstanbul” denen merkezden yazılıyor bu yazılar…

Burası aslında yiğidin yani Osmanlı Devleti’nin düştüğü yer…

Daha önceki bir yazımızda da hatırlattığımız üzere yeniden hatırlayalım…

“İstanbul” derken, yiğidin yüz yıl önce düştüğü yeri yani altı asırlık Devlet-i Aliye olan Osmanlı atalarımızın devletini de kastediyoruz ve “Yiğit düştüğü yerden kalkar” atasözümüzü bu vesileyle bir kere daha hatırlatıyoruz ki meramımız daha iyi anlaşılabilsin…

Bu konuda daha çok şeyler yazabilirim ama ‘arif olana bu kadar tarif yeter’!

Evet, maalesef bir zamanların dünyaya nizam veren siyasi merkezi ve güç odağı olan “İstanbul” ve onun mahallesini temsil edenler o sulardan kana kana içtiler; yapabildikleri tek şey olan konuşma ve basit eylemler dışında hâlâ da kana kana içmeye devam ediyorlar...

“İstanbul” ekolüne sahip insanların mücadele ruhlarını kaybedip kamu malları, ihaleler, yatlar, jeepler, katlar, saraylar vs. içindeki debdebeli hayatlarından baktıkları “Gazze” meselesini yeterince içselleştiremedikleri, sokakların boş kalmasından anlaşılıyor; bazı siyasi partiler ve topluluklar hariç, hayatları kendi kurdukları küçük dünyalıklarında akıp gitmekte…

“İnsanlık” için bir tarafta deniz suyunu içenler, öbür tarafta lüks içinde altınlarını gösterip İslam’ı yaşayanların durumunu anlamasına benzemekte. Bir pazarda birileri akıllı telefonuna müzik dinleyici ararken hemen yanında su bulamayan insanlar bulunmakta...

“İsrail” var bir de “Siyonist İsrail” ve onun ABD başta olmak üzere yandaşları…

Kaybedecek çok şeyi olan İsrail ve yandaşlarının karada savaşamaması, sadece dünya hayatına adanmışlıkları sebebiyle kaybedecek çok şeylerinin olmasındadır…

Bakmayın siz onların hava ve denizde güçlü olmalarına; iş son merhaleye yani göğüs göğse kara savaşına geldiğinde ne hallere düştüğünü Gazze muharebeleri ortaya koydu...

Bundan dolayı bundan önceki yazılarımızda detaylarıyla, delilleriyle, gerekçeleriyle ve Kur’an ayetleriyle yazdıklarımıza istinaden kesin olarak diyor ve iddia ediyoruz ki;

Tarih tekerrür edecek ve zulüm ile abat olanların sonu berbat olacak...

ABD VE İSRAİL YENİLECEK

-ABD zalimi Vietnam’da yenildi…

-ABD zalimi Afganistan’da yenildi…

-ABD zalimi son olarak Irak’ta yenildi…

-ABD zalimi şimdi Gazze’de de yenilecek…

-ABD zalimi Siyonist İsrail’le birlikte yenilecek ve -bu yazı dizimizin en başından beri yazdığım üzere- bu yenilgi her ikisinin de sonunun başlangıcı olacak; bakınız bundan önce yazılan “İsrail ve yandaş ülkelerin sonunun başlangıcı” başlıklı yazılarımız (14 yazı)…

-ABD zalimini dünya çapında jandarma olarak kullanan “Siyonist Sömürü Sermayesi” de sistem olarak çökecek ve bu durum aynı zamanda onun da sonunun başlangıcı olacaktır, çünkü bu gibi tüm vesilelerle bütün insanlık da uyanmaktadır…

(Devamı var.)