İstanbul - Kudüs (Gazze, Filistin, İsrail) - Mekke – 39

Abone Ol

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…

‘İstanbul-Kudüs-Mekke hattı’ insanlık tarihinin merkezi mesabesinde bir hat…

İnsanlığın çağımızda ‘sosyal tufan’ seviyesinde çözüm bekleyen sorunları var…

Hayatın ahlâkî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî 4 alandaki bu sorunların çözümü de var…

‘Adil Düzen’ dediğimiz bu ‘çare ve çözümleri’ yarım yüzyıldır anlatıp yazıyoruz…

“Adil bir dünya düzeni” kuruluncaya kadar anlatıp yazmaya devam edeceğiz…

Bugünkü yazımızda meseleye farklı bir açıdan, Kur’an penceresinden bakalım…

KUR’AN VE İLİM haftalık seminerimizin 1236’ncısını da yaptık, elhamdülillah…

Rûm Sûresi 43’üncü hafta seminerimizde sûrenin 57’nci ayetini yorumladık…

Ayetin meali ile başlayalım: “Fe yevme-iżin lâ yenfe’u-lleżîne zalemû ma’żiratuhum velâ hum yusta’tebûn / O gün ne zulmedenlere onların mazereti fayda eder ne de onlardan kötülüklerden kurtulup ıslah olması talep edilir.” (Rûm 57)

“Ayetin başındaki “Fa” Fâ-u isti’nafiyyedir, tafsiliyyedir; sûrenin 55’inci ayetindeki “yevme tekumu’s-saatu”yu tafsil etmektedir, yani o dönem açıklanmaktadır. O ayetin meali ile devam edelim: “Saatin kıyam ettiği gün mücrimler bir saatin dışında kalmadıklarına yemin ederler. Bunun gibi onlarda yanlış algı oluşturuluyordu.” (Rûm 55)

57’nci ayette dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir durum da “ma’żiratuhum / onların mazereti” şeklinde çok kişinin tek mazeretinin olmasıdır. Yani zulmedenlerin mazereti ortaktır. Geçmişten kıyamet yevmine kadar zulmedenler aynı mazereti ileri süreceklerdir.

Bu mazeret “günün şartları” mazeretidir

Zulüm birisini, bir şeyi veya kendisini olması gereken gerçek konumda değil başka konumda bulundurmaktır. Zulmedenler işte bunu yaparken hep aynı mazerete sığınacaklardır ve diyecekler ki; “Günün şartları böyle, ne yapalım, ancak böyle yapabiliyoruz.”

“Günümüz düzeninin gerekliliklerini yapmadan olmuyor” diyeceklerdir. “Allah’ın izin vermediği amelleri gerçekleştirirken hep bu mazerete sığınacaklardır. Her çağda, her dönemde ortak mazeret budur. Günümüz çoğunluk demokrasisi düzeniydi; biz de günün şartlarına uyarak düzenin gerekliliklerini yerine getirdik, çoğunluğu ele geçirme çabası içinde olduk diyeceklerdir. Günümüz algı oluşturmayı gerektiriyordu; biz de günün şartlarına uyarak algı oluşturduk, algı operasyonları yaptık diyeceklerdir. Günümüz yalan söylemeyi gerektiriyordu; biz de günün şartlarına uyarak yalanlar söyledik diyeceklerdir. Günümüz sahte paralar sistemiyle çalışıyordu, dolar olmadan olmuyordu; biz de günün şartlarına uyarak dolarlarımızı çoğaltıp güçlenmeye çalıştık diyeceklerdir. Günümüzde kripto paralarla iş yapılıyordu; biz de günün şartlarına uyarak kripto paralarla iş yaptık diyeceklerdir. Günümüzün şartları faizi gerektiriyordu; biz de günün şartlarına uyarak faizle iş yaptık diyeceklerdir. Günümüzde Avrupa Birliği hâkimdi; biz de günün şartlarına uyarak onların peşinden gittik, aile, sağlık, ticaret, tarım ve diğer konularda onların istediği kanunları çıkarttık, onların istediği ne varsa onları yaptık diyeceklerdir. Günümüzün şartları büyük sömürü Sermayesi’nin istediği korona aşılarını dayatmayı gerektiriyordu; biz de bu şartlara uyarak onların dediklerini yaptık diyeceklerdir. Günümüzün şartları Allah’ın ayetlerinde emredilen amelleri yapmamıza engel oluyordu, nehy edilen amelleri de bize yaptırıyordu diyeceklerdir. Günümüzün şartları Gazze’ye yardım etmemize engel oldu diyeceklerdir. Ama Allah bu ortak mazereti kabul etmiyor. Günün şartlarının gerektirdiğini yaptık mazeretinin kıyamet yevminde bir faydası olmayacağını bu ayette açıkça söylüyor. Orada artık geri dönüp de ıslah olma şansı da yoktur. Bu nedenle kendimize dikkat etmek zorundayız. Günün şartları mazeretine sığınarak Allah’ın istemediği amellerin peşinde hayatımızı heba etmemeliyiz.”

SONUÇ olarak diyorum ki: 31 Aralık 2023 akşamı ‘Mekke’nin Fethi’ programları yaptık ya; ‘Mekke-Kudüs-İstanbul’ dâhil yaşadığımız her yer ‘Medine devleti’ misali ‘İslam, silm, barış’ yani ‘Adil Düzen devleti’ olmadıkça ‘yeni bir adil dünya düzeni’ kurulamaz…

(Devamı var; “Adil Dünya Düzeni” gerçekleşinceye kadar çalışmaya devam…)