Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…
‘İstanbul-Kudüs-Mekke hattı’ insanlık tarihinin merkezi mesabesinde bir hat…
İnsanlığın çağımızda ‘sosyal tufan’ seviyesinde çözüm bekleyen sorunları var…
Hayatın ahlâkî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî 4 alandaki bu sorunların çözümü de var…
‘Adil Düzen’ dediğimiz bu ‘çare ve çözümleri’ yarım yüzyıldan beri yazıyoruz ve…
Gazze yani Filistin’de olanlar; özellikle “ İsrail sorunu” sebebiyle yazmaya devam...
Siyonist İsrail Gazze’de soykırım yapıyor, bütün dünya sadece seyrediyorsa, sistem olarak bütün dünyada sorun var demektir; insanlık âlemi bu vesileyle özellikle bunu öğrendi…
Bu sorunun ‘sosyal tufan’ seviyesinde olduğunu her gün ‘çare ve çözümleri’ ile birlikte yazımızın ana girizgâhında hatırlatıyor, böylece uyarı görevimizi yerine getiriyoruz...
-Teşhis ve tedavi belli, çare ve çözüm bize göre bellidir…
-Bu vesileyle insanlık âlemi bu çare ve çözümlere yönelmelidir…
-Bunun için biz kendimizden başlayıp yapılması gerekeni yapmalıyız…
-Yapılması gerekenin özünü en iyi Allah yani Kur’an bilir, oraya bakmalıyız…
Bu BİR.
“İnnallahe la yugayyiru ma bi kavmin hatta yugayyiru ma bi enfusihim / Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.” (Kur’an, Ra’d Suresi 11, Diyanet meali) Cevdet Said işte bu ayetten yola çıkarak “Bireysel ve Toplumsal Değişmenin Yasaları” isimli bir kitap yazmıştı. Bu kitabı ilk gençlik yıllarımdan itibaren defalarca okuyup istifade etmiştim; bugün de okunmasını tavsiye ederim…
-Her kavim, her topluluk, her devlet kendi durumunu değiştirmeli…
-Biz de topluluk ve devlet olarak kendi durumumuzu değiştirmeliyiz…
-Ahlâkî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî durumumuzu düzeltmeye başlamalıyız…
-Bütün dünyada var olan ‘sosyal tufan’ seviyesindeki sorunları gidermeliyiz…
Bu İKİ.
“Ve kul câe’l-hakku ve zeheka’l-bâtilu inne’l-bâtile kâne zehûkâ / Ve de ki: Hak geldi batıl yok oldu. Şüphesiz batıl yok olmaya mahkûmdur.” (Kur’an, İsra Suresi 81, Diyanet meali) Bu konuda yazacaklarım bugüne kadar yazdıklarımızı ve çalışma arkadaşlarımızla yaptığımız çalışmaları özetlemek şeklinde olacaktır. Bu yazılarımızda ve çalışmalarımızda, var olan zalim dünya düzeninin sona ermesi için adil bir dünya düzeninin inşa edilmesi gerektiğini yazıyor ve anlatıyoruz. Kur’an’da yani ilgili ayette olması gereken apaçık ifade edilmiş. Hak yani adil bir dünya düzeni gelecek ki zalim dünya düzeni yok olsun.
Malum olduğu üzere, 7 Ekim 2023 tarihinden beri bu köşede konu yani Gazze’deki soykırım ile ilgili olarak Kur’an merkezli çare ve çözümler içeren yazılar yazıyorum ki; yazılarımda da açıkça görüleceği üzere bu yazıların ana mihveri öncelikle İsra Suresi merkezlidir ve dikkat edilirse söz konusu bu ayet de aynı surede bulunmaktadır.
Çalışma arkadaşlarımızla her hafta yapmakta olduğumuz iki “Adil Düzen” seminerlerimizde de iki aydan beri sadece bu konu üzerinde duruyor, “teşhis ve tedavi” metodumuzla “çare ve çözüm” olarak yapılması gerekenleri anlatıyor ve yazıyoruz...
Ayrıca davet edildiğim televizyon programlarında da bu konuda asıl yapılması gerekenleri yarım yüzyıllık “Adil Düzen” çalışmalarımıza istinaden anlattım…
Sorun artık sadece Gazze seviyesinde değil, dünya çapında bir insanlık sorunu olduğu için de özellikle “Adil Düzene Göre İNSANLIK ANAYASASI” çalışmamızdan söz ettim...
Bu ÜÇ.
“İstanbul-Kudüs-Mekke” hattından söz ediyorum. Sorun bu hattın merkezinde yani Kudüs ve Gazze’de... Çare ve çözüm Kur’an’ın nazil olmaya başladığı ve ilk örnek uygulamaların bizzat Hazreti Peygamber aleyhisselam tarafından yapıldığı Mekke’de... İslâm âleminin son ana devletinin sona erdiği yani yiğidin en son düştüğü yer İstanbul’dur; dolayısıyla yiğidin yeniden ayağa kalkacağı yer de işte burasıdır... Ve’s-SELAM…