Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…
‘İstanbul-Kudüs-Mekke hattı’ insanlık tarihinin merkezi mesabesinde bir hat…
İnsanlığın çağımızda ‘sosyal tufan’ seviyesinde çözüm bekleyen sorunları var…
Hayatın ahlâkî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî 4 alandaki sorunların çözümü de var…
‘Adil Düzen’ dediğimiz bu çare ve çözümleri yarım yüzyıldan beri yazıyoruz ve…
Gazze ile Filistin’de olanlar; özellikle ‘ İsrail sorunu’ sebebiyle yazmaya devam...
Geçen akşam ulusal bir TV kanalımızdaki üç saat süren “Söz Meydanı” programında da dediğim gibi ve kendi vatandaşlarını yani Gazzelileri çoluk çocuk, kadın yaşlı demeden hastanelerde bile katleden “Siyonist İsrail” yöneticilerinin yaptıklarını anlatırken dediğim üzere; İsrail “devlet” değildir ve bu yaptıkları sebebiyle hiçbir zaman devlet olamayacaktır…
İsrail için “terör devleti” diyorlar ama;
İsrail devlet değildir ve olamaz/olamayacak…
Bu konu ayrı ve uzun bir konu, sadece bir iki makalede anlatılamaz ama merak edenler bizim yarım yüzyıllık “Adil Düzen” çalışmalarımızdaki detaylarda anlattığımız “devlet” olabilmenin esaslarını inceleyebilir ve ne demek istediğimi apaçık anlayabilirler; bu günlerde bundan önceki onlarca yazımızda yeteri kadar zaten yazılması gerekenleri yazdık…
Bu konuyu, daha doğrusu bu konunun detaylarını -şimdilik- bir yana bırakalım…
Asıl konumuz olan “Siyonist İsrail yöneticilerinin yaptıklarının” ne kadar yanlış olup - ABD başta olmak üzere- bütün yandaşları ile birlikte hepsinin ‘sonlarının başlangıcı’ olduğunu -bundan önceki yazılarımızda da yazdığımız üzere- anlatmaya devam edelim…
Her ne kadar “İstanbul-Kudüs-Mekke Hattı” dediğimiz ve bu yazılarımızda açıkça ifade ettiğimiz üzere, bu hattın hem Doğu (yani maalesef sözde Arap ve İslam ülkelerindeki), hem de batmakta olan Batı yönündeki devletlerin yönetenlerin desteğini alıyor olsalar da…
“Siyonist İsrail yöneticileri” bu vahşet açısından benzersiz son Gazze katliamları sebebiyle dünya halkları yani bütün beşeriyet, bütün insanlık nezdindeki -aslında var da olmayan- itibarlarını yerle bir etmiş durumdadırlar ve günlerden beri durmayı da bilemiyorlar; duramadıkları için de her an itibarlarını daha da yer ile yeksan etmeye devam da ediyorlar…
Bütün bunlardan dolayı da Siyonist İsrail yöneticileri “insanlık tarihinde” artık;
- “Bebekleri bile katleden…”
- “Hastanelere bile saldıran…”
- “İbadethaneleri bile yerle bir eden…”
- “Kendi vatandaşlarını bile vahşice katleden…”
- Kur’an ayetinin ifadesiyle “efel-i safiline yani aşağıların da aşağısına düşmüş” bir katil ve vahşi yöneticiler topluluğu olarak yazılacak, tarihte daima böyle anılacak…
Siyonist Yahudiler artık itibarlarını tamamen kaybettiler, dünyanın her yerinde büyük tepki görüyorlar, ürünleri ve markaları boykot ediliyor; dolayısıyla aslında zaten var olmayan itibarlarını tamamen kaybediyor ve aşağıların aşağısına yuvarlanmaya devam ediyorlar…
-Bütün bunlar olurken de bu vesileyle insanlık uyanıyor…
-Siyonist Yahudilerin bütün insanlığı nasıl sömürdüğünü anlıyor…
-Anladıktan sonra da elbette bunun çare ve çözümlerini düşünmeye başlıyor…
-Siz bu köşenin sadık ve vefakâr müdavimleri bu “çare ve çözümleri” zaten yarım yüzyıldan beri biliyorsunuz ama biz yine de bilmeyenler için yeniden bir kere deha hatırlatalım; her ülke için “genel olarak ‘Adil Düzen’ ve özel olarak ‘Adil Ekonomik Düzen’ ile bütün beşeriyet için ‘Adil Dünya Düzeni’ ve bunu gerçekleştirecek olan ‘Adil Düzene Göre İNSANLIK ANAYASASI”.
Millî Gazete’mizde bugün (dün) yayımlanan “Filistin’e destek Batı’yı panikletti!” başlıklı haberi, bütün bu yazdıklarımızı teyit eden haber olarak okuyabilirsiniz; haberin linki şöyle:
https://www.milligazete.com.tr/haber/17798677/filistine-destek-batiyi-panikletti
(Savaş bitinceye kadar bu konu bitmeyecek gibi; yazmaya devam edebiliriz…)