İstanbul ile Ankara gazetecileri arasındaki farklar

Abone Ol

 Ankara’da ne tarafa dönsen bir milletvekili, bir genel

müdür, bir bürokrata rastlarsın, sohbet edersin. Onların anlattıkları da sanki

Ankara gazetecilerince kanıksanmıştır. Ne söylerlerse söylesinler bir kulaktan

girer, diğerinden çıkar. Hani, TBMM’de top patlasa parlamento muhabirleri

umursamaz bile!’ diye bir yaklaşım vardır ya. Aynen öyle. Oysa İstanbul

gazetecileri bir cümleden yola çıkarak sonsuz çıkarmalara başlarlar.

 Ankara gazetecileri

biraz ev hanımı’ kıvamındadır. İstanbul gazetecileri ise çılgın.

 Ankara

gazetecilerinin iş sonrası gidebileceği mekânlar oldukça sınırlıdır. İşte,

Ankara Kalesi’nde birkaç mekân, Çankaya ve Balgat’ta sınırlı cafeler. Oysa

İstanbul gazetecileri seçenek beğenmezler, mekân ganidir.

 İstanbul gazetecileri

için Boğaz ve deniz vazgeçilmezdir. İstanbul’da çoğu gazeteci haftada birkaç kez

Boğaz’dan geçmezse rahatsız olur, âşıktırlar denize. Oysa Ankara gazetecileri

yapay Göksu gölü ve Mogan ve Eymir’e mahkûmdurlar. Bazen Çubuk Barajı ilaç gibi

gelir.

 Ankara gazetecileri

daha çok resmi, İstanbul gazetecileri daha çok sivildir. Ankara gazetecilerini

laci takımlarından, İstanbul gazetecilerini montlarından çıkarabilirsiniz.

 Ankara

gazetecilerinin ömrü Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar önünde ve

TBMM’de beklemekle geçer. İstanbul gazetecileri daha çok rezidanslarda vakit

geçirir.

 Ankara gazetecileri

mesailerinin büyük bölümünü yaptıkları haberlerin ne anlama geldiğini, perde

arkalarının hangi uçlara dayandığını anlatmakla geçirir. İstanbul gazetecileri

ise genellikle bu perde arkalarını anlamakla ve sayfalara yansıtmakla meşgul olur.

 Ankara

gazetecilerinin büyük çoğunluğu, “Bir gün elbet İstanbul’da da çalışmak nasip

olur” hayalleri içindedir. İstanbul gazetecileri ise çalışma ziyaretleri

ötesinde, “Aman, Başkent bize uzak olsun” triplerindedir.

UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM!

 Yoksul ve zeki

Anadolu çocuklarının öğrenimleri sırasında barındıkları, Başbakanlık Vakıflar

Genel Müdürlüğü’ne bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları 28 Şubat darbesi sırasında

kapatıldı. Bu yurtlar ilginç bir şekilde Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi.

Bana haberleri geliyor; bu yurtların büyük bölümü şu anda atıl ve harap

vaziyette. Bu köşede birkaç kez yazdım, yazmaya da devam edeceğim.

Vakıf Öğrenci Yurtları, “irtica yuvası oldukları zannıyla”

28 Şubat sürecinde bir oldubittiye getirilerek kapatıldı, kapılarına kilit

vuruldu. Siyaseti bırakmaya niyetli olduğunu açıklayan, Vakıflar Genel

Müdürlüğü’nden sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç bu konuya ne zaman el

atacak Bu koltuktan gitmeden, konuya el atmaması durumunda yoksul ama zeki

Anadolu çocuklarının öğrenim vebali Bülent beyin omuzlarındadır.

 Hükümet, Yüksek

Askeri Şura Kararları (YAŞ) marifetiyle TSK’dan ilişiği kesilen subay ve

astsubayların birtakım haklarını iade etti, itibarlarını geri verdi. Ama bir de

YAŞ kararları dışında ordudan atılan subay ve astsubaylar var. Re’sen emekli

edilen ve şu anda hiçbir hak iddia edemeyen bu subay ve astsubayların hakları

ne zaman iade edilecek

AKP Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, bu konuyla ilgili bir

kanun teklifi hazırlayıp TBMM Başkanlığı’na sundu. Kanun teklifi Milli Savunma

Bakanı İsmet Yılmaz’ın ilgisi dâhilinde. Ama bu teklif ne zaman tasarıya

dönüştürülüp Bakanlar Kurulu’nun gündemine getirilecek Bu mağduriyet az bir

mağduriyet mi Bu subay ve astsubayları, “Keşke biz de YAŞ kararı ile ordudan

atılsaydık!” demeye zorlamak, kara mizah değil de nedir

YEREL SEÇİM KULİSLERİ

Malum, yerel seçimler zamanında, 2014 Mart ayında

gerçekleştirilecek.Yerel seçimlerden kısa bir süre sonra da Cumhurbaşkanlığı

seçimleri yapılacak.

Yerel seçim sonuçları bir bakıma Cumhurbaşkanlığı seçimleri

için de bir “işaret” olacak.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Köşk adaylığı biraz da bu

seçimde AKP’nin göstereceği performansa bağlı.

Bu açıdan yaklaşıldığında Erdoğan’ın 2014 mahalli

seçimlerine, öteki seçimlerden farklı baktığına, adaylar konusunda daha titiz

davranacağına kuşku yok.

Henüz erken sayılır ama İstanbul, Ankara, İzmir gibi

büyükşehirlerin dışındaki illerle de ilgili aday kulisleri gelmeye başladı.

Bunlardan biri Konya.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek uzun süredir

görevde.

Bana gelen kulislere göre, Başbakan Erdoğan, Tahir beyi

başka alanlarda görevlendirecek.

2014’te Konya Büyükşehir Belediye Başkanı adayı kim

olabilir, peki

Adı geçen ilk isim Teoman Rıza Güneri.

Güneri, Numan Kurtulmuş’la birlikte AKP’ye geçen isimlerden.

Fakat AKP organlarında herhangi bir görev üstlenmedi. Biraz

gerilerde kaldı.

Bu durum, Erdoğan’ın, Teoman Rıza Güneri’ye böyle bir rol

biçtiği anlamında değerlendiriliyor.

Elbette seçime daha çok var ve köprülerin altından daha çok

sular akacak…

Ama mahalli seçimlere dönük aday kulislerini bu köşeden

takip etmenizde yarar var derim…

NOT:  Bugün 19 Aralık

2012 Çarşamba... Uyan da balığa gidelim... İktidarın “2012 yılında yeni Anayasa

vaadi”ni sıcak tutmak adına... 2012’den 11 ay 19 gün daha eksildi. Yeni sivil

anayasanın yazımına başlanalı çok oldu, ilk cümleler ortaya çıktı... Şunun

şurasında ne kaldı;  sene sonuna geldik,

sonuç yok. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Umutlar tükenmek üzere...” demeye

başladı. Siviller, bu kez başarabilecek mi Takipçisiyiz...