İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul‘un önümüzdeki 10 yıllık vizyonunun finans merkezi olarak kurgulanacağını, turizm, kültür sanat ve sağlık katma değerleri yanında finansın cazibe merkezi olacağını söyledi.

ASKON‘un "Gelecek stratejileri ve İstanbul vizyonu" konulu konferansında konuşan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul‘un gelecek vizyonunun finans merkezi olacağını belirterek, "Bu şehir her yönüyle farklı vizyonlar sergiliyor. Tarih, turizm ve sağlık alanında çok önemli bir açılıma sahip olan İstanbul‘un önümüzdeki 10 yıl içinde finans merkezi olma yolunda hızla adımlar atılacaktır" diye konuştu.

ASKON‘da sabah düzenlenen konferansta ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, Genel Sekreter M. Akif Bayramoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu, Hazır Giyim Sektör Başkanı Özden Bilirdönmez, Sektör başkanları ve çok sayıda ASKON üyesi hazır bulundu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, dünyanın en önemli şehri İstanbul‘un valisini konuk etmekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, "İçinde yaşadığımız İstanbul, dünyanın en önemli şehirlerinden bir tanesidir. İçinde yaşamak bahtiyarlığı da bize aittir. Ne tarafından bakarsanız bakın güzellikleriyle anılacak bir şehirdir İstanbul. İstanbul evrensel bir enerji merkezi gibi duruyor. Biz işadamları örgütü olarak, işyerlerimiz İstanbul‘da ve hayatımızın en önemli kısmı ekonomiyi kovalamakla geçiyor. Ekonomiyi kovalamak demek estetikten vazgeçtiğimiz anlamına gelmiyor" dedi.

İstanbul‘un göç alması ve trafik sorunu

Daha sonra interaktif soru-cevap formatına dönen toplantıda Vali Hüseyin Avni Mutlu‘ya, "İstanbul‘a göç nasıl önlenecek? Trafik problemi nasıl çözülecek?" sorusu soruldu. Mutlu, İstanbul‘un en büyük gö çünü 1980

ve 90‘lı yıllarda aldığını belirterek, "İstanbul‘un bu göçü nasıl kontrol edeceği önemli. O dönemde şehir tam bir talan ve kaos ortamına girmişti. Şu anda göç nisbeten kontrol altına alındı. 2000 yılından itibaren ise kontrol edilebilir bir konuma dönüştü. İstanbul‘un geçen yılki nüfusu, 12 milyon 900 bindir. Bu seneki nüfus ise 13 milyon 250 bindir. Doğum ve ölüm oranı çıkarıldığında İstanbul‘a gelen göç sayısı 150 bin civarındadır. Bu göç oranı ise şehrin dinamizmini devam ettirmek için şarttır. Şu anda İstanbul‘a olan göç nitelikli ve kalifiye bir göçtür. Yapılan tedbirler sonucunda şu anda sağlıkta standartlar çok iyi noktadadır. Eğitimde de standartlar yükselmektedir. Trafikte ise refah düzeyi arttıkça araç satışının ve trafiğe çıkan araç miktarının yükseldiğini görmekteyiz" açıklamasını yaptı.

Daha sonra sorulan "Geleceğe yönelik şehirleşmede makro planlar nasıl yapılabilir?" sorusuna ise Mutlu, "İmar planlarını iyi yapmayışımız en önemli sorunumuz. Sanayi devrimi yapan bütün ülkelerde büyük şehirlere göçler yaşanmıştır. İnsanlar kırsaldan kente göç ettiklerinde oradaki hazine arazilerini, orman arazilerini işgal ettiler. Şu anda İstanbul‘un 1/100 binlik imar planları çıkmış durumda. İstanbul artık planlı şehir. Bundan sonra sıkıntı olmayacak. Ama bunu nasıl gerçekleştireceğiz? Kentsel dönüşümle şehrin sorunlarını nasıl çözebileceğimizi yerel yönetimlerin farklı şekillerde ortaya koyması gerekir. Bu şehrin arazileri değerli ve rant getiriyor. Rant kelimemizi yanlış algılamayın, yani İstanbul‘un bir çok bölgesinin arazilerinin değerli olması sebebiyle buralardaki dönüşümleri kendi içinde sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Müteahhitler bir şekilde giriyor, imarlı hale getiriyorlar.

Bu çalışmalarla şehrin toparlanma sürecinde olduğunu görüyoruz. Şehri dönüştürüyoruz derken, sosyal riskleri de hesap etmeniz gerekiyor. Mevzuyu sadece imar düzenlemesi olarak görmemek gerekir. Bizim için en önemli şey İstanbul‘un güvenliğidir. Herşeyi yap-yık olarak görmemeliyiz, gönülleri de yapmayı bileceğiz. Şehri yönetenlerin bu bağlamda sadece imarcı değil, sosyal planları da yapabilmesi gerekiyor" cevabını verdi.

Mutlu, "Metro uygulamalarının sadece Avrupa yakasında olması şeklindeki bir eleştiriye" ise, "Bu konuda çalışmalar yapılıyor. Tüp geçit çalışmaları yapılıyor. Karadeniz sahiline kadar farklı tüp çalışmalarının ihaleleri açılmış durumda.

Bu konuda Büyükşehir‘in bütçesinin yetmediği durumlarda Bayındırlık Bakanlığı da devreye girecek ve ihaleler gerçekleştirecek" dedi.

İhracat ve ithalat potansiyeli yüksek bir şehir

Ülkemize refah getiren, bereket getiren, kendisi kazanırken ülkemize de kazandıran, istihdam ve katma değer üreten işadamlarıyla birlikte olmaktan memnun olduğunu kaydeden Vali Hüseyin Avni Mutlu, "Dünyanın bulundukları ülkelere güç veren şehirlerle mukayese edildiğinde İstanbul‘un 26. büyükşehri olduğunu belirtmemiz gerekir. Ülkeler bazında da 16. sıradayız. İnşallah 2023 yılında ilk 10 hedefimizi inşallah gerçekleştireceğiz. İstanbul, New York, Paris, Londra gibi kentlerle mukayese bile edilemez. Yarattığı ihracat, ithalat potansiyeliyle en büyük şehir. Önümüzdeki dönemde ise finans şehri olma hedefini taşıyoruz. Sanayisi, turizmiyle muthiş bir katma değeri olan İstanbul‘un önümüzdeki dönemde finans merkezi olma yolunda adımları birer birer atacağız.

Bunun yanında bazı değerleri barındırmak istiyoruz. Turizm bunlardan biri, kültür sanat bunlardan biri, çevre bunlardan biri. Sürdürülebilir bir ekonomi açısından çevreyle uyumlu bir şehir oluşturmak çok önemli. Dolayısıyla sağlık çok önemli. Çünkü sağlık nedeniyle de insanlarımız yurt dışına gidip sağlık hizmeti almaktan büyük oranda vazgeçtiler.

Türkiye‘ye bu noktada sağlık hizmeti almaya gelen gruplar halinde hafta sonlarında hem şehri gezen hem sağlık paketlerinden istifade eden insanlar var. İstanbul bir finans ve sermaye şehri olduğunda herşeyin çok daha farklı olacağını düşünüyoruz. İstanbul‘da bu noktada altyapı hazırlıkları çok yoğun şekilde sürdürülüyor. İstanbul‘un geleceğinin önümüzdeki 10 yıl içinde bir finans merkezi olma yolunda taşınacağını söyleyebiliriz" diye konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi