Kadir Topbaş’ın istifasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi, yarın toplanarak yeni başkanı seçecek. Peki, kim seçilecek?
Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Bir ilçe belediye başkanı olacak” açıklamasından sonra İstanbul’daki AK Partili tüm belediye başkanlarını mercek altına aldım.
Konuşulan bazı isimler şöyle:
* Mevlüt Uysal: Başakşehir Belediye Başkanı. Bir ara Başakşehir sakinlerine kahve-fincan takımı hediye etmişti… Şu dakikaya kadar en güçlü “işaret” Mevlüt Bey için gösterildi denebilir… Hatta, Mevlüt Uysal’ın Kısıklı’ya davet edilerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştüğü de iddia edildi… Medyatik bir isim...
* M.Tevfik Göksu: Esenler Belediye Başkanı. Adıyamanlı. Tanıtımı ve piar işlerini çok sevenlerden… Medyatik.
* Mustafa Demir: Fatih Belediye Başkanı. Diş hekimi. Mustafa Bey de tıpkı M.Tevfik Göksu gibi Güneydoğu kökenli. Mehmet Ali Şahin’e yakın olduğu her zaman konuşuldu. Medyatik.
* Göksel Gümüşdağ ismi başlangıçta çok fazla konuşuldu. Erdoğan ailesine yakın bir isim. Emine Hanım’ın akrabası. Ama Başbakan Binali Yıldırım’dan, “Bir ilçe belediye başkanı olacak” açıklamasından sonra Göksel Bey şıkkı düştü.
***
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı kim olacak? Yoksa şu ana kadar hiç konuşulmayan bir başka isim mi?
Çok değil, yarın belli olacak…
İSTATİSTİKLERDEN ÇIKAN İSİM KİM?
2014 mahalli seçimlerinde AKP adayları ne kadar oy almıştı?
İlçe adı oy yüzdesi oy miktarı
Başakşehir 50,1 92.382
Çekmeköy 48,6 59.302
Fatih 48,6 122.656
Kağıthane 51,3 132.562
Pendik 52,9 201.833
Sultanbeyli 61,2 99.967
Tuzla 48,2 59.122
Bağcılar 57,2 242.245
Bayrampaşa 50,4 86.572
Beyoğlu 47,8 69.549
Esenler 62,3 162.889
GOP 51,3 150.559
Sancaktepe 49,1 85.395
Sultangazi 58,5 164.404
Ümraniye 49,5 194.211
Arnavutköy 51,7 60.256
Bahçelievler 48,1 177.228
Esenyurt 47 161.729
Güngören 50,2 93.996
K.Çekmece 41,9 186.038
Şile 45,2 9.528
Üsküdar 45,6 156.280
Beykoz 44,6 69.757
Eyüp 46,7 104.303
Zeytinburnu 49,2 81.615
Şayet geçen mahalli seçimlere (2014) göre bir değerlendirme yapmak gerekirse, en fazla oyu Esenler (M.Tevfik Göksu, yüzde 62.3) ve Sultanbeyli (Hüseyin Keskin, yüzde 61.2) aldı. Ölçü bu ise Kadir abinin koltuğuna Hüseyin Keskin ya da M.Tevfik Göksu oturacak, yarın… Ama siyasette işler göründüğü gibi olmuyor, çoğu kez. Bakalım bu kez hangi unsurlar başat rol oynayacak?
KADİR ABİ…
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa eden Kadir Topbaş’ı görevi süresince kimileri avuçları patlarcasına alkışladı, kimileri de acımasızca eleştirdi.
Ben şahsen bu iki görüşten de yana olmayanlardanım.
Kadir abinin yaptıkları var, yapamadıkları var. Yapılan güzel icraatlara olumlu bakmak, gerektiğinde ise yapıcı eleştiri yöneltmek gerektiğine inanırım.
***
Kadir Topbaş’ın “Benim ustalık eserim olacak!” dediği ‘Haliç-Unkapanı Karayolu Tüneli Geçiş Projesi’nde çalışmalar başlamıştı. Bu proje tamamlanamadan Kadir abi istifa etti.
Benim merak ettiğim ise şu; Kadir Bey, yarın İstanbul’a belediye başkanı seçilseydi neleri öncelerdi, neleri engellerdi?
“OTOMATİKMAN” FAİZE BULAŞTIRMA!
Dün emekli bir memur aradı. Şunları anlattı: “Ben emekli bir imamım. Yıllarca hutbeden ve minberden faizin ne kadar kötü bir şey olduğunu, Allah’ın (C.C.) kesin olarak men ettiği haramlardan olduğunu haykırdım. Doğrusu da budur. Fakat ne oldu biliyor musunuz? Geçenlerde maaşımı çektim, banka kartımla. Fakat eve geldiğimde çektiğim paranın, maaşımdan çok çok fazla olduğunu müşahede ettim. Doğruca ilgili bankaya gittim ve görevliye, ‘Benim maaşım bu kadar ama hesabımda olan ve çektiğim miktar şu kadar. Bana fazladan para verdi, banka. Bu neyin nesidir, nasıl oluyor bu? Ben bu parayı iade etmek istiyorum.’ dedim. Anlattıklarımı dinleyen banka görevlisi, bütün bu anlattıklarım sanki gayet olağanmış gibi, şunu söyledi; ‘Amca, o para kredi. Sizin hesabınıza aktarılıyor. İsterseniz çekiyorsunuz, istemezseniz çekmiyorsunuz…’ Ya bu kadar mı olur Adnan Bey! Benim hesabıma neden fazla para yatırılıyor? Ben neden, Allah’ın (C.C.) kesin bir hükümle yasakladığı bir harama zorla bulaştırılmak isteniyorum? Neden ve de niçin? Bu soruların cevabını bana kim verecek?”
***
Baktım adam haklı…
Memursunuz, işçisiniz ya da emeklisiniz. Fark etmez. Bordro mahkûmusunuz, kısaca…
Bankamatikten her ay maaşınızı çekenlerdensiniz…
Ama bir gün bakıyorsunuz ki hesabınızda fazladan bir para var ve yanlışlıkla, sehven bu parayı çekiyorsunuz.
O andan itibaren de “otomatikman faiz”e bulaştırılmış oluyorsunuz
***
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben’e buradan seslenmek istiyorum;
1) Sayın Başkan, bankaların memur, işçi ya da emekli hesaplarına fazladan (kredi adı altında) para yatırmalarını engellemek mümkün değil midir? Zira, yaşlısı var, hastası var, malulü, özürlü olanı var… Var da var… Bu vatandaşlar para çekerken “kredi”yi bilemeyebilirler, karıştırabilirler. Ya da bunun farkına varamayabilirler. Bu kadar olmamalı…
2) Müslüman bir ülkede, memur işçi ya da emeklilerin zorla ya da bir nevi “tuzak”la harama bulaştırılmak istenmeleri ne kadar doğrudur?
3) Bankalar zaten bu ülkede en fazla kazanan ve kârına kâr katan şirketler. Böyle bir metotla vatandaş mağdur edilmiş olmuyor mu? Bu konuda BDDK’nın bir müeyyidesi (yaptırım) ya da önleyici tedbirleri yok mudur? Bu uygulamayı sonlandır artık Sayın Başkan!