Kültür-Sanat

İşsizsin sen işsiz kal...

İşsizsin sen işsiz kal...

Abone Ol

CHP‘de yeni yönetim hayırlı olsun. Umarım Buca‘ya da bakarlar. Mevzubahis olan "işçi sınıfı"ysa, hele işçiler "bizim işçilerimizde, CHP ile AKP arasında fark teferruat oluyor.

Bu mevzuda, muhafazakâr ile liberal demokrat arasındaki muğlak fark, her ikisiyle sosyal demokrat arasında da hayal meyal! "Her tersane bir tersane" yazıları yazarken üst üste... Hani işçiler ölüyordu ya üst üste... "Kutsal ittifak"tan bahsetmiştim. Tersane sahibi AKP‘li, taşeronu CHP ilçe başkanı. AKP‘linin tersanesinde işçi ölüyor, CHP‘linin şirketinde ölümü protesto eden işçi atılıyor; aynı gün CHP milletvekilleri ile yeni genel başkan yardımcısı orada "işçiye, greve destek" diye bulunabiliyordu. Tersane patronlarından AKP ile MHP milletvekili çıkıyor, CHP‘li başkan da onlara taşeronluk yapıyordu!

Geldik bugüne: CHP‘li Buca Belediyesi de AKP‘liler gibi taşeronlarla iş götürüyor. Belediyeye çalışan işçiler sendikalı olmak isteyince kovuldu. Direniş ve eylem yapıyorlar. CHP duysun diye! İzmir‘den İstanbul‘a gelelim, geçen hafta ziyaret ettiğimiz "Avrupa‘nın en yüksek gökdeleni Sapphire"e varalım. Bir işçi eksi ikinci kat-tan eksi beşe düşüp ölünce basına açıklama ya-pan işçiler kovulmuş, ücretlerini de alamamıştı. Aynı CHP‘li belediye işçileri gibi eylemdeler. Ama patronlar AKP‘li bu kez. Kilerler. Patron, geçen pazarki yazıdan sonra bir gün, "İşçilerin parasını taşeronlar vermiyor" dedi. Gökdelen dilinde "alt yüklenici". Aynen tercüme. "Alt" olacak ki işçi de "en altta" kalsın diye belki!

Hikâyeler aynı. Oysa, her şeyden "üst patron" da sorumlu. Ama kanun öyle yazıyor diye, öyle olmuyor tabii. Üst üstte kalıyor; alt, altta. Üstelik artık "Ustam geldi sırtıma vurdu... Unut dedi romanları... İşçisin sen işçi kal... Giy dedi tulumları" da olmuyor... Tulumunu da çıkarıp tulum peyniri gibi un ufak, işsizsin sen işsiz kal diyorlar...

Umur Talu-HABERTÜRK