2012 Ocak döneminde işsizlik oranı, bir önceki aya göre artarak yüzde 10.2 olurken, son aylardaki artış trendini sürdürdü. 2011 Aralık‘a göre 88 bin kişi artan işsiz sayısı ve yüzde 18,4‘e yükselen genç nüfustaki işsizlik dikkat çekerken, TÜİK‘in açıkladığı verilerin güvenilirliği de ayrı bir soru işareti olarak görünüyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Hanehalkı İşgücü Araştırması, "2012 Ocak Dönemi Sonuçları"na göre Türkiye‘de işsizlik oranı, 2012 yılı Ocak döneminde Aralık 2011‘e kıyasla 0.4 puan artarak yüzde 10.2 oldu. 2011 yılının Aralık döneminde işsizlik oranı yüzde 9.8 düzeyindeydi. İşsizlik oranı kentsel alanlarda yüzde 12, kırsal yerlerde ise yüzde 6.5 olarak belirlendi. Türkiye‘de 2012 yılı Ocak döneminde işsizlik oranı, geçen yılın aynı dönemine göre ise 1.7 puan azaldı. Geçen senenin Ocak ayında işsizlik oranı yüzde 11.9 idi.

Bu arada, Kasım 2011‘de yüzde 11.4 ve Aralık 2011‘de yüzde 12 olan tarım dışı işsizlik oranı Ocak 2012‘de yüzde 12.4‘e, Kasım 2011‘de yüzde 17 ve Aralık 2011‘de yüzde 18.1 olan genç nüfustaki işsizlik ise yüzde 18.4‘e yükseldi. Böylelikle, işsizlik rakamlarındaki yükseliş trendi de devam etmiş oldu.

2011 yılı Aralık döneminde 2 milyon 576 bin kişi olan işsiz sayısı, 2012‘nin aynı döneminde 88 bin kişi artarak 2 milyon 664 bin kişiye yükseldi. İstihdam ise 23 milyon 678 bin kişiden, 23 milyon 475 bin kişiye düştü.

İstatistikler gerçeği yansıtmıyor

Geçtiğimiz hafta TÜİK Başkanı Birol Aydemir‘in, "Bir ülkede kamu kurum ve kuruluşları ne kadar iyi ise, idari kayıtları ne kadar güçlüyse veya kayıt dışı ne kadar az ise istatistikler de o kadar kaliteli olur. Dolayısıyla istatistik kurumu değerlendirilirken içinde bulunduğunuz ekonomik ve sosyal çevrenin kamu kurum ve kuruluşlarının idari kayıt sistemlerini dikkate almamız gerekiyor. Kanun gereği tüm kamu kurumlarının idari kayıtlarını bizimle paylaşması gerekiyor. Ama paylaşmıyorlar. Biz ne yapabiliriz?" sözleri, TÜİK‘in açıkladığı istatistiklerin güvenilirliğini yeniden gündeme taşıdı.

Konuyla ilgili olarak konuşan Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, TÜİK‘in açıkladığı istatistiklerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. İstatistiklerde yanıt verme oranının önemli olduğuna vurgu yapan Prof. Uzunoğlu, "Maalesef ülkemizde istatistiklerin yanıtlanma oranı düşük ve disiplinsiz. Ayrıca istatistiksel verilerin doğruluğu da cevap verme oranının çokluğuna bağlıdır" dedi. Uzunoğlu‘na göre, "Cevap verme oranında bir artış yoksa çıkacak sonuç ülkeyi kapsamaz. İstatistiklere özen gösterenler genelde kurumsal firmalardır. Peki, cevap vermeyen, önemsiz sayan, yanlış yanıtlayan kişi, kurum ve firmalar ne olacak? Örnekleyecek olursak, ülkedeki 500 firma cevap veriyor. Onun dışındaki firmalardan yeteri kadar cevap alamıyorsunuz. O zaman biz o 500 firmanın durumuna göre Türkiye‘yi değerlendiriyoruz." diye konuştu

İstatistiklerin kalitesi bozuluyor

TÜİK‘in her ay düzenli olarak 31 binden fazla evi ziyaret ederek yaptığı anketlerin gerçek tabloları ortaya koymadığını ileri süren gazetemiz yazarı ekonomist Uğur Civelek, "İstatistiklerimizin gerçeğe yaklaşma oranı giderek azalıyor" dedi. Civelek, "İstatistiklerin kalitesi düşüyor, gerçeği yansıtmaktan uzaklaşıyor. TÜİK tarafından her ay 31 bin 200 hane ziyaret ediliyor. Buradaki verilere göre istatistik tabloları oluşturuluyor. Mesela, 2 yıl iş arayan bir kimse işsiz sayılmıyor. Bu da tablolarda verilen rakamların Türkiye gerçeğini yansıtmadığını gösteriyor. İstatistiklerimizin gerçeğe yaklaşma oranı giderek azalıyor. TÜİK Başkanı da verilerden rahatsız ama yapacak bir şey yok. İstatistiklerin sağlık kalitesi bozuluyor. Tabi bu tüm dünya için aynı. Gerçekle görüntü birbirinden uzaklaşıyor. Bu uzaklaşmanın sonucu da giderek büyüyen kriz dalgalarına götürür."

Muhabir: Haber Merkezi