İSRAİL?İN YENİ SURİYE PLANI DEVREDE

Abone Ol

Birleşmiş Milletler özel temsilcisi tarafından hazırlanan

Suriye barış anlaşması taslağı kapsamında, İsrail in Golan Tepeleri ni

Suriye ye iade etmesiyle ilgili madde de yer almaktadır. İsrail, söz konusu

taslakta yer alan maddenin kabul edilmemesi için yoğun bir diplomatik çaba

içerisine girmiş bulunmaktadır.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İsrail Başbakanı

Benjamin Netanyahu arasında Suriye konusuyla ilgili son yedi ay içerisinde üç

görüşme yapılması ve Haziran ın ilk haftasında (7 Haziran) dördüncü görüşmenin

de yapılacak olması dikkat çekicidir.

BM Suriye özel temsilcisi Staffan de Mistura nın  kaleme aldığı taslak metninde yer alan Golan

Tepeleri ile ilgili kısım üzerine harekete geçen Başbakan Benjamin Netanyahu,

hükümet kabinesini Golan Tepeleri nde top-layarak kararlılık gösterisinde

bulunmak suretiyle, stratejik platodan asla vazgeçmeyeceklerini (relinquish) ifade

ederek, işgalci politikasını bir kez daha ortaya koymuş oldu. Benjamin

Netanyahu, Golan Tepeleri nin İsrail in kırmızıçizgisi olduğunu ve İsrail in

önemli bir parçası olarak kalacağını vurgulaması dikkat çekicidir.

İsrail Başbakanı, Kremlin de Putin ile yaptığı kritik

Suriye konulu görüşmede, Rusya ile İsrail arasında askeri ihtilafların

(deconfiliction) minimize edilmesi ve İsrail in güvenliği için önem arz eden

bölgelerde serbest uçuş güvenliğinin sağlanması da masaya yatırdı. Bu amaç

doğrultusunda, General Amir Eshel in de Rus Savunma Bakanı Sergey Shoygu ile

görüşmesi  ve konunun önemini

detaylandırması dikkat çekicidir. İsrail in üzerinde durduğu güvenlik

koordinasyonların sağlanması konusunda Rusya nın nasıl bir tutum içerisinde

olacağı ise özellikle İran ve Suriye Rejimi açısından önem kazanmaktadır.

Şöyle ki, İsrail-Rusya yakınlaşması, ister istemez Suriye

Rejimi ve İran ı yakından ilgilendirmekte ve Rusya nın Suriye de İsrail

konusundaki politikalarının nasıl şekilleneceği da önem kazanmaktadır. İsrail

Başbakanı Netanyahu, Rusya dan açıkça İran ın Suriye den el çekmesi ve

Hizbullah ın da kesin olarak Suriye den çıkarılmasının İsrail in Kuzey

sınırının güvenliği açısından önemli olduğunu Kremlin e bildirmiş vaziyettedir.

İran ve Suriye rejimi ile ilişkilerini en üst düzeyde

tutmaya çalışan Kremlin in, yeni Suriye politikasında İsrail in masaya koyduğu

istekler karşısında işinin kolay olmadığı gayet aşikârdır. İsrail yönetimi,

işgal altındaki topraklarda yaşamakta olan bir milyondan fazla Rus asıllı İsrail

vatandaşını da koz olarak masaya yatırarak Rusya ile stratejik işbirliğine

gitmeye çalışmaktadır.

İsrail, UNESCO nun Temple Mount (Heykelin Dağı) yerine

Mescid-i Aksa adının kullanılması oylamasında iyi ilişkiler içerisinde olduğu

Rusya nın da İsrail aleyhinde oy kullanmasını da dikkate alarak, Rusya yı

Suriye politikası konusunda ne kadar etkileyebileceğini şu anda tahmin etmek şu

aşamada kolay olmasa gerek.

İsrail Dışişleri Genel Müdürü Dora Gold un, Mescid-i

Aksa ya destek veren ve aralarında Rusya nın da yer aldığı otuz üç ülkeye

mektup yazarak en güçlü ifadelerle protesto etmesi, İsrail politikalarının körü

körüne kabul edilemeyeceğinin en tabii göstergesi olsa gerek. Rusya nın bu

tavrı, geleceğe yönelik Suriye politikasındaki son söz açısından da önem kazanacak olan politik yaklaşımın da ipucunu

ortaya koyar niteliktedir.

İsrail, yeni Suriye politikasındaki son noktayı

koyabilmek adına, Hizbullah ın Suriye den çıkartılmasını olmazsa olmaz şartlar

arasında öne sürmeye devam etmektedir. Daha önceden ABD Başkanı Barack Obama,

Hizbullah konusunda gerekli adımların atılacağını ve Hizbullah a Suriye

üzerinden silah sevkıyatının önlenmesi için de gerekli güvenlik şeridin

oluşturulacağını gayet net olarak ortaya koymuş ve bu konuda da İsrail Başbakanı

Netanyahu ya güvence vermişti.

Netanyahu, bu ve buna benzer güvenceler için de

Kremlin in kapısını aşındırmaya devam edeceği yavaş yavaş teberrüz etmeye

başlamıştır. İsrail in üzerinde büyük bir önemle durduğu ve Rusya ile yapılan

görüşmelerin ana merkezi niteliğini oluşturan güvenlik koordinasyon sorununun

çözümü aslında basit bir konu olmaktan çok, geleceğe yönelik olarak İsrail in

Kuzey sınırı için stratejik öneme sahip bir hamle niteliğindedir.

İsrail, gelecekte Suriye üzerinden Hizbullah a yönelik askeri

yardım köprüsü kurulması durumunda, daha serbest hareket ederek Suriye hava

sahasının belirli noktalarını kullanmak suretiyle askeri müdahale hakkını elde

etmeye çalışmaktadır. Bu da Suriye nin egemenliğine darbe vurabilecek çok

tehlikeli bir yaklaşım olsa gerek.