İsraili durdurmak

Abone Ol

Arap Baharı’yla birlikte kendini görünür kılan müthiş bir

güç var: Halk. Bu süreçte halkın meydanları doldurmasıyla, sesini

yükseltmesiyle, herhangi bir olay karşısında anında tepki vermesiyle kendini

fark ettiren bu güç, Filistin meselesinde de etkin bir rol oynayabilir,

oynamalıdır. Bugüne kadar işbaşında bulunan Arap firavunlar, keyifleri neyin

nasıl olmasını istediyse onu öyle yaptılar. Sesini biraz yükseltecek olanı

zindanla, işkenceyle susturdular; uslanmayanı, evini ocağını söndürerek, soyunu

kurutarak hizaya getirme yolunu seçtiler… Libya’da, Tunus’da, Mısır’da,

Suriye’de… bu ortak temada birleşen yüzlerce, binlerce yaşanmış trajedi var…

Arap Baharı’yla birlikte kendi gücünün farkına vararak

sokaklarla tanışan insanlar, seslerini birleştirdiklerinde daha gür

bağırdıklarını, güçlerini birleştirdiklerinde bükülmez bir bilek haline

geldiklerini gördüler.

Kaynağı ve muharrik gücü ne olursa olsun, ortada tartışmasız

bir hakikat var: Arap Baharı sürecinde sokakla, meydanla tanışan, sesini

yükseltip iktidarlar deviren insanlar, hiç şüphesiz Filistin konusunda devrilen

firavunlardan daha duyarlılar. Bu süreç öncesinde Arap coğrafyasında kerameti

kendinden menkul etkili-yetkili zevatın yap-a-madığını bu kitleler yapabiliyor.

Geldiğimiz noktada kitleler, bu defa da yeni yöneticilerin

Filistin için sonuç getirici bir şeyler yapmasını sağlamak üzere meydanları

doldurmalıdır. Onların sesine duyarsız kalamayacak olan yöneticiler birlikte

hareket ederek İsrail’i durdurmanın yollarını bulabilirler.

Başbakan’ın “Öleceksek adam gibi ölelim” sloganının somut

tezahürünü görmek istiyoruz. Bu süreçte birlikte hareket edilebileceğini ortaya

koyan ülkelerin dışişleri bakanları, İsrail Gazze’yi bombalamaya başladığında

bir araya gelip Gazze’ye gitsinler mesela. İsrail’in elini ayağını bağlamanın

ilk adımı olacaktır bu.

İkinci adımda, diğer mağdur ve mazlum ülkeleri yanlarına

alarak Birleşmiş Milletler’in yapısının değiştirilmesi için yoğun bir kampanya

başlatsınlar. Egemen güçleri buna ikna etmenin en güçlü yolu ekonomiyi

kullanmaktır. Petrol gibi önemli bir silah var ellerinde bu ülkelerin. Bu gücü

biraz da kendi izzetlerini korumak üzere kullanmayı öğrenmeliler.

Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısı değiştirilemezse,

alternatif bir Birleşmiş Milletler oluşumu düşünülmelidir. Her alanda son

derece hızlı değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bu süreçte bu köhne sistemin

yaşatılmasının kimlerin işine yaradığını artık bütün dünya biliyor. Neden

olmasın