Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ayşenur Ezgi Eygi'yi katleden Siyonistler ile alakalı dava açılacağını ve sorumlular hakkında yakalama kararı çıkartılacağını duyurdu.
Dava açılmasında bir sorun olacağını sanmıyoruz.
Zira Mavi Marmara şehitlerimizin katilleri için de benzer yol izlenmiş ve dava açılmıştı.
Tam karar verilecekken ve üst düzey Siyonist katiller hakkında mahkemeden tutuklama kararı çıkacakken birden Meclis devreye girdi, hukuki ve siyasi teamüller çöpe atılarak katilleri kurtarma operasyonu gerçekleştirildi.
Yani Ayşenur için açılacak davanın açılmışı vardı elimizde.
Ama son anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de alet edildiği utanç verici bir adım atılarak Siyonizm’e hizmet edildi.
Buradan bakınca dava açmasak daha iyi olur sanki!
Filistin için, Gazze için şehit olmak istenirse yol var
Listenin başına kendimizi koyuyoruz.
Sonrasına da bu satırları okuyanları.
Sonrasına da dilediğinizi ekleyin, hiç fark etmez Ayşenur Ezgi Eygi hariç…
Hiçbirimiz kusura bakmayalım.
Kimse konfor alanını terk etmiyor.
Haaa hamaset dersek bol keseden ortalığa saçıyoruz.
Nasip olmuş, bir vesile ile gitmek nasip olmuştu. Kudüs ziyaretimiz kapsamında Hz. İbrahim Camisi’ni de ziyaret ettik. Orada bir kez daha yaşanan katliamı dinledik.
Daha da önemlisi, 1969 yılında biliyorsunuz ilk kıblemiz ateşe verildi.
Yani yakıldı.
Daha ilerisi var mı?
Bu, sinir uçlarına dokunmanın son noktasıydı.
Bizleri denediler.
Hatta korkarak, denediklerini kendileri anlatır.
Mescid-i Aksa’yı yakınca çok korkmuşlar.
Müslümanlar ayağa kalkarsa taş taş üstünde bırakmazlar diye.
Siyonistler başta olmak üzere bu işin sorumluları sabaha kadar uyumamışlar.
Ama biz hâlâ uyuyoruz.
Baktılar Mescid-i Aksa’yı yakınca dahi bir şey olmuyor hamasetten başka, diledikleri gibi at oynatmaya devam ettiler, ediyorlar.
Dedik ya, konfor alanımızı terk edemiyoruz.
Bunu da en iyi düşmanlarımız biliyor.
Sosyal medyada popüler olan bir isim var.
Bir Cuma vaazında, “Allah’ım Cuma günü canımızı al da bizler de şehitler kervanına katılalım” diye dua ederken cemaat galeyana geliyor ve gür bir sesle “amin” diye mukabele edince...
-Aman ha, bu Cuma demedik... diye çıkışıveriyor.
Dinleyince güldüğümüz bir olay ama aslında ağlanacak halimizin kısa bir tezahürü.
Sosyal medyada ve ortalıkta Filistin için, Gazze için şehit olmak isteyen çok sayıda mücahit görünümlü arkadaşlara rastlamak mümkün.
Lafı fazla uzatmaya gerek yok.
Başta da dediğimiz gibi listenin başına nefsimizi koyarak diyoruz ki;
Filistin için, Gazze için şehit olmak istenirse yol var.
Ayşenur Ezgi Eygi'nin adımlarını takip etmek yeterli...
Ayşenur, hepimizi dünyaya rezil etti
Önceki gün büyük bir kalabalık yolcu etti Ayşenur Ezgi Eygi'yi.
Cenazesi omuzlara alındı, bizlerin ise başı önde…
Ayşenur, görünüşte İsrail’in nasıl bir katil olduğunu, Filistinlilere karşı nasıl bir zulüm yaptığını dünyaya hayatı ile gösterdi.
Aslında dünya İsrail’in ne menem bir katil olduğunu biliyor da Ayşenur, bizimle alakalı bir hakikati daha gösterdi.
Hatta göstermekle kalmadı, cümlemizi dünyaya rezil etti.
Tabii rezil olmaya niyeti olanları…
Rabbim şehitler kervanının yolcusu eylesin.