İsrail’de mahpus olmak

Abone Ol

Filistinliler soykırımdan kaçarken bile, sokak hayvanlarını da toplayıp götürmekteler.

Kendileri gidince o zavallı hayvancıkların aç kalmaması için.

Ellerindeki esirleri bıraktıklarında kucaklarındaki köpekleri bile bakımlıydı.

Kendileri İsrail hapishanelerine düştüğünde durum feci.

Akıl sağlıklarını, konuşmalarını, yaşama sevinçlerini yitirmekteler.

İsrail askerlerinin Sde Teiman gözaltı merkezinde tutulan bir Filistinliye işkence yaptığı anların güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

İsrail askerlerinin kan donduran işkence ve tecavüz haberleri medyaya yansıyınca, iğrençliklerine yenileri eklendi.

Yayımlanan görüntülerde, alıkonulan çok sayıda Filistinlinin tellerle çevrili bir yerde yüzüstü yerde yattıkları görülüyor. Bu esnada, askerlerin yerde yatan bir Filistinliyi alarak başka bir bölgeye götürdüğü kameraya yansıyor.

Bazı askerlerin alıkonulan Filistinliye cinsel işkence yapması, diğer askerlerin ise kalkanları kullanarak o anların güvenlik kamerasınca görülmesini engellemesi, vahşetin bir başka çirkin yüzü.

Haberde cinsel işkenceye maruz kalan Filistinlinin kanlar içinde hastaneye kaldırıldığı kaydedildi.

Vahşi İsrail soykırım yaptı,

Mazlumların evlerini bombaladı,

Hastane ve okulları vurdu,

Aileleri yok edip nüfustan sildi,

Çocukları katletti,

Bebeklerin anne babalarını öldürüp kimsesiz bıraktı.

Bölgeye yardımların gelmesini engelleyip açlıktan ölümleri hızlandırdı.

Yetmedi, iğrençliklerine tecavüz gibi yeni başlıklar ekledi.

İsrailli insan hakları kuruluşu B’Tselem’in raporunda, Filistinlilerin İsrail cezaevlerinde fiziksel ve cinsel şiddet, aç bırakılma ve uykudan mahrum bırakıldıkları vurgulanmakta.

B'Tselem, "Cehenneme hoş geldiniz: İsrail hapishaneleri işkence kampları ağına dönüştü" başlığıyla çeşitli dillerde yayımladığı raporunda,

İşkenceye uğrayanlar arasında doktorlar, akademisyen kadınlar, avukatlar, üniversite öğrencileri, çocuklar ve siyasi liderler bulunuyor.

Raporda 12’den fazla cezaevinin, amacının insanlara kötü muamele etmek olan bir kampa dönüştürüldüğü ifade edilmiş ve, “Ağır işkence kampı işlevi gören bu yerlere bir kez giren herkes en şiddetli acıyı, kasıtlı ve bitmeyen eziyeti çekmeye mahkûm oluyor” ifadeleri kullanıldı.

“Bu şok görüntü, son aylarda İsrail’in, Filistinli tutuklulara yönelik kötü muamele, işkence, cinsel şiddet ve tecavüz gibi ağır ihlalleri içeren çok sayıda görüntülerden biri” ifadelerini kullandı.

İşkenceler arasında aç bırakma, banyo, tuvalet ve tıbbi hizmetlerinden mahrumiyet, anestezi olmaksızın cerrahi operasyon, organlarının kesilmesine yol açacak şekilde uzuvlarının kelepçeli kalması, ince bir kumaş örtü üzerinde yatmak zorunda bırakılmak.

Filistinlilere cezaevlerinde cinsel şiddet, aşağılanma, aç bırakılma, keyfi ve ağır şiddette dâhil olmak üzere sürekli kötü muamele ve işkenceye dayanan sistematik bir politikanın uygulandığı da rapora yansıdı.

Siyonist İsrail, "idari tutukluluk" adını verdiği uygulamayla, suçlama ve yargılama olmaksızın Filistinlileri 1 aydan 6 aya kadar alıkoyuyor.

Askeri mahkemeler, "İsrail'in güvenliği için tehlike teşkil ettiğine" karar verdiği tutuklunun hangi suçla itham edildiğini açıklamadan tutukluluk süresini 5 yıla kadar uzatma yetkisine sahip.

Sicili bozuk İsrail, her zaman böyle.

Peygamberleri şehid etmesi ile de tarihte nam salmış,

Hz. Zekeriya’yı ağaçla birlikte kesti, Hz. Yahya’nın, Hz. İşaya’nın başlarını kesti, Hz. Cercis’i ve birçoğunu katletti.

İsrailoğulları Hz. İsa’yı öldürmek istemiş, Hz. Meryem’e çok çirkin iftiralar atmışlardır.

Bütün bu vahşeti görüp de, yüzlerce yıldır söylenegelen iğneli fıçılar da yoksa efsane değil de gerçek miydi?